DoÄŸal taÅŸlar Türkiye’nin hem üretim hem de ihracatta hızla geliÅŸen sektörlerinden biri olan doÄŸal taÅŸlar sektörünün, dünya doÄŸal taÅŸlar ticaretinden aldığı pay, sahip olduÄŸu doÄŸal taÅŸlar rezervlerine raÄŸmen oldukça düşük kalmıştır. Bu nedenle, Türkiye doÄŸal taÅŸlar sektörünün dünya ticaretinde olması gerektiÄŸi konuma gelebilmesini saÄŸlamak gerekmektedir. Bu çerçevede, Türkiye doÄŸal taÅŸlar sektörünün doÄŸal taÅŸlar ticaretindeki geliÅŸimini engelleyen, sektörün yaÅŸamış olduÄŸu sorunlar analiz edilmiÅŸ, bu sorunlara iliÅŸkin çözüm önerileri sunulmuÅŸtur.
Türkiye doğal taşlar sektörünün dünya doğal taşlar ticaretinde daha üst sıralarda yer alması için, Türkiye doğal taşlar sektörü için potansiyel pazar olarak değerlendirilen Japonya, Güney Afrika, Kanada, İngiltere ve ABD doğal taşlar sektörleri, hedef pazarlar olarak ayrıntılı incelenmesi gerektiği düşünülmüştür.
Dünya doğal taşlar hracatında bazı standartların istenebileceği düşüncesiyle, Türkiye doğal taşla rihracatının zarar görmemesi için doğal taşlarda standartların detaylı araştırılması gerekliliği ön plana çıkmıştır.
Anadolu uygarlıkları, binlerce yıldır kültürel, siyasal ve toplumsal yapılarını bu topraklardan kazıp çıkardıkları doÄŸal taÅŸlarla yaptıkları kentlere, anıtlara, yollara kazımışlardır. Bugün Anadolu’nun tarihini anlamak, doÄŸal taşın sessizce anlattıklarını dinlemekle mümkündür. Tarih boyunca gücü, zenginliÄŸi, iktidarı, tanrılara layık oluÅŸu simgeleyen büyük anıtsal yapılar, ölümsüzlük arayışının simgesi heykeller ve meydanlar hep doÄŸal taÅŸlardan yapılmıştır. Antik Yunan ve Roma’nın, tarihin aslında yaÅŸayan bir varlık olduÄŸunu düşündüren o görüntüleri, insanı, doÄŸal taşın, batı uygarlığına giriÅŸin en kullanışlı anahtarlarından biri olduÄŸu sonucuna götürmektedir.
Türkiye doÄŸal taÅŸlar sektörü dinamik bir yapıya sahiptir. Türkiye’nin en hızlı geliÅŸen sektörlerinden biri olan doÄŸal taÅŸlarsektörü, son yıllarda gerek üretim gerekse ihracatta çok olumlu bir süreç içerisine girmiÅŸtir. Sektör son on beÅŸ yılda, dünya doÄŸal taÅŸlarsektörünün büyüme ortalamasının iki katı olan ortalama yıllık 13,6 oranında büyümüştür. Avrupa BirliÄŸi ülkelerinin büyük bir bölümünde doÄŸal taÅŸlarüretiminde yıllardır modern teknolojiler uygulanması sonucu olarak, bu ülkeler doÄŸal kaynaklarının önemli bir bölümünü faaliyete geçirdikleri için, yeni doÄŸal taÅŸlar kaynakları olan ülkeler aramaktadırlar. Konu bu açıdan ele alındığında, Türkiye AB ülkeleri için yeni yatırım alanı ve doÄŸal taÅŸlar ürünleri satın alabilecekleri bir ülke konumunda görülmektedir. Dolayısıyla sektörün önümüzdeki yıllarda da aynı ivme ile büyüyeceÄŸi öngörülmektedir.
doğal taşlarsektörü, diğer sektörlere nazaran katma değerin çok yüksek olduğu girdi maliyetlerinin ise çok düşük olduğu bir sanayi yapısına sahiptir. Doğal olarak, ülkeye net döviz kazandıran sektörlerin en önemlisidir. Tekstil sektöründe, 100 dolarlık ihracat yapabilmek için en az 35 dolarlık hammadde ve ara mal alınması gerekli iken, elektrik¬elektronik sektöründe 100 dolarlık ihracat için en az 75 dolarlık hammadde ve ara mal gerekmekte, demir çelik sektöründe ise 100 dolarlık ihracat için 80 dolarlık hammadde ve ara mal gerekmektedir. Kısaca, diğer sektörlerde 100 dolarlık ihracat sonucunda, ülkeye kalan net döviz miktarı 10 ile 30 dolar arasında değişmekte iken doğal taşlarsektöründe doğal taşlarihracatından elde edilen dövizin tamamı ülkeye kalmaktadır1.
Dünyanın en zengin doÄŸal taÅŸlaroluÅŸumlarının bulunduÄŸu Alp kuÅŸağında yer alan Türkiye, çok çeÅŸitli ve büyük miktarda doÄŸal taÅŸlarrezervine sahiptir. Türkiye, bu kaynaklara ilaveten geliÅŸmekte olan sanayisi ve üretimde kullandığı teknoloji ile dünyanın en önemli doÄŸal taÅŸlarüreticileri arasında yer almaktadır. Ancak, çok nitelikli doÄŸal taÅŸlarpotansiyeline sahip olmasına raÄŸmen, Türkiye doÄŸal taÅŸlarsektörü, diÄŸer ülkelerin doÄŸal taÅŸlarsektörleri ile rekabet edebilecek rezervlere sahip olduÄŸu halde, çağın gerektirdiÄŸi politik ve teknolojik yeniliklerde azda olsa geciktiÄŸi için dünya ticareti sıralamasındaki gerçek yerini henüz alamamıştır. Dünyada doÄŸal taÅŸlara olan talebin hızla artması karşısında, dünya rezervinin üçte biri gibi önemli bir bölümünü elinde bulunduran Türkiye’nin, teknolojik geliÅŸmeyi yakalamak, endüstrileÅŸme aÅŸamasına ulaÅŸmak, ihracatını arttırmak ve rekabet koÅŸullarını saÄŸlamaya yönelik yeni atılımlar yapması gerekmektedir.
Dünya doÄŸal taÅŸlarpazarı yaklaşık 10 milyar dolarlık hacimle, büyük hayaller kurduracak ölçüde deÄŸilse de, gayet istikrarlı bir ÅŸekilde, yılda yüzde 8 büyümektedir. Bu seyir, Türkiye’nin dünya pazarındaki payını arttırma olanağının çok kuvvetli olduÄŸunu göstermektedir. Çünkü, Türkiye dünya doÄŸal taÅŸlarrezervinin yüzde 33’üne ve 5.161 milyon m3 mermer potansiyeline sahiptir. Ayrıca, Marmara ve Ege Bölgesi baÅŸta olmak üzere, Trakya’dan DoÄŸu Anadolu’ya kadar hemen bütün bölgelerde, dünya pazarlarında beÄŸeni kazanabilecek türde ve üstün kalitede doÄŸal taÅŸlarrezervlerine rastlanmaktadır. Piyasa ölçütlerine göre, Türkiye doÄŸal taÅŸları, kalite ve çeÅŸit bakımından üstün özellikli fiziksel ve kimyasal yapıya sahiptir.
Kocaman, F. ” doÄŸal taÅŸlarSektörü ve Pazarlama Stratejileri”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Dumlupınar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2006.
Dünya doÄŸal taÅŸlarihracat sıralamasında daha birkaç yıl öncesine kadar sekizinci sırada yer alan Türkiye doÄŸal taÅŸlarsektörü, 2006 yılı itibari ile beÅŸinci sıraya yükselerek İspanya’yı geride bırakmış, İtalya’ya ise çok yaklaÅŸmış ve yakın bir gelecekte de ilk üç içerisinde yer alacağı ve daha sonrada dünya doÄŸal taÅŸlarihracatında liderliÄŸe kadar yükseleceÄŸi düşünülmektedir.
Türkiye’nin doÄŸal taÅŸlarsektöründe en önemli hedef pazarları ABD, Almanya, Asya Ülkeleri, Suudi Arabistan ve öteki OrtadoÄŸu Ülkeleri, İngiltere, Fransa ve diÄŸer AB Ülkeleridir. Türkiye bugüne kadar olan ihracat faaliyetleriyle İtalya, Almanya, Fransa, İspanya, ABD ve Tayvan piyasasına girmeyi baÅŸarmıştır, ancak Japonya ve Güney Kore piyasasında ise çok yenidir. Güney Afrika ve inÅŸaat sektörünün canlı olduÄŸu ülkeler, Türkiye’nin öteki potansiyel pazarlarıdır. Ancak bu pazarlar da bakir deÄŸildir, dünya ticaret deÄŸerleri incelendiÄŸinde Türkiye’nin bu pazarlarda İtalya, İspanya, Çin, Hindistan, Portekiz ve Yunanistan ile kıyasıya rekabet etmesi gerekmektedir.
Bu çalışmada, Türkiye doğal taşlarsektörünün dünya doğal taşlarticaretindeki konumu, toplanan hem yurt içi hem de yurt dışı verilerine göre ortaya çıkarılmış ve yapılan analizler sonucunda sahip olduğu zengin doğal taşlarrezervlerine rağmen, dünya doğal taşlarihracatından aldığı payın potansiyeline göre oldukça düşük olduğu fikrine ulaşılmıştır. Bu durumun sebepleri, sektörü bu aşamaya kadar getiren ve yine bu konumundan da daha üst seviyelere çıkaracak olan sektördeki üretici ve ihracatçı firmaların farklı toplantı ve seminerlerde dile getirdikleri, sektörde yaşamış oldukları sorunlar ortaya koyulmuş ve sektörün bir an evvel hak ettiği yere gelebilmesi için çözüm önerileri getirilmiştir.
Anılan bu çerçevede, öncelikli olarak çalışmanın birinci bölümünde uluslararası ticaret teorilerinin kısaca bir analizi yapılmış, daha sonra ikinci bölümde doğal taşlar hakkında genel bir bilgi okuyucuya sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise, çalışmanın çatısını oluşturan Türkiye doğal taşlar sektörünün dünya doğal taşlar ticaretindeki konumu sorgulanmış ve sahip olduğu zengin doğal taşlarrezervlerine rağmen, dünya doğal taşlar ihracat sıralamasında olması gerektiği yerde olmadığına kanaat getirilmiştir. Dördüncü bölümde ise, sektör temsilcileri ve ilgili kuruluşların katılımıyla gerçekleştirilen bazı toplantılarda, çözüm önerileriyle birlikte ortaya konan sektörün dünya doğal taşlar ihracatında hak ettiği yeri alamamasının sebepleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Beşinci bölümde, yeteri kadar araştırılmadığı ancak Türkiye doğal taşlar sektörü için potansiyel pazar niteliği taşıyan ABD, İngiltere, Japonya, Kanada ve Güney Afrika pazarları tek tek analiz edilmiştir. Altıncı bölümde ise, sektörün dış pazarlarda rakipleriyle rahatlıkla rekabet edebilmesi için uygulanması gereken ancak sektörün yeteri kadar bilgi sahibi olmadığı ve Avrupa pazarlarında uygulanan ayrıca yakın zamanda uygulanması zorunlu olacağı düşünülen doğal taşlar sektöründeki standartlar ele alınmıştır.
DoÄŸal taÅŸlar Türkiye’nin hem üretim hem de ihracatta hızla geliÅŸen sektörlerinden biri olan doÄŸal taÅŸlar sektörünün, dünya doÄŸal taÅŸlar ticaretinden aldığı pay, sahip olduÄŸu doÄŸal taÅŸlar rezervlerine raÄŸmen oldukça düşük kalmıştır. Bu nedenle, Türkiye doÄŸal taÅŸlar sektörünün dünya ticaretinde olması gerektiÄŸi konuma gelebilmesini saÄŸlamak gerekmektedir. Bu çerçevede, Türkiye doÄŸal taÅŸlar sektörünün doÄŸal taÅŸlar ticaretindeki geliÅŸimini engelleyen, sektörün yaÅŸamış olduÄŸu sorunlar analiz edilmiÅŸ, bu sorunlara iliÅŸkin çözüm önerileri sunulmuÅŸtur.
Türkiye doğal taşlar sektörünün dünya doğal taşlar ticaretinde daha üst sıralarda yer alması için, Türkiye doğal taşlar sektörü için potansiyel pazar olarak değerlendirilen Japonya, Güney Afrika, Kanada, İngiltere ve ABD doğal taşlar sektörleri, hedef pazarlar olarak ayrıntılı incelenmesi gerektiği düşünülmüştür.
Dünya doğal taşlar hracatında bazı standartların istenebileceği düşüncesiyle, Türkiye doğal taşla rihracatının zarar görmemesi için doğal taşlarda standartların detaylı araştırılması gerekliliği ön plana çıkmıştır.
Anadolu uygarlıkları, binlerce yıldır kültürel, siyasal ve toplumsal yapılarını bu topraklardan kazıp çıkardıkları doÄŸal taÅŸlarla yaptıkları kentlere, anıtlara, yollara kazımışlardır. Bugün Anadolu’nun tarihini anlamak, doÄŸal taşın sessizce anlattıklarını dinlemekle mümkündür. Tarih boyunca gücü, zenginliÄŸi, iktidarı, tanrılara layık oluÅŸu simgeleyen büyük anıtsal yapılar, ölümsüzlük arayışının simgesi heykeller ve meydanlar hep doÄŸal taÅŸlardan yapılmıştır. Antik Yunan ve Roma’nın, tarihin aslında yaÅŸayan bir varlık olduÄŸunu düşündüren o görüntüleri, insanı, doÄŸal taşın, batı uygarlığına giriÅŸin en kullanışlı anahtarlarından biri olduÄŸu sonucuna götürmektedir.
Türkiye doÄŸal taÅŸlar sektörü dinamik bir yapıya sahiptir. Türkiye’nin en hızlı geliÅŸen sektörlerinden biri olan doÄŸal taÅŸlarsektörü, son yıllarda gerek üretim gerekse ihracatta çok olumlu bir süreç içerisine girmiÅŸtir. Sektör son on beÅŸ yılda, dünya doÄŸal taÅŸlarsektörünün büyüme ortalamasının iki katı olan ortalama yıllık 13,6 oranında büyümüştür. Avrupa BirliÄŸi ülkelerinin büyük bir bölümünde doÄŸal taÅŸlarüretiminde yıllardır modern teknolojiler uygulanması sonucu olarak, bu ülkeler doÄŸal kaynaklarının önemli bir bölümünü faaliyete geçirdikleri için, yeni doÄŸal taÅŸlar kaynakları olan ülkeler aramaktadırlar. Konu bu açıdan ele alındığında, Türkiye AB ülkeleri için yeni yatırım alanı ve doÄŸal taÅŸlar ürünleri satın alabilecekleri bir ülke konumunda görülmektedir. Dolayısıyla sektörün önümüzdeki yıllarda da aynı ivme ile büyüyeceÄŸi öngörülmektedir.
doğal taşlarsektörü, diğer sektörlere nazaran katma değerin çok yüksek olduğu girdi maliyetlerinin ise çok düşük olduğu bir sanayi yapısına sahiptir. Doğal olarak, ülkeye net döviz kazandıran sektörlerin en önemlisidir. Tekstil sektöründe, 100 dolarlık ihracat yapabilmek için en az 35 dolarlık hammadde ve ara mal alınması gerekli iken, elektrik¬elektronik sektöründe 100 dolarlık ihracat için en az 75 dolarlık hammadde ve ara mal gerekmekte, demir çelik sektöründe ise 100 dolarlık ihracat için 80 dolarlık hammadde ve ara mal gerekmektedir. Kısaca, diğer sektörlerde 100 dolarlık ihracat sonucunda, ülkeye kalan net döviz miktarı 10 ile 30 dolar arasında değişmekte iken doğal taşlarsektöründe doğal taşlarihracatından elde edilen dövizin tamamı ülkeye kalmaktadır1.
Dünyanın en zengin doÄŸal taÅŸlaroluÅŸumlarının bulunduÄŸu Alp kuÅŸağında yer alan Türkiye, çok çeÅŸitli ve büyük miktarda doÄŸal taÅŸlarrezervine sahiptir. Türkiye, bu kaynaklara ilaveten geliÅŸmekte olan sanayisi ve üretimde kullandığı teknoloji ile dünyanın en önemli doÄŸal taÅŸlarüreticileri arasında yer almaktadır. Ancak, çok nitelikli doÄŸal taÅŸlarpotansiyeline sahip olmasına raÄŸmen, Türkiye doÄŸal taÅŸlarsektörü, diÄŸer ülkelerin doÄŸal taÅŸlarsektörleri ile rekabet edebilecek rezervlere sahip olduÄŸu halde, çağın gerektirdiÄŸi politik ve teknolojik yeniliklerde azda olsa geciktiÄŸi için dünya ticareti sıralamasındaki gerçek yerini henüz alamamıştır. Dünyada doÄŸal taÅŸlara olan talebin hızla artması karşısında, dünya rezervinin üçte biri gibi önemli bir bölümünü elinde bulunduran Türkiye’nin, teknolojik geliÅŸmeyi yakalamak, endüstrileÅŸme aÅŸamasına ulaÅŸmak, ihracatını arttırmak ve rekabet koÅŸullarını saÄŸlamaya yönelik yeni atılımlar yapması gerekmektedir.
Dünya doÄŸal taÅŸlarpazarı yaklaşık 10 milyar dolarlık hacimle, büyük hayaller kurduracak ölçüde deÄŸilse de, gayet istikrarlı bir ÅŸekilde, yılda yüzde 8 büyümektedir. Bu seyir, Türkiye’nin dünya pazarındaki payını arttırma olanağının çok kuvvetli olduÄŸunu göstermektedir. Çünkü, Türkiye dünya doÄŸal taÅŸlarrezervinin yüzde 33’üne ve 5.161 milyon m3 mermer potansiyeline sahiptir. Ayrıca, Marmara ve Ege Bölgesi baÅŸta olmak üzere, Trakya’dan DoÄŸu Anadolu’ya kadar hemen bütün bölgelerde, dünya pazarlarında beÄŸeni kazanabilecek türde ve üstün kalitede doÄŸal taÅŸlarrezervlerine rastlanmaktadır. Piyasa ölçütlerine göre, Türkiye doÄŸal taÅŸları, kalite ve çeÅŸit bakımından üstün özellikli fiziksel ve kimyasal yapıya sahiptir.
Kocaman, F. ” doÄŸal taÅŸlarSektörü ve Pazarlama Stratejileri”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Dumlupınar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 2006.
Dünya doÄŸal taÅŸlarihracat sıralamasında daha birkaç yıl öncesine kadar sekizinci sırada yer alan Türkiye doÄŸal taÅŸlarsektörü, 2006 yılı itibari ile beÅŸinci sıraya yükselerek İspanya’yı geride bırakmış, İtalya’ya ise çok yaklaÅŸmış ve yakın bir gelecekte de ilk üç içerisinde yer alacağı ve daha sonrada dünya doÄŸal taÅŸlarihracatında liderliÄŸe kadar yükseleceÄŸi düşünülmektedir.
Türkiye’nin doÄŸal taÅŸlarsektöründe en önemli hedef pazarları ABD, Almanya, Asya Ülkeleri, Suudi Arabistan ve öteki OrtadoÄŸu Ülkeleri, İngiltere, Fransa ve diÄŸer AB Ülkeleridir. Türkiye bugüne kadar olan ihracat faaliyetleriyle İtalya, Almanya, Fransa, İspanya, ABD ve Tayvan piyasasına girmeyi baÅŸarmıştır, ancak Japonya ve Güney Kore piyasasında ise çok yenidir. Güney Afrika ve inÅŸaat sektörünün canlı olduÄŸu ülkeler, Türkiye’nin öteki potansiyel pazarlarıdır. Ancak bu pazarlar da bakir deÄŸildir, dünya ticaret deÄŸerleri incelendiÄŸinde Türkiye’nin bu pazarlarda İtalya, İspanya, Çin, Hindistan, Portekiz ve Yunanistan ile kıyasıya rekabet etmesi gerekmektedir.
Bu çalışmada, Türkiye doğal taşlarsektörünün dünya doğal taşlarticaretindeki konumu, toplanan hem yurt içi hem de yurt dışı verilerine göre ortaya çıkarılmış ve yapılan analizler sonucunda sahip olduğu zengin doğal taşlarrezervlerine rağmen, dünya doğal taşlarihracatından aldığı payın potansiyeline göre oldukça düşük olduğu fikrine ulaşılmıştır. Bu durumun sebepleri, sektörü bu aşamaya kadar getiren ve yine bu konumundan da daha üst seviyelere çıkaracak olan sektördeki üretici ve ihracatçı firmaların farklı toplantı ve seminerlerde dile getirdikleri, sektörde yaşamış oldukları sorunlar ortaya koyulmuş ve sektörün bir an evvel hak ettiği yere gelebilmesi için çözüm önerileri getirilmiştir.
Anılan bu çerçevede, öncelikli olarak çalışmanın birinci bölümünde uluslararası ticaret teorilerinin kısaca bir analizi yapılmış, daha sonra ikinci bölümde doğal taşlar hakkında genel bir bilgi okuyucuya sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise, çalışmanın çatısını oluşturan Türkiye doğal taşlar sektörünün dünya doğal taşlar ticaretindeki konumu sorgulanmış ve sahip olduğu zengin doğal taşlarrezervlerine rağmen, dünya doğal taşlar ihracat sıralamasında olması gerektiği yerde olmadığına kanaat getirilmiştir. Dördüncü bölümde ise, sektör temsilcileri ve ilgili kuruluşların katılımıyla gerçekleştirilen bazı toplantılarda, çözüm önerileriyle birlikte ortaya konan sektörün dünya doğal taşlar ihracatında hak ettiği yeri alamamasının sebepleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Beşinci bölümde, yeteri kadar araştırılmadığı ancak Türkiye doğal taşlar sektörü için potansiyel pazar niteliği taşıyan ABD, İngiltere, Japonya, Kanada ve Güney Afrika pazarları tek tek analiz edilmiştir. Altıncı bölümde ise, sektörün dış pazarlarda rakipleriyle rahatlıkla rekabet edebilmesi için uygulanması gereken ancak sektörün yeteri kadar bilgi sahibi olmadığı ve Avrupa pazarlarında uygulanan ayrıca yakın zamanda uygulanması zorunlu olacağı düşünülen doğal taşlar sektöründeki standartlar ele alınmıştır.