Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri Türkçe’nin Sözlüğü’nde “ödül” kelimesi kazanılan bir yarış ya da yapılan bir iyilik karşısında verilen ÅŸey olarak tanımlanmaktadır:
“ödül: 1) Bir yarışma veya imtihanda kazananlara verilmek üzere ortaya konulan ÅŸey. 2) Herhangi bir iyiliÄŸe karşılık olmak üzere verilen Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri.” (Yelten 2002: 409)
ArkadaÅŸ Türkçe Sözlük’te ise “ödül” kelimesi beÅŸ deÄŸiÅŸik ÅŸekilde tanımlanmaktadır:
“ödül: l)Yaptığı bir iÅŸten, bir davranıştan dolayı birine verilen armaÄŸan. 2)ArmaÄŸan. 3) Bilim, sanat, yazın alanlarında ya da baÅŸka alanlarda açılan yarışmalarda, özenli bir incelemeden, deÄŸerlendirmeden sonra baÅŸarılı bulunanlara, derece alanlara verilen deÄŸerli armaÄŸan. 4) Açılan bir yarışmada kazananlara armaÄŸan olarak verilen para ya da mal. 5) Bir iyiliÄŸe karşılık olarak verilen armaÄŸan.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 744)
“ödül almak (ya da kazanmak): Açılan bir yarışmada basan göstermek.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 744)
“ödül vermek: 19 Yarışma açarak sonucunu ödülle deÄŸerlendirmek. 2) Ödüllendirmek.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 744)
Hukuk Sözlüğü’nde ödül karşılığı olarak mükâfat kelimesi kullanılmış ve buna göre kelime tanımlanmıştır:
“ödül: Mükâfat; belli bir basan elde edene veya belli bir iÅŸi yapana, baÅŸansı nedeniyle verilen ÅŸey.” (Yılmaz 1996: 642)
Ödül tanımlarından da anlaşılacağı üzere Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri kişiye ödül olarak verilmez. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri karşılıksız olarak verildiğine göre Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri ile ödülün aym şey olması mümkün değildir. Ödül karşılıklıdır. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri kişiye sevgiden dolayı içten gelerek; ödül ise çalışmalarından ve basanlarından dolayı verilmektedir. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleriyi hak etmek diye bir şey yoktur; ancak ödülü hak etmek gerekmektedir.
ArmaÄŸan/Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri kavramının içinde yer alan “ülüş” kelimesi hakkında en eski kaynak olan Divan-ü Lügat’it-Türk’te “ülüş” ÅŸu ÅŸekilde tanımlanmaktadır:
ülüş: Pay, hisse. (1985: 62) ölüş: Budun arasında pay ayınş. (1985: 63) fiffik: Nasip, hisse, pay. (1985: 72)
illetti: “Ol çıgayka yarmak ületti= O yoksullara para üleÅŸtirdi. (ületür-ületmek) (1985: 214)
üleştirdi: (ületür-ületmek) (1985:214)
Keldü berü arturu Bedri elin arturu Munda kalıp ahum Bügri bolup ün büter
“Bize aşın, taÅŸkın bir hale geldi, üstesine vilâyetini verdi, burada oturmaya kaldı, sesi çıkmaz, beli bükük oldu.”
(Tutsak olmuş bir Beyi anlatarak diyor ki: Bize çalım satarak, aşın giderek, kalabalık bir ordu haline geldi, sonra vilâyetini bize armağan etti, yanımızda kaldı, beli bükük, sesi kısık oldu.) (1985:220)
Ülüş kelimesini antropolojik açıdan deÄŸerlendirerek tanımlayan Antropoloji Sözlüğü’nde ise kelime; “Orta Asya atlı bozkır kültürü çevresinde kabile federasyonunda siyasal ve toplumsal kararların alınması için toplanan kurultay, kengeÅŸ veya toylarda, beylerin boylarına dolayısıyla kendilerine ayrılan statüye göre etten aldıkları payı gösterir” ÅŸeklinde tanmüanmaktadrr. “Ülüş, etten hangi beye hangi parçanın düşeceÄŸini gösterdiÄŸi gibi, oturma düzenim ve dolayısıyla kabile ve akrabalık düzeninin mekana yansıması ve obanın kuruluÅŸ biçimini de göstermesi açısından önemlidir.” (EmiroÄŸlu2003: 858)
“Ülüşe katılma hakkının beyleri içermesi ile ülüşün halk için yaÄŸmaya dönüşmesi, Dede Korkut ve diÄŸer kaynaklarda görüldüğü biçimiyle potlaç kurumuyla karşılaÅŸtırmıştır. Ülüşte pay hakkı kandaÅŸ iliÅŸkiyle belirlenir ve ortak ata mitosunu güçlendirirken, yaÄŸma hiyerarÅŸinin ve toplumsal deÄŸiÅŸimin (artan zenginliÄŸin) göstergesidir.” (EmiroÄŸlu 2003: 859)
Miras kelimesi de bazı bakımlardan armaÄŸan ile iliÅŸkili bulunmaktadır. Divanü Lügat’ it-Türk’te miras hakkında ÅŸu bilgiler yer almaktadır:
xumaru: Miras. “Bunu atamdan xumaru buldım= Bunu atamdan miras buldum.” (1985: 445)
sumaru: Andaç olmak üzere verilen mal’a denir. Büyüklerden birisi öldüğünde, malından en iyi bir parça Hakan için aynin*. Bu mala dahi “xumaru” denir, “xumaru” andaç, hatıra anlamındadır. Bu kelime, kadına, erkeÄŸe ad olarak dahi verilir. UzaÄŸa giden bir adamın hısımlarına bıraktığı mala da “xumaru” denir. (1985:446)
“Borç” kavramı hiçbir ÅŸekilde Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile karıştın İm aması gereken bir kavramdır. Çünkü borç geri alınmak üzere verilen ÅŸeydir. Karşılıksız verilmez. Bu nedenle de Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri özelliÄŸi taşımaz. Divanü Lügat’it-Türk’te borç baklanda ÅŸu kelimeler yazılıdır:
berim: Borç, verim. Åžu savda dahi gelmiÅŸtin “Alımcı arslan, berimçi sıçgan= alacaklı arslan, verecekli, borçlu sıçan.” (1985:409)
bergü: Borç. “AnınÄŸ manga bir at bergüsi bar= Onun bana bir at borcu, vereceÄŸi var.” (1985: 427)
Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri tanımlamalarında sıkça rastladığımız bir kavram da “rüşvef’tir. Bu kavramın Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile ilgisi sadece verilen bir ÅŸey olarak aynıdır, bunun dışında Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile rüşvet arasında bir iliÅŸki mevcut deÄŸildir. Rüşvet çeÅŸitli kaynaklarda deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde tanımlanmaktadır:
Divanü Lügat’it-Türk’te rüşvet ÅŸu kelimelerle tanımlanmaktadır:
orunç: Rüşvet. (1985: 449) ınranç: Rüşvet, gevik (1985: 132)
Türk Hukuk Lugatı’nda (1944) rüşvet hukukî açıdan ÅŸu ÅŸekilde tanımlanmaktadır:
“Rüşvet, memur sayılan kimsenin, vazifesine giren bir iÅŸ için kanunca verilmesi icap etmeyen bir para veya mal alması veya herhangi bir menfaat temin etmesi, yahut para, mal veya menfaat hakkında taahhüt veya teminat kabul etmesidir.”
Genel bir tanım verecek olursak Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde rüşvet, rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvet yemek, rüşvetçi ve rüşvetçilik ÅŸu ÅŸekilde tanımlamaktadır (1998: 1872):
“rüşvet is. Ar. RiÅŸvet Yaptırılmak istenen bir iÅŸte yasa dışı kolaylık veya çabukluk saÄŸlanması için bir kimseye mal veya para olarak saÄŸlanan çıkar, rüşvet almak rüşvet olarak verilen parayı veya malı kabul etmek, rüşvet vermek bir görevliye bir iÅŸi yaptırmak için para veya mal vermek, rüşvet yemek bir iÅŸi yapmak için birinden rüşvet almak.
rüşvetçi is. ve s. Rüşvet alarak iş gören kimse.
rüşvetçilik, -ÄŸi is. İş görmek için rüşvet alma tutumu.”
ArkadaÅŸ Türkçe Sözlük’te rüşvet hakkında “rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvet yemek” deyimleri üzerinde durulmakta ve tanımlan ÅŸu ÅŸekilde yapılmaktadır:
“rüşvet: Yapünlmak istenilen bir iÅŸe yasadışı kolaylık saÄŸlaması için ilgili görevliye ya da görevlilere el altından verilen para, mal vb.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
“rüşvet almak: rüşvet olarak verilen parayı ya da malı kabul etmek. (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
“rüşvet vermek: Bir görevliye bir iÅŸi yaptırabilmek ya da yasadışı yaptırmak için para ya da mal vermek.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
“rüşvet yemek: (bir görevli) bir iÅŸi yapmak için birinden rüşvet almak.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
Akla gelebilecek her şey Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri olarak verilebilir. Bu bakımdan Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri için bir sınırlama getirmek mümkün değildir. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyelerileşme konusunda bir sınırlama getirilecek olursa sevgi ve samimilik şartı aranmalıdır. Bu şekilde Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleriyi rüşvetten ayırmak daha kolay olacaktır.
“Rüşvet, Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyelerinin dejenere edilmiÅŸ, soyutsuzlaÅŸtalmış ÅŸeklidir.” (Hayat Aile Ansiklopedisi y.ty.: 427)
Çelik, rüşvetin tarihi geliÅŸiminden “Bizim Diyanmızda Rüşvetin Serencamı” adlı makalesinde ÅŸu ÅŸekilde bahsetmektedir (Çelik 2000):
“Peçevi tarihine göre, İslam tarihindeki ilk rüşvet olayı, ünlü komutan Halid Bin Velid’in Hz.Osman’ın huzuruna girebilmek için bevvaba (kapıcıya) 2 alto vermesi hadisesidir. Hz. Ali ile Muaviye arasındaki çekiÅŸmede, Muaviye’nin birçok kiÅŸiyi yanma çekebilmek için rüşvete baÅŸvurduÄŸu, aynı anlayışın oÄŸlu Yezid tarafından da devam ettirildiÄŸi iddia edilmektedir. Emeviler döneminde, valilik gibi önemli memuriyetlerin satıldığı; Abbasiler döneminde, Sasaniler’le temas sonucu, onların bozuk bürokrasisine hakim olan rüşvetçiliÄŸin Abbasiler! de etkilediÄŸi bilinmektedir. Selçuklular döneminde, rüşvetin Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri maskesi altoda saraya ciddi ÅŸekilde bulaÅŸtığı, Osmanlılar-m da bu mirası devraldığı tarihi bir gerçektir. Çandarlı Halil PaÅŸa’nın ilk orduyu kurarken iÅŸe rüşvet bulaÅŸtırdığı rivayet olunur.
Koçi Bey, XVII.asrm baÅŸmda Sultan IV.Murad’a yazıp sunduÄŸu risalede, eski kanunun bozulduÄŸundan, memuriyetlerin çoÄŸunun rüşvet ile ehliyetsiz kiÅŸilere verildiÄŸinden acı acı ÅŸikayet eder. Aynı ÅŸekilde çaÄŸdaşı Katip Çelebi, Mizanü’l-Hakk isimli eserinde, rüşvetin haram olduÄŸu bilindiÄŸi halde alınıp verildiÄŸinden ÅŸikayet eden “Dünyada bir zararı ve cezası görülmediÄŸi yerde hiç bir kimse tereddüt etmeyip kabul eder. Etmeyen de dindarlığından ve Allah korkusundan dolayı deÄŸil, hazmı müşkildir diye halkın dilinden korkar. Zira bir tatiıca nesnedir, hazzı vardır, derler.”
Tanzimat dönemine gelindiÄŸinde rüşvet devlet yönetimini tehdit eder düzeye ulaÅŸmıştır. Nitekim Sultan Abdülmecit 1839’da yayınladığı Tanzimat Fermanı’nın bir bölümünde, Sadrazam ReÅŸit PaÅŸaya hem rüşvetin ulaÅŸtığı vahim boyutu hatırlatır hem de yasaklanması için yasal düzenleme yapılmasını isten “Åžer’an menfur olup, harabbiyet-i mülkün sebeb-i a’zamı olan rüşvet madde-i kerihesinin fımâbâd adem-i vuku’u maddesinin dahi bir kanun-ı kavi ile te’kidine bakılsın.” Günümüz Türkçesi ile PadiÅŸah: “Dinen red edildiÄŸi halde ülkenin alt üst olmasının en büyük sebebi olan rüşvet denen iÄŸrenç ÅŸeyin bundan böyle alınıp verilmemesi de kuvvetli bir kanunla saÄŸlansın.” diyordu.
Fermanda, rüşvetin ülkeyi çöküntüye götüren en büyük sebep olarak gösterilmesi çok ilginçtir. Ne var ki sultan bir konuda yanılıyordu. O da rüşvetin yasa çıkararak kolay kolay önlenemeyeceÄŸi meselesi idi.”
Bir kimsenin yapmakla yükümlü olduÄŸu bir iÅŸi “Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri” karşılığında yapması, o kimsenin “rüşvet” aldığının göstergesidir. Toplumsal düzenin iÅŸleyiÅŸini saÄŸlayan kurumlarda böylesi bir Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri alış-veriÅŸi sonucunda toplumsal düzen bozulacaktır. Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri karşılığında yapılacak bir iÅŸ, adaletsizce yapılacak bir iÅŸ demektir. Yapması gereken iÅŸi böylesi bir “Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri” karşılığında yapan kiÅŸi “rüşvet” alıyor demektir. Böyle yapılan bir iÅŸ sonucunda toplumun güveni bu iÅŸi yapan kurumlara karşı azalır. Tüm bunların sonucunda da toplumsal düzen bozulur.
Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile bağışlama arasında da vermek bakımından bir ilgi bulunmaktadır. Hukuk Sözlüğünde “bağışlama” kelimesi de ÅŸu ÅŸekilde açıklanmaktadır:
“bağışlama: Bağış; hibe; Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri; yaÅŸayanlar arasında yapılan kazandırıcı bir iÅŸlem olup, onunla bir kimse, bir malının tümünü veya bir kısmını, karşılıksız (ivazsız) olarak baÅŸka bir kimseye geçirir.” (Yılmaz 1996: 98)
İskender Pala “iltifat” kelimesini bağış ile yardımın söz ile yapılanı olarak ÅŸu ÅŸekilde açıklamaktadır (www.zaman.com.tr/?hn=20113&bl=yazarlar&trh=2004 0226):

Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri Türkçe’nin Sözlüğü’nde “ödül” kelimesi kazanılan bir yarış ya da yapılan bir iyilik karşısında verilen ÅŸey olarak tanımlanmaktadır:
“ödül: 1) Bir yarışma veya imtihanda kazananlara verilmek üzere ortaya konulan ÅŸey. 2) Herhangi bir iyiliÄŸe karşılık olmak üzere verilen Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri.” (Yelten 2002: 409)
ArkadaÅŸ Türkçe Sözlük’te ise “ödül” kelimesi beÅŸ deÄŸiÅŸik ÅŸekilde tanımlanmaktadır:
“ödül: l)Yaptığı bir iÅŸten, bir davranıştan dolayı birine verilen armaÄŸan. 2)ArmaÄŸan. 3) Bilim, sanat, yazın alanlarında ya da baÅŸka alanlarda açılan yarışmalarda, özenli bir incelemeden, deÄŸerlendirmeden sonra baÅŸarılı bulunanlara, derece alanlara verilen deÄŸerli armaÄŸan. 4) Açılan bir yarışmada kazananlara armaÄŸan olarak verilen para ya da mal. 5) Bir iyiliÄŸe karşılık olarak verilen armaÄŸan.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 744)
“ödül almak (ya da kazanmak): Açılan bir yarışmada basan göstermek.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 744)
“ödül vermek: 19 Yarışma açarak sonucunu ödülle deÄŸerlendirmek. 2) Ödüllendirmek.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 744)
Hukuk Sözlüğü’nde ödül karşılığı olarak mükâfat kelimesi kullanılmış ve buna göre kelime tanımlanmıştır:
“ödül: Mükâfat; belli bir basan elde edene veya belli bir iÅŸi yapana, baÅŸansı nedeniyle verilen ÅŸey.” (Yılmaz 1996: 642)
Ödül tanımlarından da anlaşılacağı üzere Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri kişiye ödül olarak verilmez. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri karşılıksız olarak verildiğine göre Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri ile ödülün aym şey olması mümkün değildir. Ödül karşılıklıdır. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri kişiye sevgiden dolayı içten gelerek; ödül ise çalışmalarından ve basanlarından dolayı verilmektedir. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleriyi hak etmek diye bir şey yoktur; ancak ödülü hak etmek gerekmektedir.
ArmaÄŸan/Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri kavramının içinde yer alan “ülüş” kelimesi hakkında en eski kaynak olan Divan-ü Lügat’it-Türk’te “ülüş” ÅŸu ÅŸekilde tanımlanmaktadır:
ülüş: Pay, hisse. (1985: 62) ölüş: Budun arasında pay ayınş. (1985: 63) fiffik: Nasip, hisse, pay. (1985: 72)
illetti: “Ol çıgayka yarmak ületti= O yoksullara para üleÅŸtirdi. (ületür-ületmek) (1985: 214)
üleştirdi: (ületür-ületmek) (1985:214)
Keldü berü arturu Bedri elin arturu Munda kalıp ahum Bügri bolup ün büter
“Bize aşın, taÅŸkın bir hale geldi, üstesine vilâyetini verdi, burada oturmaya kaldı, sesi çıkmaz, beli bükük oldu.”
(Tutsak olmuş bir Beyi anlatarak diyor ki: Bize çalım satarak, aşın giderek, kalabalık bir ordu haline geldi, sonra vilâyetini bize armağan etti, yanımızda kaldı, beli bükük, sesi kısık oldu.) (1985:220)
Ülüş kelimesini antropolojik açıdan deÄŸerlendirerek tanımlayan Antropoloji Sözlüğü’nde ise kelime; “Orta Asya atlı bozkır kültürü çevresinde kabile federasyonunda siyasal ve toplumsal kararların alınması için toplanan kurultay, kengeÅŸ veya toylarda, beylerin boylarına dolayısıyla kendilerine ayrılan statüye göre etten aldıkları payı gösterir” ÅŸeklinde tanmüanmaktadrr. “Ülüş, etten hangi beye hangi parçanın düşeceÄŸini gösterdiÄŸi gibi, oturma düzenim ve dolayısıyla kabile ve akrabalık düzeninin mekana yansıması ve obanın kuruluÅŸ biçimini de göstermesi açısından önemlidir.” (EmiroÄŸlu2003: 858)
“Ülüşe katılma hakkının beyleri içermesi ile ülüşün halk için yaÄŸmaya dönüşmesi, Dede Korkut ve diÄŸer kaynaklarda görüldüğü biçimiyle potlaç kurumuyla karşılaÅŸtırmıştır. Ülüşte pay hakkı kandaÅŸ iliÅŸkiyle belirlenir ve ortak ata mitosunu güçlendirirken, yaÄŸma hiyerarÅŸinin ve toplumsal deÄŸiÅŸimin (artan zenginliÄŸin) göstergesidir.” (EmiroÄŸlu 2003: 859)
Miras kelimesi de bazı bakımlardan armaÄŸan ile iliÅŸkili bulunmaktadır. Divanü Lügat’ it-Türk’te miras hakkında ÅŸu bilgiler yer almaktadır:
xumaru: Miras. “Bunu atamdan xumaru buldım= Bunu atamdan miras buldum.” (1985: 445)
sumaru: Andaç olmak üzere verilen mal’a denir. Büyüklerden birisi öldüğünde, malından en iyi bir parça Hakan için aynin*. Bu mala dahi “xumaru” denir, “xumaru” andaç, hatıra anlamındadır. Bu kelime, kadına, erkeÄŸe ad olarak dahi verilir. UzaÄŸa giden bir adamın hısımlarına bıraktığı mala da “xumaru” denir. (1985:446)
“Borç” kavramı hiçbir ÅŸekilde Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile karıştın İm aması gereken bir kavramdır. Çünkü borç geri alınmak üzere verilen ÅŸeydir. Karşılıksız verilmez. Bu nedenle de Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri özelliÄŸi taşımaz. Divanü Lügat’it-Türk’te borç baklanda ÅŸu kelimeler yazılıdır:
berim: Borç, verim. Åžu savda dahi gelmiÅŸtin “Alımcı arslan, berimçi sıçgan= alacaklı arslan, verecekli, borçlu sıçan.” (1985:409)
bergü: Borç. “AnınÄŸ manga bir at bergüsi bar= Onun bana bir at borcu, vereceÄŸi var.” (1985: 427)
Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri tanımlamalarında sıkça rastladığımız bir kavram da “rüşvef’tir. Bu kavramın Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile ilgisi sadece verilen bir ÅŸey olarak aynıdır, bunun dışında Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile rüşvet arasında bir iliÅŸki mevcut deÄŸildir. Rüşvet çeÅŸitli kaynaklarda deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde tanımlanmaktadır:
Divanü Lügat’it-Türk’te rüşvet ÅŸu kelimelerle tanımlanmaktadır:
orunç: Rüşvet. (1985: 449) ınranç: Rüşvet, gevik (1985: 132)
Türk Hukuk Lugatı’nda (1944) rüşvet hukukî açıdan ÅŸu ÅŸekilde tanımlanmaktadır:
“Rüşvet, memur sayılan kimsenin, vazifesine giren bir iÅŸ için kanunca verilmesi icap etmeyen bir para veya mal alması veya herhangi bir menfaat temin etmesi, yahut para, mal veya menfaat hakkında taahhüt veya teminat kabul etmesidir.”
Genel bir tanım verecek olursak Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde rüşvet, rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvet yemek, rüşvetçi ve rüşvetçilik ÅŸu ÅŸekilde tanımlamaktadır (1998: 1872):
“rüşvet is. Ar. RiÅŸvet Yaptırılmak istenen bir iÅŸte yasa dışı kolaylık veya çabukluk saÄŸlanması için bir kimseye mal veya para olarak saÄŸlanan çıkar, rüşvet almak rüşvet olarak verilen parayı veya malı kabul etmek, rüşvet vermek bir görevliye bir iÅŸi yaptırmak için para veya mal vermek, rüşvet yemek bir iÅŸi yapmak için birinden rüşvet almak.
rüşvetçi is. ve s. Rüşvet alarak iş gören kimse.
rüşvetçilik, -ÄŸi is. İş görmek için rüşvet alma tutumu.”
ArkadaÅŸ Türkçe Sözlük’te rüşvet hakkında “rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvet yemek” deyimleri üzerinde durulmakta ve tanımlan ÅŸu ÅŸekilde yapılmaktadır:
“rüşvet: Yapünlmak istenilen bir iÅŸe yasadışı kolaylık saÄŸlaması için ilgili görevliye ya da görevlilere el altından verilen para, mal vb.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
“rüşvet almak: rüşvet olarak verilen parayı ya da malı kabul etmek. (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
“rüşvet vermek: Bir görevliye bir iÅŸi yaptırabilmek ya da yasadışı yaptırmak için para ya da mal vermek.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
“rüşvet yemek: (bir görevli) bir iÅŸi yapmak için birinden rüşvet almak.” (PüsküllüoÄŸlu 2003: 818)
Akla gelebilecek her şey Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri olarak verilebilir. Bu bakımdan Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleri için bir sınırlama getirmek mümkün değildir. Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyelerileşme konusunda bir sınırlama getirilecek olursa sevgi ve samimilik şartı aranmalıdır. Bu şekilde Sevgiliye En Güzel Doğum Günü Hediyeleriyi rüşvetten ayırmak daha kolay olacaktır.
“Rüşvet, Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyelerinin dejenere edilmiÅŸ, soyutsuzlaÅŸtalmış ÅŸeklidir.” (Hayat Aile Ansiklopedisi y.ty.: 427)
Çelik, rüşvetin tarihi geliÅŸiminden “Bizim Diyanmızda Rüşvetin Serencamı” adlı makalesinde ÅŸu ÅŸekilde bahsetmektedir (Çelik 2000):
“Peçevi tarihine göre, İslam tarihindeki ilk rüşvet olayı, ünlü komutan Halid Bin Velid’in Hz.Osman’ın huzuruna girebilmek için bevvaba (kapıcıya) 2 alto vermesi hadisesidir. Hz. Ali ile Muaviye arasındaki çekiÅŸmede, Muaviye’nin birçok kiÅŸiyi yanma çekebilmek için rüşvete baÅŸvurduÄŸu, aynı anlayışın oÄŸlu Yezid tarafından da devam ettirildiÄŸi iddia edilmektedir. Emeviler döneminde, valilik gibi önemli memuriyetlerin satıldığı; Abbasiler döneminde, Sasaniler’le temas sonucu, onların bozuk bürokrasisine hakim olan rüşvetçiliÄŸin Abbasiler! de etkilediÄŸi bilinmektedir. Selçuklular döneminde, rüşvetin Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri maskesi altoda saraya ciddi ÅŸekilde bulaÅŸtığı, Osmanlılar-m da bu mirası devraldığı tarihi bir gerçektir. Çandarlı Halil PaÅŸa’nın ilk orduyu kurarken iÅŸe rüşvet bulaÅŸtırdığı rivayet olunur.
Koçi Bey, XVII.asrm baÅŸmda Sultan IV.Murad’a yazıp sunduÄŸu risalede, eski kanunun bozulduÄŸundan, memuriyetlerin çoÄŸunun rüşvet ile ehliyetsiz kiÅŸilere verildiÄŸinden acı acı ÅŸikayet eder. Aynı ÅŸekilde çaÄŸdaşı Katip Çelebi, Mizanü’l-Hakk isimli eserinde, rüşvetin haram olduÄŸu bilindiÄŸi halde alınıp verildiÄŸinden ÅŸikayet eden “Dünyada bir zararı ve cezası görülmediÄŸi yerde hiç bir kimse tereddüt etmeyip kabul eder. Etmeyen de dindarlığından ve Allah korkusundan dolayı deÄŸil, hazmı müşkildir diye halkın dilinden korkar. Zira bir tatiıca nesnedir, hazzı vardır, derler.”
Tanzimat dönemine gelindiÄŸinde rüşvet devlet yönetimini tehdit eder düzeye ulaÅŸmıştır. Nitekim Sultan Abdülmecit 1839’da yayınladığı Tanzimat Fermanı’nın bir bölümünde, Sadrazam ReÅŸit PaÅŸaya hem rüşvetin ulaÅŸtığı vahim boyutu hatırlatır hem de yasaklanması için yasal düzenleme yapılmasını isten “Åžer’an menfur olup, harabbiyet-i mülkün sebeb-i a’zamı olan rüşvet madde-i kerihesinin fımâbâd adem-i vuku’u maddesinin dahi bir kanun-ı kavi ile te’kidine bakılsın.” Günümüz Türkçesi ile PadiÅŸah: “Dinen red edildiÄŸi halde ülkenin alt üst olmasının en büyük sebebi olan rüşvet denen iÄŸrenç ÅŸeyin bundan böyle alınıp verilmemesi de kuvvetli bir kanunla saÄŸlansın.” diyordu.
Fermanda, rüşvetin ülkeyi çöküntüye götüren en büyük sebep olarak gösterilmesi çok ilginçtir. Ne var ki sultan bir konuda yanılıyordu. O da rüşvetin yasa çıkararak kolay kolay önlenemeyeceÄŸi meselesi idi.”
Bir kimsenin yapmakla yükümlü olduÄŸu bir iÅŸi “Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri” karşılığında yapması, o kimsenin “rüşvet” aldığının göstergesidir. Toplumsal düzenin iÅŸleyiÅŸini saÄŸlayan kurumlarda böylesi bir Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri alış-veriÅŸi sonucunda toplumsal düzen bozulacaktır. Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri karşılığında yapılacak bir iÅŸ, adaletsizce yapılacak bir iÅŸ demektir. Yapması gereken iÅŸi böylesi bir “Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri” karşılığında yapan kiÅŸi “rüşvet” alıyor demektir. Böyle yapılan bir iÅŸ sonucunda toplumun güveni bu iÅŸi yapan kurumlara karşı azalır. Tüm bunların sonucunda da toplumsal düzen bozulur.
Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri ile bağışlama arasında da vermek bakımından bir ilgi bulunmaktadır. Hukuk Sözlüğünde “bağışlama” kelimesi de ÅŸu ÅŸekilde açıklanmaktadır:
“bağışlama: Bağış; hibe; Sevgiliye En Güzel DoÄŸum Günü Hediyeleri; yaÅŸayanlar arasında yapılan kazandırıcı bir iÅŸlem olup, onunla bir kimse, bir malının tümünü veya bir kısmını, karşılıksız (ivazsız) olarak baÅŸka bir kimseye geçirir.” (Yılmaz 1996: 98)
İskender Pala “iltifat” kelimesini bağış ile yardımın söz ile yapılanı olarak ÅŸu ÅŸekilde açıklamaktadır (www.zaman.com.tr/?hn=20113&bl=yazarlar&trh=2004 0226):