DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder Osmanlı împaratorluÄŸu’nda bayramlarda günümüzde olduÄŸu gibi insanları mutlu etmek ve bu özel günü kutlamak Bayram DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder leri günümüzde olduÄŸu gibi Osmanlı döneminde de en çok çocuklar için bir mutluluk kaynağı İdi. Bayram demek; çocuklar için yeni giysi, ayakkabı ve bol harçlık demekti. Osmanlı dönemi bayram ziyaretlerinde çocuklara verilen DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerden SunguroÄŸlu ÅŸu ÅŸekilde bahsetmektedir:
“Bayram ziyaretleri ve tebriklerinde göze çarpan hususiyetlerden biri de DoÄŸum Günü Hediyesi GönderleÅŸmedir ki bayramlar bu suretle en çok sevindirilen kesim çocuklardır. Zira çocukları sevindirmek ve onlara büyüklere saygı hissini aşılamak için bayramlaÅŸmaya gelen misafirler ve ziyarete gidilen yerlerdeki büyükler tarafından para dağıtılırdı. Her çocuÄŸun elinde rengarenk ipek canfesten para keseleri içine beÅŸ paradan tutunuz da gümüş çeyrek ve on kuruÅŸluklara kadar para atılır. NeÅŸe ve canlılık içerisinde bu keseleri akÅŸama kadar birkaç defa doldurup annelerine boÅŸaltan çocukların sayısı büyük bir yekûn tutardı.” (1958: 88)
Günümüz bayramlarında olduğu gibi Osmanlı bayramlarında el öpmekve karşılığım Doğum Günü Hediyesi Gönder olarak almakâdettendir. Buna göre küçük olan büyüğünü ziyaret eder, elini öper ve bayram Doğum Günü Hediyesi Göndersini alırdı.
“Babalarının yanında veya yalnız olarak büyüklerini ziyarete giden kübera çocuklarına ise el öptükten sonra ÅŸeker, lokum ile bayram harçlığı yanında yemeni, çevre ve mendil de verilirdi. Konaklarda ise ev hanımı, ebe hanımın, nedime hanımların ve çocuklarının mektep hoca ve halîfelerinin, çırak olup evlendirilecek konaktan çıkmış olan eski kalfaların evlerine, süslü sepetler içinde çeÅŸitli renklerde ÅŸekerler gönderir, bu suretle haürlannı sormuÅŸ olurdu.” (Abdulaziz Bey 2000: 262-263)
Osmanlı împaratorluÄŸu’nda bayramlarda olduÄŸu kadar padiÅŸah tarafından düzenlenen ÅŸenliklerde de armaÄŸan alışveriÅŸinin son derece önemli bir yer teÅŸkil ettiÄŸi bilinmektedir.
Osmanlı şenliklerinde padişaha, şehzadelere, evlenecek olan padişah kızlarına ve kız kardeşlerine Doğum Günü Hediyesi Gönderlerin; sadrazam, vezirler, devletin ileri gelenleri, yabancı devlet adamları veya elçiler ve esnaf teşekkülleri tarafından verildiği bilinmektedir. Buna göre Doğum Günü Hediyesi Gönder verecek olan kişi veya gruplar kendilerine bildirlen günlerde ve belirli bir hiyerarşik düzene ve protokol sırasına göre Doğum Günü Hediyesi Gönderlerini sunmaktaydılar. Düğün nazın tarafından kimin hangi gün, hangi sıraya göre Doğum Günü Hediyesi Gönder vereceği belirlendiği ve olağanüstü bir durum olmadıkça bu sıra şenliğin sonuna kadar bozulmadığı bilinmektedir. (Arslan 2000: 584)
S. Faroqhi “Osmanlı Kültürü ve Gündelik YaÅŸam” adlı eserinin “Dinî Törenler, Åženlikler ve Bezeme Sanatı” bölümünde ÅŸenliklerde yapılan armaÄŸan alışveriÅŸi hakkında ÅŸu bilgileri aktarmaktadır:
“PadiÅŸahın düzenlediÄŸi ÅŸenliklerde karşılıklı verilen armaÄŸanlar da önemli bir yer tutardı. Biz, genelde yüksek devlet görevlilerinin ve yabancı elçilerin armaÄŸanlarını biliyoruz. Ama padiÅŸah ile tebaası da birbirlerine armaÄŸanlar verirlerdi. 1720’deki ÅŸenliÄŸe iliÅŸkin bilgi edindiÄŸimiz masraf listelerinde, çeÅŸitli loncaların verdiÄŸi armaÄŸanlar da kayıtlıdır. Maddî deÄŸerleri hatin sayılır bir düzeyde olan bu armaÄŸanların, çoÄŸunun hali vakti pek yerinde bulunmayan zanaatkarlara epeyce bir yük getirdiÄŸi anlaşılıyor. Loncaların bu tür masrafları aralarında nasıl paylaÅŸtırdıkları konusunda yazık ki elimizde henüz herhangi bir belge yok. Yine de yakın bir zamanda İstanbul kadı sicilleri arasından bu tür belgelerin ortaya çıkacağı düşünülebilir. Öte yandan padiÅŸahın da, gösterilerden duyduÄŸu hoÅŸnutluÄŸu belirtmek için çeÅŸitli loncalara ihsanda bulunduÄŸu bilinmektedir.” (Faroqhi 1998: 196)
İnsanoğlu doğumundan ölümüne kadar birçok geçiş döneminden geçer ve bu geçiş dönemlerindeki törensel yapıda Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme geleneği mutlaka yer almaktadır. Osmanlı İmparatorluğu zamanında da geçiş dönemleri esnasmda birçok Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme motifine rastlamaktayız. Bunlardan biri loğusalık döneminde gerçekleşen Doğum Günü Hediyesi Gönderleşmedir.
Türk kültüründe uğruna inanılan ve kutsallığı kabul edilen yedi sayısı loğusaya Doğum Günü Hediyesi Gönder getirme gününde de karşımıza çıkmaktadır.
Osmanlılar zamanında loğusaya gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderlerin loğusanın yatağı kaldırılmadan, yani yedi gün içinde verilmesi gerektiği, aksi takdirde sonradan getirilen Doğum Günü Hediyesi Gönderler ayıp karşılandığı bilinmektedir. (Emiroğlu 2001:15)
Loğusaya gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderler de loğusa ile yakınlık derecesine ve maddî imkânlara göre değişmektedir. Osmanlılar zamanında loğusalara gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderler hakkmda Kudret Emiroğlu şu verileri aktarmaktadır:
“LoÄŸusanın hatırını sormak üzere gelen hanımların hazırlamış oldukları DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder ler de mevkilerine göre deÄŸiÅŸir. Servet sahibi akrabalar ile büyük bir aileye mensup olan ve loÄŸusa hanımın ailesiyle çok eski hukuku ve iliÅŸkileri bulunan hanımlar üzeri “murassa” veya altın mine üzerine “MaÅŸallah” yazılı nazarlık takımı verirlerdi. DeÄŸer bakımından bundan sonra gelen DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder, üzerine Âyât-ı Kerîme yazılmış büyükçe bir nazarlık altınıdır. Daha sonra gelenler ise deÄŸer sırasıyla içine nefis “elvan” ÅŸekerler konmuÅŸ ve kapağı çiçeklerle tezyin edilmiÅŸ bir ÅŸeker sepeti, müzeyyen bir sepet içinde acıbadem kurabiyeleridir. Halktan kimseler de bir örme sepetle bir miktar anasonlu gevrek götürürlerdi. Murassa veya altın ve mineli DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder getirmiÅŸ olanlar münasip sözlerle DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerini bizzat loÄŸusa hanıma verirler. DiÄŸer DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderler loÄŸusanın odasında olan ve hizmetine bakan cariyesine verilirdi. O da uygun bir fırsatta falan hanım getirmiÅŸ diyerek loÄŸusa hanıma gösterir ve böylece gelen DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder lerden nazarlık dışındakiler bir yerde saklanırdı. Bir ara hepsi getirilir, ÅŸeker, kurabiye, gevrek gibileri hanedeki kalfalara, çocuklara dağıtılırdı. Yeni doÄŸan çocuÄŸu kıskandırmamak ve sevmeye alıştırmak için çocuklara “Bak beyim” veya “Bak küçük hanım, yeni gelen bebek size ne getirmiÅŸ, ne kadar güzel” gibi çocuÄŸun hoÅŸuna gidecek sözlerle bu DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderler verilirdi.” (EmiroÄŸlu 2001: 15-16)
Doğum esnasında kaybettiği gücü ve enerjiyi yeniden kazanması ve ağız tatlılığının bouzlmaması amacı ile loğusaya Osmanlı döneminde günümüz âdetlerinde olduğu gibi şerbet içirilmekte ve bu ağız tatlılığmm devamı için ziyarete gelenlere de bu şerbetten ikram edilmekteydi.
Loğusalara gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderlerden Lewis ise şu şekilde bahsetmektedir:
“…Yatağın baÅŸucunda bir ÅŸiÅŸe loÄŸusa ÅŸerbeti olur, bebek kızsa ÅŸiÅŸenin tepesine, erkekse boynuna kırmızı tülbent baÄŸlanırdı. DoÄŸumu haber vermek için bu gibi ÅŸiÅŸeler dost ve akrabalara da gönderilirdi. Bundan sonra iÅŸli bohçalara sarılmış DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerle ziyaretçiler gelmeye baÅŸlarlardı. Büyüklü küçüklü, iÅŸlenmiÅŸ iÅŸlenmemiÅŸ bohçalar o devirde içine DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder konup götürmek için ve bir ayrılıktan sonra dönen sevgiliye kavuÅŸmayı kutlamak için ‘gözün aydın’ manâsına da gönderilirdi.” (Lewis 1973: 96)
Loğusa şerbetinin doğum habercisi olarak akrabalara gönderilişi günümüzde yaygın olmamakla birlikte, bu şerbetin loğusayı ziyarete gelenlere ikram edilen içeceklerin baş sırasmda yer alması ise sürdürülmektedir.
Erkekliğe adım atışın simgesi olan sünnet törenlerinin içerisinde de Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme geleneğine sıkça rastlamaktayız. Sünnet düğünleri adeta Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme ile başlar ve Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme ile biter diyebiliriz. Osmanlı zamanında aileler bu mutlu günde hiçbir masraftan kaçınmaz. Çocuklarının erkekliğe adım attığı bu gün vesilesi ile birçok kişi ile Doğum Günü Hediyesi Gönder alışverişinde bulunulur.
Sünnet DoÄŸum Günü Hediyesi Göndersinin ilk olarak baba tarafından verilmesi, erkek egemen bir toplum olan Osmanlı’da son derece önemlidir. Babanın verdiÄŸi DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerden daha deÄŸerli bir DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderyi kimse vermez. Baba, o ailenin otoritesini elinde tutmaktadır. Bu nedenle de en iyi, en güzel ve en deÄŸerli DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderyi o verir.

DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder Osmanlı împaratorluÄŸu’nda bayramlarda günümüzde olduÄŸu gibi insanları mutlu etmek ve bu özel günü kutlamak Bayram DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder leri günümüzde olduÄŸu gibi Osmanlı döneminde de en çok çocuklar için bir mutluluk kaynağı İdi. Bayram demek; çocuklar için yeni giysi, ayakkabı ve bol harçlık demekti. Osmanlı dönemi bayram ziyaretlerinde çocuklara verilen DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerden SunguroÄŸlu ÅŸu ÅŸekilde bahsetmektedir:
“Bayram ziyaretleri ve tebriklerinde göze çarpan hususiyetlerden biri de DoÄŸum Günü Hediyesi GönderleÅŸmedir ki bayramlar bu suretle en çok sevindirilen kesim çocuklardır. Zira çocukları sevindirmek ve onlara büyüklere saygı hissini aşılamak için bayramlaÅŸmaya gelen misafirler ve ziyarete gidilen yerlerdeki büyükler tarafından para dağıtılırdı. Her çocuÄŸun elinde rengarenk ipek canfesten para keseleri içine beÅŸ paradan tutunuz da gümüş çeyrek ve on kuruÅŸluklara kadar para atılır. NeÅŸe ve canlılık içerisinde bu keseleri akÅŸama kadar birkaç defa doldurup annelerine boÅŸaltan çocukların sayısı büyük bir yekûn tutardı.” (1958: 88)
Günümüz bayramlarında olduğu gibi Osmanlı bayramlarında el öpmekve karşılığım Doğum Günü Hediyesi Gönder olarak almakâdettendir. Buna göre küçük olan büyüğünü ziyaret eder, elini öper ve bayram Doğum Günü Hediyesi Göndersini alırdı.
“Babalarının yanında veya yalnız olarak büyüklerini ziyarete giden kübera çocuklarına ise el öptükten sonra ÅŸeker, lokum ile bayram harçlığı yanında yemeni, çevre ve mendil de verilirdi. Konaklarda ise ev hanımı, ebe hanımın, nedime hanımların ve çocuklarının mektep hoca ve halîfelerinin, çırak olup evlendirilecek konaktan çıkmış olan eski kalfaların evlerine, süslü sepetler içinde çeÅŸitli renklerde ÅŸekerler gönderir, bu suretle haürlannı sormuÅŸ olurdu.” (Abdulaziz Bey 2000: 262-263)
Osmanlı împaratorluÄŸu’nda bayramlarda olduÄŸu kadar padiÅŸah tarafından düzenlenen ÅŸenliklerde de armaÄŸan alışveriÅŸinin son derece önemli bir yer teÅŸkil ettiÄŸi bilinmektedir.
Osmanlı şenliklerinde padişaha, şehzadelere, evlenecek olan padişah kızlarına ve kız kardeşlerine Doğum Günü Hediyesi Gönderlerin; sadrazam, vezirler, devletin ileri gelenleri, yabancı devlet adamları veya elçiler ve esnaf teşekkülleri tarafından verildiği bilinmektedir. Buna göre Doğum Günü Hediyesi Gönder verecek olan kişi veya gruplar kendilerine bildirlen günlerde ve belirli bir hiyerarşik düzene ve protokol sırasına göre Doğum Günü Hediyesi Gönderlerini sunmaktaydılar. Düğün nazın tarafından kimin hangi gün, hangi sıraya göre Doğum Günü Hediyesi Gönder vereceği belirlendiği ve olağanüstü bir durum olmadıkça bu sıra şenliğin sonuna kadar bozulmadığı bilinmektedir. (Arslan 2000: 584)
S. Faroqhi “Osmanlı Kültürü ve Gündelik YaÅŸam” adlı eserinin “Dinî Törenler, Åženlikler ve Bezeme Sanatı” bölümünde ÅŸenliklerde yapılan armaÄŸan alışveriÅŸi hakkında ÅŸu bilgileri aktarmaktadır:
“PadiÅŸahın düzenlediÄŸi ÅŸenliklerde karşılıklı verilen armaÄŸanlar da önemli bir yer tutardı. Biz, genelde yüksek devlet görevlilerinin ve yabancı elçilerin armaÄŸanlarını biliyoruz. Ama padiÅŸah ile tebaası da birbirlerine armaÄŸanlar verirlerdi. 1720’deki ÅŸenliÄŸe iliÅŸkin bilgi edindiÄŸimiz masraf listelerinde, çeÅŸitli loncaların verdiÄŸi armaÄŸanlar da kayıtlıdır. Maddî deÄŸerleri hatin sayılır bir düzeyde olan bu armaÄŸanların, çoÄŸunun hali vakti pek yerinde bulunmayan zanaatkarlara epeyce bir yük getirdiÄŸi anlaşılıyor. Loncaların bu tür masrafları aralarında nasıl paylaÅŸtırdıkları konusunda yazık ki elimizde henüz herhangi bir belge yok. Yine de yakın bir zamanda İstanbul kadı sicilleri arasından bu tür belgelerin ortaya çıkacağı düşünülebilir. Öte yandan padiÅŸahın da, gösterilerden duyduÄŸu hoÅŸnutluÄŸu belirtmek için çeÅŸitli loncalara ihsanda bulunduÄŸu bilinmektedir.” (Faroqhi 1998: 196)
İnsanoğlu doğumundan ölümüne kadar birçok geçiş döneminden geçer ve bu geçiş dönemlerindeki törensel yapıda Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme geleneği mutlaka yer almaktadır. Osmanlı İmparatorluğu zamanında da geçiş dönemleri esnasmda birçok Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme motifine rastlamaktayız. Bunlardan biri loğusalık döneminde gerçekleşen Doğum Günü Hediyesi Gönderleşmedir.
Türk kültüründe uğruna inanılan ve kutsallığı kabul edilen yedi sayısı loğusaya Doğum Günü Hediyesi Gönder getirme gününde de karşımıza çıkmaktadır.
Osmanlılar zamanında loğusaya gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderlerin loğusanın yatağı kaldırılmadan, yani yedi gün içinde verilmesi gerektiği, aksi takdirde sonradan getirilen Doğum Günü Hediyesi Gönderler ayıp karşılandığı bilinmektedir. (Emiroğlu 2001:15)
Loğusaya gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderler de loğusa ile yakınlık derecesine ve maddî imkânlara göre değişmektedir. Osmanlılar zamanında loğusalara gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderler hakkmda Kudret Emiroğlu şu verileri aktarmaktadır:
“LoÄŸusanın hatırını sormak üzere gelen hanımların hazırlamış oldukları DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder ler de mevkilerine göre deÄŸiÅŸir. Servet sahibi akrabalar ile büyük bir aileye mensup olan ve loÄŸusa hanımın ailesiyle çok eski hukuku ve iliÅŸkileri bulunan hanımlar üzeri “murassa” veya altın mine üzerine “MaÅŸallah” yazılı nazarlık takımı verirlerdi. DeÄŸer bakımından bundan sonra gelen DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder, üzerine Âyât-ı Kerîme yazılmış büyükçe bir nazarlık altınıdır. Daha sonra gelenler ise deÄŸer sırasıyla içine nefis “elvan” ÅŸekerler konmuÅŸ ve kapağı çiçeklerle tezyin edilmiÅŸ bir ÅŸeker sepeti, müzeyyen bir sepet içinde acıbadem kurabiyeleridir. Halktan kimseler de bir örme sepetle bir miktar anasonlu gevrek götürürlerdi. Murassa veya altın ve mineli DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder getirmiÅŸ olanlar münasip sözlerle DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerini bizzat loÄŸusa hanıma verirler. DiÄŸer DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderler loÄŸusanın odasında olan ve hizmetine bakan cariyesine verilirdi. O da uygun bir fırsatta falan hanım getirmiÅŸ diyerek loÄŸusa hanıma gösterir ve böylece gelen DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder lerden nazarlık dışındakiler bir yerde saklanırdı. Bir ara hepsi getirilir, ÅŸeker, kurabiye, gevrek gibileri hanedeki kalfalara, çocuklara dağıtılırdı. Yeni doÄŸan çocuÄŸu kıskandırmamak ve sevmeye alıştırmak için çocuklara “Bak beyim” veya “Bak küçük hanım, yeni gelen bebek size ne getirmiÅŸ, ne kadar güzel” gibi çocuÄŸun hoÅŸuna gidecek sözlerle bu DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderler verilirdi.” (EmiroÄŸlu 2001: 15-16)
Doğum esnasında kaybettiği gücü ve enerjiyi yeniden kazanması ve ağız tatlılığının bouzlmaması amacı ile loğusaya Osmanlı döneminde günümüz âdetlerinde olduğu gibi şerbet içirilmekte ve bu ağız tatlılığmm devamı için ziyarete gelenlere de bu şerbetten ikram edilmekteydi.
Loğusalara gelen Doğum Günü Hediyesi Gönderlerden Lewis ise şu şekilde bahsetmektedir:
“…Yatağın baÅŸucunda bir ÅŸiÅŸe loÄŸusa ÅŸerbeti olur, bebek kızsa ÅŸiÅŸenin tepesine, erkekse boynuna kırmızı tülbent baÄŸlanırdı. DoÄŸumu haber vermek için bu gibi ÅŸiÅŸeler dost ve akrabalara da gönderilirdi. Bundan sonra iÅŸli bohçalara sarılmış DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerle ziyaretçiler gelmeye baÅŸlarlardı. Büyüklü küçüklü, iÅŸlenmiÅŸ iÅŸlenmemiÅŸ bohçalar o devirde içine DoÄŸum Günü Hediyesi Gönder konup götürmek için ve bir ayrılıktan sonra dönen sevgiliye kavuÅŸmayı kutlamak için ‘gözün aydın’ manâsına da gönderilirdi.” (Lewis 1973: 96)
Loğusa şerbetinin doğum habercisi olarak akrabalara gönderilişi günümüzde yaygın olmamakla birlikte, bu şerbetin loğusayı ziyarete gelenlere ikram edilen içeceklerin baş sırasmda yer alması ise sürdürülmektedir.
Erkekliğe adım atışın simgesi olan sünnet törenlerinin içerisinde de Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme geleneğine sıkça rastlamaktayız. Sünnet düğünleri adeta Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme ile başlar ve Doğum Günü Hediyesi Gönderleşme ile biter diyebiliriz. Osmanlı zamanında aileler bu mutlu günde hiçbir masraftan kaçınmaz. Çocuklarının erkekliğe adım attığı bu gün vesilesi ile birçok kişi ile Doğum Günü Hediyesi Gönder alışverişinde bulunulur.
Sünnet DoÄŸum Günü Hediyesi Göndersinin ilk olarak baba tarafından verilmesi, erkek egemen bir toplum olan Osmanlı’da son derece önemlidir. Babanın verdiÄŸi DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderlerden daha deÄŸerli bir DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderyi kimse vermez. Baba, o ailenin otoritesini elinde tutmaktadır. Bu nedenle de en iyi, en güzel ve en deÄŸerli DoÄŸum Günü Hediyesi Gönderyi o verir.