OTANT�K TA�

OPAL ve KRİZOPRAZ OLUŞUMLARI

V MAKALELER
OPAL OLUŞUMU
Fiyatı      :      TL
[dpsc_display_product]
Ürünün Özellikleri
  • BİLGİ
  • OPAL OLUŞUMU

Kuvars yerbilimciler arasında en iyi bilinen mineral olmasına rağmen kuvars grubu süs taşları hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Gemolojik olarak kuvars grubu süs taşları makrokristalin, mikrokristalin, kriptokristalin ve silis kayası olmak üzere 4 grupta değerlendirilmektedir. Bunlara amorf silisyum dioksit olan opal de ilave edildiğinde kuvars grubu süs taşlarını 5 ana başlık altında incelemek mümkündür. Türkiye’de bulunan ve ekonomik öneme sahip olan süs taşlarının çoğunluğu kuvars grubundandır. Eskişehir-Sarıcakaya mavi kalsedonları, Yozgat, Amasya, Afyon, Ankara, Eskişehir ve Kütahya civarında bulunan agat ve opaller, Kütahya-Simav ateş opali, Türkiye’nin pek çok yerinde rastlanan silisleşmiş ağaçlar, Balıkesir-Dursunbey ametisleri ile Aydın-Çine kristal kuvarsları bilinen en iyi oluşumlardır. Krizopraz, nikel içeriğinden dolayı yeşil renklenen kriptokristalen yada amorf silika, genellikle kalsedondur (Sachanbinski, 2001). Krizopraz, karakteristik elma yeşili rengiyle kuvars grubunun en değerli üyesidir. İsmi eski Yunanca’da altın bahçe anlamına gelen iki ayrı sözcükten kaynaklanmaktadır: “chyros” ve “prasia”.

Ultraviyole ışık altında rengi soluklaşır ve ısıtma sonucu solgunluk daha da artar. Kalsedonların krom tuzları içeren çözeltilerin etkisi ile yeşile boyanması ve krizopraz imitasyonlarının elde edilmesi mümkündür. Krizopraz iç mekan dekorasyonu için de kullanılmaktadır.

Mücevher kalitesindeki krizoprazın gemolojik özelikleri;

  1. Renk: Elma yeşili, koyu yeşil, açık yeşil ve sarımsı yeşil renklerde görülebilir.
  2. Şeffaflık: Yarı seffaf yada opak şekillerde bulunabilir.
  3. Yüzey parlaklığı: camsı yada reçine parlaklığı gösterir.
  4. Sertlik: Mohs skalasına göre krizoprazın sertliği 6-7 arasındadır.
  5. Özgül ağırlığı: 2.58 – 2.64 arasındadır.
  6. Kırılma indeksi: 1.53 – 1.54 değerlerini verir.
  7. Chelsea filtresi reaksiyonu: yeşildir.
  8. Ultraviyole floresans: yoktur.

Krizoprazın oluşum koşulları serpantinleşmiş ultrabazik kayaçların alterasyonu ile ya da hidrotermal süreçler ile açıklanmaktadır (Sojka vd, 2004). Serpantinin laterizasyonu sonucunda ortaya çıkan silika ve nikelin taşınarak damarlar ve nodüller şeklinde (manyezitle yerdeğiştirerek) krizopraz oluşumuna olanak verir. Avusturalya Marlborough’daki mücevher kalitesindeki krizoprazlar, damarlar ve nodüller şeklinde manyezitçe zengin zonda oluşmuşlardır. Bu bölgeden çıkarılan krizoprazların piyasa değeri yıllık 1 milyon $’dır (Queensland Hükümet kayıtlarından alınmıştır). Dünyadaki diğer önemli oluşumlar ise; Polonya (Lower Silesia), Kazakistan (Sarykul Boldy) ve Afrika’da bulunmaktadır.

Opal ise, bünyesinde %2 ile 20 arasında su ihtiva eden amorf silisyum dioksittir. Opaller üç grupta sınıflandırılmaktadır.

  1. Asil opal: Sahip olduğu silis küreciklerinin diziliminden kaynaklanan renkli ışık oyunları (palyaço) nedeniyle en değerli olan opaldir.
  2. Ateş opali: Karakteristik turuncu renge sahip opaldir.
    1. Adi opal: Işık oyunu göstermeyen, sıklıkla mat ve sütümsü opaldir. Görünümü opalize olarak adlandırılır.

En önemli opal yatakları Avustralya’nın güneyinde bulunmaktadır. Diğer önemli opak yatakları, Brezilya, Guatemala, Endonezya, Japonya, Meksika, Rusya’da bulunmaktadır.

Karacakaya ve Karaçam (Karacakaya köyünün kuzeybatısı) cevherleşmeleri Sivrihisar çevresindeki en önemli Ni-Co-Fe-Opal-Kalsedon yataklarını oluşturur. Karaçam Sivrihisar’ın 22.5 km, Karacakaya ise 17.5 km kuzeyindedir. Karacakaya’daki cevherleşme esas itibariyle opal ve kalsedondan ibarettir. Genelde yeşil, balrengi ve mavimsi opaller baskındır. Damar biçiminde yerleşen cevher BKB doğrultuludur. (Şekil 3.1) Tabanda gabro bileşimli kayaçlar yer alır

 

Karaçam demir-opal-kalsedon cevherleşmesi, ultrabazik ve bazik kayaçlardan gelişen serpantinlerin üzerinde gerçekleşmiştir. Serpantinlerden itibaren yüzeye doğru demir cevheri seviyesi, değişik renkte opal ve kalsedon içerikli killi (Saprolit) seviye, beyaz opalin egemen olduğu opal seviyesi ve de en üstte bir silis kabuğu ayırtlanmıştır. Bu seviyeler bölgede hemen hemen yatay durumdadır (Gümüş, 1999). Demir cevheri seviyesi 40m kalınlığa sahip olup hematit, götit ve limonitten ibarettir. Yapıları böbreğimsi, kolloform biçimindedir. Ayrıca ana kayaçtan kaynaklanan pirit, bravoit, kromit ve manyetit gibi aksesuar mineraller de mevcuttur.

Karaçam Fe-Ni-Co-opal cevherleşmesi lateritleşmeye bağlı bir yataktır. Bu yatağın oluşumu aşağıdaki evrelerde gelişmiştir:

1)      Orta Miyosen’in başlangıcındaki yağışsız fakat sıcak bir iklimin etkisinde kalan ultrabazik ve bazik kayaçlar ayrışmışlar ve serpantinleşmişlerdir. Serpantinlerin bozunması sonucunda manyezit oluşumları gerçekleşmiştir.

2)      Yüzeyde yoğun bir lateritleşme, Orta Miyosen’in yağışlı ve sıcak iklimin etkisinde gelişmiştir. Bir kısım bileşikler çözelti halinde ortamdan uzaklaşmışlar ve yerinde kalan demirli bileşikler derişmişlerdir.

3)      Orta Miyosen’in sonlarına doğru yağışlı ve sıcak bir iklim altında çözeltilerin ortamdan ayrılmasıyla bu seviyelerde demir bileşikleri azalmış, buna karşılık nikelli silikatlar büyük çapta derişmişlerdir. Aynı zamanda nikelli kobaltlı bu seviyede, kalıntı killerden olan Saprolit formasyonu gelişmiştir.

4)      Üst Miyosen’in başlangıcındaki kurak iklimde opal ve kalsedon oluşturan silis çözeltileri, bundan önceki seviyeleri örtecek biçimde gelişmiştir.

5)      Batı Anadolu’da meydana gelen tektonizmadan ötürü ortaya çıkan kırıklar boyunca, volkanosedimanter kökenli hidrotermal akışkanlarla mevcut SiO2 lerin yeniden harekete geçmesi ile damar tipi cevherler oluşmuştur.

Karacakaya cevherleşmesi (Şekil 3.2, 3.3), görünürde salt silis kabuğundan ibarettir. Karaçam’daki gibi Fe-Ni ve Co cevherleşmesi söz konusu değildir. Yeşil rengin baskın olduğu opallerin rengi, yapılan jeokimyasal incelemelere göre ana kayaçtan gelen Ni’den ileri gelmektedir. (Gümüş, 1999)

 

OPAL ve KRİZOPRAZ OLUŞUMLARI

V MAKALELER
OPAL OLUŞUMU
Fiyatı      :      TL
Ürünün Özellikleri
  • BİLGİ
  • OPAL OLUŞUMU
[dpsc_display_product]
Ürün Açıklaması Video Tanıtım Yorumlar

Kuvars yerbilimciler arasında en iyi bilinen mineral olmasına rağmen kuvars grubu süs taşları hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Gemolojik olarak kuvars grubu süs taşları makrokristalin, mikrokristalin, kriptokristalin ve silis kayası olmak üzere 4 grupta değerlendirilmektedir. Bunlara amorf silisyum dioksit olan opal de ilave edildiğinde kuvars grubu süs taşlarını 5 ana başlık altında incelemek mümkündür. Türkiye’de bulunan ve ekonomik öneme sahip olan süs taşlarının çoğunluğu kuvars grubundandır. Eskişehir-Sarıcakaya mavi kalsedonları, Yozgat, Amasya, Afyon, Ankara, Eskişehir ve Kütahya civarında bulunan agat ve opaller, Kütahya-Simav ateş opali, Türkiye’nin pek çok yerinde rastlanan silisleşmiş ağaçlar, Balıkesir-Dursunbey ametisleri ile Aydın-Çine kristal kuvarsları bilinen en iyi oluşumlardır. Krizopraz, nikel içeriğinden dolayı yeşil renklenen kriptokristalen yada amorf silika, genellikle kalsedondur (Sachanbinski, 2001). Krizopraz, karakteristik elma yeşili rengiyle kuvars grubunun en değerli üyesidir. İsmi eski Yunanca’da altın bahçe anlamına gelen iki ayrı sözcükten kaynaklanmaktadır: “chyros” ve “prasia”.

Ultraviyole ışık altında rengi soluklaşır ve ısıtma sonucu solgunluk daha da artar. Kalsedonların krom tuzları içeren çözeltilerin etkisi ile yeşile boyanması ve krizopraz imitasyonlarının elde edilmesi mümkündür. Krizopraz iç mekan dekorasyonu için de kullanılmaktadır.

Mücevher kalitesindeki krizoprazın gemolojik özelikleri;

  1. Renk: Elma yeşili, koyu yeşil, açık yeşil ve sarımsı yeşil renklerde görülebilir.
  2. Şeffaflık: Yarı seffaf yada opak şekillerde bulunabilir.
  3. Yüzey parlaklığı: camsı yada reçine parlaklığı gösterir.
  4. Sertlik: Mohs skalasına göre krizoprazın sertliği 6-7 arasındadır.
  5. Özgül ağırlığı: 2.58 – 2.64 arasındadır.
  6. Kırılma indeksi: 1.53 – 1.54 değerlerini verir.
  7. Chelsea filtresi reaksiyonu: yeşildir.
  8. Ultraviyole floresans: yoktur.

Krizoprazın oluşum koşulları serpantinleşmiş ultrabazik kayaçların alterasyonu ile ya da hidrotermal süreçler ile açıklanmaktadır (Sojka vd, 2004). Serpantinin laterizasyonu sonucunda ortaya çıkan silika ve nikelin taşınarak damarlar ve nodüller şeklinde (manyezitle yerdeğiştirerek) krizopraz oluşumuna olanak verir. Avusturalya Marlborough’daki mücevher kalitesindeki krizoprazlar, damarlar ve nodüller şeklinde manyezitçe zengin zonda oluşmuşlardır. Bu bölgeden çıkarılan krizoprazların piyasa değeri yıllık 1 milyon $’dır (Queensland Hükümet kayıtlarından alınmıştır). Dünyadaki diğer önemli oluşumlar ise; Polonya (Lower Silesia), Kazakistan (Sarykul Boldy) ve Afrika’da bulunmaktadır.

Opal ise, bünyesinde %2 ile 20 arasında su ihtiva eden amorf silisyum dioksittir. Opaller üç grupta sınıflandırılmaktadır.

  1. Asil opal: Sahip olduğu silis küreciklerinin diziliminden kaynaklanan renkli ışık oyunları (palyaço) nedeniyle en değerli olan opaldir.
  2. Ateş opali: Karakteristik turuncu renge sahip opaldir.
    1. Adi opal: Işık oyunu göstermeyen, sıklıkla mat ve sütümsü opaldir. Görünümü opalize olarak adlandırılır.

En önemli opal yatakları Avustralya’nın güneyinde bulunmaktadır. Diğer önemli opak yatakları, Brezilya, Guatemala, Endonezya, Japonya, Meksika, Rusya’da bulunmaktadır.

Karacakaya ve Karaçam (Karacakaya köyünün kuzeybatısı) cevherleşmeleri Sivrihisar çevresindeki en önemli Ni-Co-Fe-Opal-Kalsedon yataklarını oluşturur. Karaçam Sivrihisar’ın 22.5 km, Karacakaya ise 17.5 km kuzeyindedir. Karacakaya’daki cevherleşme esas itibariyle opal ve kalsedondan ibarettir. Genelde yeşil, balrengi ve mavimsi opaller baskındır. Damar biçiminde yerleşen cevher BKB doğrultuludur. (Şekil 3.1) Tabanda gabro bileşimli kayaçlar yer alır

 

Karaçam demir-opal-kalsedon cevherleşmesi, ultrabazik ve bazik kayaçlardan gelişen serpantinlerin üzerinde gerçekleşmiştir. Serpantinlerden itibaren yüzeye doğru demir cevheri seviyesi, değişik renkte opal ve kalsedon içerikli killi (Saprolit) seviye, beyaz opalin egemen olduğu opal seviyesi ve de en üstte bir silis kabuğu ayırtlanmıştır. Bu seviyeler bölgede hemen hemen yatay durumdadır (Gümüş, 1999). Demir cevheri seviyesi 40m kalınlığa sahip olup hematit, götit ve limonitten ibarettir. Yapıları böbreğimsi, kolloform biçimindedir. Ayrıca ana kayaçtan kaynaklanan pirit, bravoit, kromit ve manyetit gibi aksesuar mineraller de mevcuttur.

Karaçam Fe-Ni-Co-opal cevherleşmesi lateritleşmeye bağlı bir yataktır. Bu yatağın oluşumu aşağıdaki evrelerde gelişmiştir:

1)      Orta Miyosen’in başlangıcındaki yağışsız fakat sıcak bir iklimin etkisinde kalan ultrabazik ve bazik kayaçlar ayrışmışlar ve serpantinleşmişlerdir. Serpantinlerin bozunması sonucunda manyezit oluşumları gerçekleşmiştir.

2)      Yüzeyde yoğun bir lateritleşme, Orta Miyosen’in yağışlı ve sıcak iklimin etkisinde gelişmiştir. Bir kısım bileşikler çözelti halinde ortamdan uzaklaşmışlar ve yerinde kalan demirli bileşikler derişmişlerdir.

3)      Orta Miyosen’in sonlarına doğru yağışlı ve sıcak bir iklim altında çözeltilerin ortamdan ayrılmasıyla bu seviyelerde demir bileşikleri azalmış, buna karşılık nikelli silikatlar büyük çapta derişmişlerdir. Aynı zamanda nikelli kobaltlı bu seviyede, kalıntı killerden olan Saprolit formasyonu gelişmiştir.

4)      Üst Miyosen’in başlangıcındaki kurak iklimde opal ve kalsedon oluşturan silis çözeltileri, bundan önceki seviyeleri örtecek biçimde gelişmiştir.

5)      Batı Anadolu’da meydana gelen tektonizmadan ötürü ortaya çıkan kırıklar boyunca, volkanosedimanter kökenli hidrotermal akışkanlarla mevcut SiO2 lerin yeniden harekete geçmesi ile damar tipi cevherler oluşmuştur.

Karacakaya cevherleşmesi (Şekil 3.2, 3.3), görünürde salt silis kabuğundan ibarettir. Karaçam’daki gibi Fe-Ni ve Co cevherleşmesi söz konusu değildir. Yeşil rengin baskın olduğu opallerin rengi, yapılan jeokimyasal incelemelere göre ana kayaçtan gelen Ni’den ileri gelmektedir. (Gümüş, 1999)