OTANT�K TA�

Ürünün Özellikleri
  • 1.KALİTE EL İŞÇİLİĞİ
  • 925 AYAR GÜMÜŞ
  • EŞİ YOK
  • KARETTA KABUĞU
  • ÖZEL KUTUSUNDA
  • SAADET YAHU LAFZI
  • SEDEF KAKMA

KARETTA BAĞA ERKEK YÜZÜK (KAPLUMBAĞA KABUĞU)

ÇOK ÖZEL EL İŞÇİLİĞİ KARETTA KABUĞUNA SEDEF KAKMA İLE”SAADET YA HU” LAFZI YAZILMIŞ TAMAMEN EL İŞÇİLİĞİ SATILDIĞINDA EŞİYOK.925 AYAR GÜMÜŞÜ KESİNLİK İLE SARARMA YAPMAZ ALERJİ YAPMAZ.ALAN KİŞİ HAYRINI GÖRSÜN GÜLE GÜLE KULLANSIN

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

www.otantiktas.com sitemizde ve mağazamızda bütün ürünlerimizde olduğu gibi bu ürün grubunda da
Emitasyon ürün bulunmaz.

İnternet sayfamızda ve mağazamızda sunumu yapılan tüm hayvansal ürünlerde olduğu gibi bu ürünümüzün yapımında kullanılan malzeme için de doğadaki canlılara zarar verilmemiştir,ömrünü doldurmuş canlıdan temin edilmiş malzeme kullanılmıştır..

Sedef Taşının Özellikleri Nedir? Sedef Taşının Özellikleri Nelerdir? Sedef Taşı Rengi

Sedef, bir canavardır ki eti yumurta akına benzer. Balık gibi tohum döküp çok yavru hasıl olur. Şöyle kiGüneş, Burc-ı Hamele gelib,yağmur vakti ola, deryanın yüzüne çıkarlar, ağızların açıb, yağmurlarınkatresiniyutub, deryanın dibine inerler.

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

 

Ta ki Güneş Cevza Burcu’na nakl etdik dederyanın yüzüne çıkıb, yüzleriniGüneş’edönerler. Gün döndükçe onlar dahi beraber dönerler ve Gün battıkça yine deryanın dibine inerler.Güneş Seretan Burcu’na nakl ettikde,karınıarında inci hasıl olur.Sedef, sıcak denizlerin akıntılı sularında tuz, kireç ve fosfordan oluşan kalker bir maddedir. beyaz, arusek,çöp, taş sedef olmak üzere çeşitlenir. beyaz sedef, çift kabuklu ve daha düzdür. hakim renk beyaz olsa da;ışığa göre açık mavi, pembe, yeşil, sarı tonlar taşıyabilir. arusek sedef; tek kabuklu ve açık pembe, mavi,yeşil tonlarındadır. çöp sedef koyu renkli, daha çok meneviş ve desen taşır. taş sedef ise, beyaz sedefindaha az parlak olanına denir. sedefin genel olarak bulunduğu yerler özellikle zarif incilerin toplandığıbölgelerdir. avustralya’nın kuzeyi ve doğusu, tahiti, gambier adaları, meksika’nın büyük okyanus kıyıları vemadakaskar’da bol miktarda bulunur.sedef’in aslı, bilindiği gibi deniz yumuşakçalarının kabuklarıdır. uzun ömrün sembolü sayabileceğimiz bukabuklar, milyonlarca yıllık fosiller halinde karalarda da görülür.

sıcak denizlerin yetiştirdiği çok iriyumuşakçaların kabukları, zengin sedef kaynaklarıdır. hammaddesinin sıcak denizlerden sağlanması dolayısıyla sedefkârlığın doğu’da başladığı tahmin edilmektedir. sümer mezarlarında rastlanan ilk sedef
işçiliği örnekleri de bu iddiayı güçlendirmektedir. çin, hindistan, siyam gibi uzak doğu’nun “sanatı vesanatkârı bol” ülkelerinde doğan sedefkârlık, orta asya türkleriyle beraber anadolu’ya gelmiştir. çabukkırılabilen “nazlı” bir malzeme oluşu ve genellikle ahşap üzerine uygulanması nedeniyle, çok eski sedef

 

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

 

işçiliği örneklerine ne yazık ki yeterince sahip değiliz. ancak gerek marko polo ve gerekse türklerle ilişkisiolan bazı bizans elçilerinin hatıralarından, “. . .türklerin sedef veya sedefle bezenmiş çeşitli eşya yapımında”usta olduklarını öğreniyoruz. osmanlı devrinde ilk sedef süsleme işlerine, edirne’deki ikinci bayezid camii
kapı kanatlarında rastlamaktayız

CARETTA

Denizkaplumbağaları yaklaşık 95 milyon yıldan beri dünyamızda yaşamaktadırlar. Ataları, yıllar önce, dinazorların yaşadığı devirde deniz ortamına geçmiş dev kara kaplumbağalarıdır. İlk deniz kaplumbağaları bugünkülere pek benzemiyorlardı. Değişimleri milyonlarca yıl sürmüş ve ayakları yüzgeç şekline dönüşmüş, ağır ve kocaman gövdeleri yassılarak daha hafif ve su yaşamına elverişli bir biçim almıştır. Dinazorlar ve dev kara kaplumbağaları tamamen yok olmuşlardır; bugün ancak müzelerde fosillerini görebilmekteyiz.

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

 

Fakat denizkaplumbağaları nasıl olduysa yaşamlarını sürdürebilmişlerdir. Bunların yedi değişik türü, dünyamızı çevreleyen sıcak ve ılıman okyanuslarda hâlâ yüzmektedirler. Dişilerin karaya çıkarak yuva yapıp yumurtladıkları kısa devreler dışında, bütün hayatlarını suda geçirirler. Denizkaplumbağaları denizi balıklarla, balinalarla, diğer deniz yaratıklarıyla ve bizlerle paylaşırlar. Ülkemiz sularında bu türlerden sadece iki tanesi yaşar: Sini Kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas).

 

İri başlı deniz Kaplumbağası (Caretta caretta)

tosba02bCaretta Caretta deniz kaplumbağası yeşilden biraz daha ufaktır. Ağırlığı 135-180 kilogram arasında değişer. Yengeç ve başka deniz hayvanlarıyla beslenir. Bu kaplumbağa mercan yuvaları ve kayaların yakınında avlanır. Büyük ve kalın kafası, geniş ve kısa boynuyla kolayca tanınabilir. Diğer denizkaplumbağaları gibi, bu da kara kaplumbağalarının tersine başını kabuğunun içine çekemez. Kabuğu bir zırh gibi olmakla beraber, başı ve yüzgeçleri korumasızdır. Bazı köpekbalıkları ve katil balinalar açıkta kalan bu kısımlara saldırabilirler. Fakat sini kaplumbağası iri ve hızlı olduğundan doğal düşmanı çok azdır.

 

Deniz kaplumbağaları Nerelerde Yumurtlar?

Denizkaplumbağaları dünya çevresindeki geniş, ılıman kuşak içinde yaşarlar. Akdeniz’de olduğu gibi Pasifik ve Atlantik okyanuslarında yaşayan kaplumbağa topluluklarının sayıları da her geçen gün azalmaktadır. Denizkaplumbağalarının başka bir özelliği büyüdükleri zaman yumurta bırakmak için doğdukları kumsallara geri dönmeleridir. Bu kaplumbağaların yumartlamak için binlerce kilometre yüzdükten sonra doğdukları yeri nasıl buldukları bilim adamlarınca halen tam anlaşılamamıştır. Akdeniz’deki denizkaplumbağalarının bir kısmının da sadece Akdeniz’de yaşadığı ve kışladığı sanılmaktadır. Kaplumbağaların bu göç hareketleri “markalama”, yani üzerlerine konan özel işaretler ile ancak izlenebilmektedir.

 

Yeşil Kaplumbağa Yumurtluyor

tosba04bDişi yeşil kaplumbağa, her zaman yuvasını yaptığı kumsala tek başına çıktı. Bir süre önce yakın sularda bir erkek yeşil kaplumbağa ile çiftleşmişti. Artık yumurtlama zamanı gelmişti. Bir yumurtlama mevsiminde üç veya dört kere yumurtlayabilir. Suda ne kadar hızlı ve ortama uyumluysa, karada da tam tersine o kadar yavaş, hantal ve savunmasızdır. Dişi kendisini denizden dışarı zorlukla çekti ve kumsalda gelgit sularının erişemeyeceği kadar ilerledi. Yüzgeçleriyle vücuduna göre bir yuva kazdı. Yuvaya yerleşip arka yüzgeçlerini kürek gibi kullanarak şişe şeklinde bir delik kazdı. Sonra bu deliğe pingpong topuna benzer, beyaz ve kaplı görünümü veren yaklaşık yüz adet yumurta bıraktı. Kaplumbağa, yumurtlaması bittikten sonra yuvayı kumla örtecek ve arkasında traktör izine benzeyen bir iz bırakarak ağır ağır denize dönecektir. Ne yazık ki anne kaplumbağa yumurtalarını ne kadar çok tehlikenin beklediğinden habersiz. Çoğu kez insanlar, yumurtaları meraktan veya yemek için topluyor. Ayrıca köpek, tilki veya kum yengeci yumurtaları yemeye çok meraklı. Bu yüzden kaplumbağaların ürediği kumsallar mutlak koruma altına alınmalıdır.

 

Yumurtadan Çıkan Yavrular

tosba05bKumsala varan güneş ışınları kuma gömülü kaplumbağa yumurtalarını ısıtır. Yumurtalar yuvanın içinde gelişir ve iki ay sonra çatlamaya hazır hale gelirler. Yavrular burunlarının ucundaki sivri kısım ile yumurta kabuklarını delmeye başlarlar. Bu özel sivri kısım yumurtadan çıkınca kaybolur. Yavrular kabukları çatlatarak kırarlar. Hepsinin yumurtadan hemen hemen aynı zamanda çıkmaları gereklidir. Çünkü yuvadan kaçış işlemini elbirliğiyle yapmak zorundadırlar. Yavru kaplumbağalar başlarının üzerindeki kumu kazmaya başlarlar. Kum, boş kabuklarının üstüne düşerek çukurun içinde yükselmelerine olanak sağlayan basamaklar oluşturur. Birkaç gün içinde yuvanın tavanına varırlar. Derken bir gece veya bir sabah erken saatlerde kumsalda koyu renkli küçük kafalar ve yüzgeçler belirir. Beş santimetrelik yavrular sürünerek denize doğru yol alırlar.

 

Denize Doğru Yarış

tosba06bKaplumbağa yavruları deniz yönünü denizin pırıltısından hissederler. Suyun üzerindeki parlaklık onları çeker. Yuvadan çıkıp sel gibi akarak denize doğru yarışlarına başlarlar. Hayat dolu ama savunmasız yavrular, kumsal boyunca beceriksizce çabalayıp dururlar. Bunların da anneleri gibi denize varabilmeleri için etrafın tamamen karanlık olması gereklidir. Işık yanan bir ev, araba, sokak lambası varsa yavrular ışığa doğru ilerler ve sonunda hepsi ölürler. Yavruların gece çıkmalarının asıl sebebi ise kızgın güneşten korunmak içindir. Gündüz çıkacak olsalar güneşin kavurucu sıcaklığı onları derhal kurutup öldürecektir

Yumurtadan çıkan yavruların kabukları yumaşaktır ve kendilerini koruma nitelikleri çok az olduğundan pek çok doğal düşmana yem olur: Yengeç orduları onları yakalar veya deniz kuşları toplanıp, küçük kaplumbağaları keskin gagalarıyla yakalayıp kendilerine ziyafet çekerler. Yavrulardan çok azı denize varabilir ve bunların çoğu balıklara yem olur. Yavrulardan ancak bir, iki tanesi hayatta kalır. Yaşamlarının ilk yılını nerede geçirdikleri doğanın çok sayıdaki sırlarından biridir. Örneğin yeşil kaplumbağalar bir yaşına gelip kıyılardaki sığ sularda beslenmeye başlayana kadar hiç ortalıkta görünmezler. Bir yaşındaki yavrular bir yemek tabağı büyüklüğündedirler.

 

HAYATI DENİZDE GEÇEN BİR CANLI NİÇİN KARAYA ÇIKSIN?

tosba07bDenizde yaşayıp, beslenen kaplumbağa karaya bir tek amaç için çıkar; soy devamını sağlamak. Yüzlerce kilometreyi ve büyük tehlikeleri aşarak karaya çıkan deniz kaplumbağaları yuvalamak için kendisine uygun kum arar. Kumu bulunca yuva yapmaya başlar. Önce, ön ve arka yüzgeçlerini ritmik bir şekilde kullanarak geniş bir çukur oluşturur. Bu geniş çukur içine arka yüzgeçlerini kullanarak 30-40cm çapında 60-70cm derinlikte bir çukur açar. Arka yüzgeçlerini kullanarak kumu pençe hareketi ile dışarı atar, çukur oluştuktan sonra çukur ağzına, saracak şekilde, arka yüzgeçlerini yerleştirir. Böylece çukura kumun dِkülmesine engel teşkil etmiş olur. Bundan sonra çukura yumurtalarını bırakır. Yumurtalar ping-pong topu büyüklüğündedir. Yumurta bırakma işi bitince arka yüzgeçlerini kullanarak çukuru kapatır. Açmış olduğu geniş alanı, burayı terk ederken, arka ve ön yüzgeçleri kullanarak kumla kapatmaya çalışır. Bu şekilde yavruların gelişimi yumurta içinde güvenle olur. Artık kaplumbağa yorgun argın denize doğru yol alır. Kum güneş ışınları ile ısınır ve altındaki yumurtaları ısıtır. Bu şekilde yavruların gelişimi yaklaşık olarak 45-60 gün sürmektedir. Yavrular gece veya sabaha doğru yumurtadan çıkar. Yavrular suyun üzerindeki ışık yansımalarını görerek denize doğru yönlenirler. Suya varmaları normal koşullar altında 10-15 dakika sürer. Ancak sahilin kirli oluşu, yengeçlerin, tilkilerin, köpeklerin, deniz kuşlarının bulunması halinde bu süre işlemeyebilir. Ya ölürler ya da yem olurlar. Denize girdikleri zaman da büyük balıkların saldırısına uğrarlar.

 

Yumurtlayacak Yeri Yok

Bir denizkaplumbağası Türkiye’nin güney sahillerinin cennet köşelerinden biri olan Side kıyılarında bir kumsala sürünerek çıkar, şaşırır. Bir de ne görür? Kumsalın büyük bir kısmını apartman ve oteller işgal etmiş. Geri kalan dar kumsal şeridinde ise insan kalabalığı vardır. Kaplumbağa tekrar denize açılıp gece geri döner. Bu sefer pencerelerdeki yüzlerce ışık ortalığı aydınlattığından kumsal pırıl pırıldır. Kumsalın bazı yerleri ise beton rıhtımlarla çevrelenmiş ve yükselmiş. Kaplumbağaya artık yumurtlayacak yer kalmamıştır. Kıyının başka bir yerinde başka bir kaplumbağa boş kalmış ufak ber kumsal şeridine çıkıp yumurtlar. Yavrular yumurtalardan çıkma günü gelince ışıklara doğru sürünürler. Fakat vardıkları yer deniz değil, yakındaki bir yolun sokak lambalarının ışığıdır. Ertesi gün yakıcı güneşin altında hepsi ölecektir. Bir zamanlar denizkaplumbağalarının güvence içinde yumurtlamalarına uygun yüzlerce kilometre uzunluğunda kıyılar vardı. Bugün artık her şey değişti.

 

 

 

 

KARETTA BAĞA ERKEK YÜZÜK (KAPLUMBAĞA KABUĞU)

ÇOK ÖZEL EL İŞÇİLİĞİ KARETTA KABUĞUNA SEDEF KAKMA İLE”SAADET YA HU” LAFZI YAZILMIŞ TAMAMEN EL İŞÇİLİĞİ SATILDIĞINDA EŞİYOK.925 AYAR GÜMÜŞÜ KESİNLİK İLE SARARMA YAPMAZ ALERJİ YAPMAZ.ALAN KİŞİ HAYRINI GÖRSÜN GÜLE GÜLE KULLANSIN

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

www.otantiktas.com sitemizde ve mağazamızda bütün ürünlerimizde olduğu gibi bu ürün grubunda da
Emitasyon ürün bulunmaz.

İnternet sayfamızda ve mağazamızda sunumu yapılan tüm hayvansal ürünlerde olduğu gibi bu ürünümüzün yapımında kullanılan malzeme için de doğadaki canlılara zarar verilmemiştir,ömrünü doldurmuş canlıdan temin edilmiş malzeme kullanılmıştır..

Sedef Taşının Özellikleri Nedir? Sedef Taşının Özellikleri Nelerdir? Sedef Taşı Rengi

Sedef, bir canavardır ki eti yumurta akına benzer. Balık gibi tohum döküp çok yavru hasıl olur. Şöyle kiGüneş, Burc-ı Hamele gelib,yağmur vakti ola, deryanın yüzüne çıkarlar, ağızların açıb, yağmurlarınkatresiniyutub, deryanın dibine inerler.

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

 

Ta ki Güneş Cevza Burcu’na nakl etdik dederyanın yüzüne çıkıb, yüzleriniGüneş’edönerler. Gün döndükçe onlar dahi beraber dönerler ve Gün battıkça yine deryanın dibine inerler.Güneş Seretan Burcu’na nakl ettikde,karınıarında inci hasıl olur.Sedef, sıcak denizlerin akıntılı sularında tuz, kireç ve fosfordan oluşan kalker bir maddedir. beyaz, arusek,çöp, taş sedef olmak üzere çeşitlenir. beyaz sedef, çift kabuklu ve daha düzdür. hakim renk beyaz olsa da;ışığa göre açık mavi, pembe, yeşil, sarı tonlar taşıyabilir. arusek sedef; tek kabuklu ve açık pembe, mavi,yeşil tonlarındadır. çöp sedef koyu renkli, daha çok meneviş ve desen taşır. taş sedef ise, beyaz sedefindaha az parlak olanına denir. sedefin genel olarak bulunduğu yerler özellikle zarif incilerin toplandığıbölgelerdir. avustralya’nın kuzeyi ve doğusu, tahiti, gambier adaları, meksika’nın büyük okyanus kıyıları vemadakaskar’da bol miktarda bulunur.sedef’in aslı, bilindiği gibi deniz yumuşakçalarının kabuklarıdır. uzun ömrün sembolü sayabileceğimiz bukabuklar, milyonlarca yıllık fosiller halinde karalarda da görülür.

sıcak denizlerin yetiştirdiği çok iriyumuşakçaların kabukları, zengin sedef kaynaklarıdır. hammaddesinin sıcak denizlerden sağlanması dolayısıyla sedefkârlığın doğu’da başladığı tahmin edilmektedir. sümer mezarlarında rastlanan ilk sedef
işçiliği örnekleri de bu iddiayı güçlendirmektedir. çin, hindistan, siyam gibi uzak doğu’nun “sanatı vesanatkârı bol” ülkelerinde doğan sedefkârlık, orta asya türkleriyle beraber anadolu’ya gelmiştir. çabukkırılabilen “nazlı” bir malzeme oluşu ve genellikle ahşap üzerine uygulanması nedeniyle, çok eski sedef

 

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

 

işçiliği örneklerine ne yazık ki yeterince sahip değiliz. ancak gerek marko polo ve gerekse türklerle ilişkisiolan bazı bizans elçilerinin hatıralarından, “. . .türklerin sedef veya sedefle bezenmiş çeşitli eşya yapımında”usta olduklarını öğreniyoruz. osmanlı devrinde ilk sedef süsleme işlerine, edirne’deki ikinci bayezid camii
kapı kanatlarında rastlamaktayız

CARETTA

Denizkaplumbağaları yaklaşık 95 milyon yıldan beri dünyamızda yaşamaktadırlar. Ataları, yıllar önce, dinazorların yaşadığı devirde deniz ortamına geçmiş dev kara kaplumbağalarıdır. İlk deniz kaplumbağaları bugünkülere pek benzemiyorlardı. Değişimleri milyonlarca yıl sürmüş ve ayakları yüzgeç şekline dönüşmüş, ağır ve kocaman gövdeleri yassılarak daha hafif ve su yaşamına elverişli bir biçim almıştır. Dinazorlar ve dev kara kaplumbağaları tamamen yok olmuşlardır; bugün ancak müzelerde fosillerini görebilmekteyiz.

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

KARETTA BAĞA SEDEF KAKMA YÜZÜK

 

Fakat denizkaplumbağaları nasıl olduysa yaşamlarını sürdürebilmişlerdir. Bunların yedi değişik türü, dünyamızı çevreleyen sıcak ve ılıman okyanuslarda hâlâ yüzmektedirler. Dişilerin karaya çıkarak yuva yapıp yumurtladıkları kısa devreler dışında, bütün hayatlarını suda geçirirler. Denizkaplumbağaları denizi balıklarla, balinalarla, diğer deniz yaratıklarıyla ve bizlerle paylaşırlar. Ülkemiz sularında bu türlerden sadece iki tanesi yaşar: Sini Kaplumbağası (Caretta caretta) ve Yeşil Kaplumbağa (Chelonia mydas).

 

İri başlı deniz Kaplumbağası (Caretta caretta)

tosba02bCaretta Caretta deniz kaplumbağası yeşilden biraz daha ufaktır. Ağırlığı 135-180 kilogram arasında değişer. Yengeç ve başka deniz hayvanlarıyla beslenir. Bu kaplumbağa mercan yuvaları ve kayaların yakınında avlanır. Büyük ve kalın kafası, geniş ve kısa boynuyla kolayca tanınabilir. Diğer denizkaplumbağaları gibi, bu da kara kaplumbağalarının tersine başını kabuğunun içine çekemez. Kabuğu bir zırh gibi olmakla beraber, başı ve yüzgeçleri korumasızdır. Bazı köpekbalıkları ve katil balinalar açıkta kalan bu kısımlara saldırabilirler. Fakat sini kaplumbağası iri ve hızlı olduğundan doğal düşmanı çok azdır.

 

Deniz kaplumbağaları Nerelerde Yumurtlar?

Denizkaplumbağaları dünya çevresindeki geniş, ılıman kuşak içinde yaşarlar. Akdeniz’de olduğu gibi Pasifik ve Atlantik okyanuslarında yaşayan kaplumbağa topluluklarının sayıları da her geçen gün azalmaktadır. Denizkaplumbağalarının başka bir özelliği büyüdükleri zaman yumurta bırakmak için doğdukları kumsallara geri dönmeleridir. Bu kaplumbağaların yumartlamak için binlerce kilometre yüzdükten sonra doğdukları yeri nasıl buldukları bilim adamlarınca halen tam anlaşılamamıştır. Akdeniz’deki denizkaplumbağalarının bir kısmının da sadece Akdeniz’de yaşadığı ve kışladığı sanılmaktadır. Kaplumbağaların bu göç hareketleri “markalama”, yani üzerlerine konan özel işaretler ile ancak izlenebilmektedir.

 

Yeşil Kaplumbağa Yumurtluyor

tosba04bDişi yeşil kaplumbağa, her zaman yuvasını yaptığı kumsala tek başına çıktı. Bir süre önce yakın sularda bir erkek yeşil kaplumbağa ile çiftleşmişti. Artık yumurtlama zamanı gelmişti. Bir yumurtlama mevsiminde üç veya dört kere yumurtlayabilir. Suda ne kadar hızlı ve ortama uyumluysa, karada da tam tersine o kadar yavaş, hantal ve savunmasızdır. Dişi kendisini denizden dışarı zorlukla çekti ve kumsalda gelgit sularının erişemeyeceği kadar ilerledi. Yüzgeçleriyle vücuduna göre bir yuva kazdı. Yuvaya yerleşip arka yüzgeçlerini kürek gibi kullanarak şişe şeklinde bir delik kazdı. Sonra bu deliğe pingpong topuna benzer, beyaz ve kaplı görünümü veren yaklaşık yüz adet yumurta bıraktı. Kaplumbağa, yumurtlaması bittikten sonra yuvayı kumla örtecek ve arkasında traktör izine benzeyen bir iz bırakarak ağır ağır denize dönecektir. Ne yazık ki anne kaplumbağa yumurtalarını ne kadar çok tehlikenin beklediğinden habersiz. Çoğu kez insanlar, yumurtaları meraktan veya yemek için topluyor. Ayrıca köpek, tilki veya kum yengeci yumurtaları yemeye çok meraklı. Bu yüzden kaplumbağaların ürediği kumsallar mutlak koruma altına alınmalıdır.

 

Yumurtadan Çıkan Yavrular

tosba05bKumsala varan güneş ışınları kuma gömülü kaplumbağa yumurtalarını ısıtır. Yumurtalar yuvanın içinde gelişir ve iki ay sonra çatlamaya hazır hale gelirler. Yavrular burunlarının ucundaki sivri kısım ile yumurta kabuklarını delmeye başlarlar. Bu özel sivri kısım yumurtadan çıkınca kaybolur. Yavrular kabukları çatlatarak kırarlar. Hepsinin yumurtadan hemen hemen aynı zamanda çıkmaları gereklidir. Çünkü yuvadan kaçış işlemini elbirliğiyle yapmak zorundadırlar. Yavru kaplumbağalar başlarının üzerindeki kumu kazmaya başlarlar. Kum, boş kabuklarının üstüne düşerek çukurun içinde yükselmelerine olanak sağlayan basamaklar oluşturur. Birkaç gün içinde yuvanın tavanına varırlar. Derken bir gece veya bir sabah erken saatlerde kumsalda koyu renkli küçük kafalar ve yüzgeçler belirir. Beş santimetrelik yavrular sürünerek denize doğru yol alırlar.

 

Denize Doğru Yarış

tosba06bKaplumbağa yavruları deniz yönünü denizin pırıltısından hissederler. Suyun üzerindeki parlaklık onları çeker. Yuvadan çıkıp sel gibi akarak denize doğru yarışlarına başlarlar. Hayat dolu ama savunmasız yavrular, kumsal boyunca beceriksizce çabalayıp dururlar. Bunların da anneleri gibi denize varabilmeleri için etrafın tamamen karanlık olması gereklidir. Işık yanan bir ev, araba, sokak lambası varsa yavrular ışığa doğru ilerler ve sonunda hepsi ölürler. Yavruların gece çıkmalarının asıl sebebi ise kızgın güneşten korunmak içindir. Gündüz çıkacak olsalar güneşin kavurucu sıcaklığı onları derhal kurutup öldürecektir

Yumurtadan çıkan yavruların kabukları yumaşaktır ve kendilerini koruma nitelikleri çok az olduğundan pek çok doğal düşmana yem olur: Yengeç orduları onları yakalar veya deniz kuşları toplanıp, küçük kaplumbağaları keskin gagalarıyla yakalayıp kendilerine ziyafet çekerler. Yavrulardan çok azı denize varabilir ve bunların çoğu balıklara yem olur. Yavrulardan ancak bir, iki tanesi hayatta kalır. Yaşamlarının ilk yılını nerede geçirdikleri doğanın çok sayıdaki sırlarından biridir. Örneğin yeşil kaplumbağalar bir yaşına gelip kıyılardaki sığ sularda beslenmeye başlayana kadar hiç ortalıkta görünmezler. Bir yaşındaki yavrular bir yemek tabağı büyüklüğündedirler.

 

HAYATI DENİZDE GEÇEN BİR CANLI NİÇİN KARAYA ÇIKSIN?

tosba07bDenizde yaşayıp, beslenen kaplumbağa karaya bir tek amaç için çıkar; soy devamını sağlamak. Yüzlerce kilometreyi ve büyük tehlikeleri aşarak karaya çıkan deniz kaplumbağaları yuvalamak için kendisine uygun kum arar. Kumu bulunca yuva yapmaya başlar. Önce, ön ve arka yüzgeçlerini ritmik bir şekilde kullanarak geniş bir çukur oluşturur. Bu geniş çukur içine arka yüzgeçlerini kullanarak 30-40cm çapında 60-70cm derinlikte bir çukur açar. Arka yüzgeçlerini kullanarak kumu pençe hareketi ile dışarı atar, çukur oluştuktan sonra çukur ağzına, saracak şekilde, arka yüzgeçlerini yerleştirir. Böylece çukura kumun dِkülmesine engel teşkil etmiş olur. Bundan sonra çukura yumurtalarını bırakır. Yumurtalar ping-pong topu büyüklüğündedir. Yumurta bırakma işi bitince arka yüzgeçlerini kullanarak çukuru kapatır. Açmış olduğu geniş alanı, burayı terk ederken, arka ve ön yüzgeçleri kullanarak kumla kapatmaya çalışır. Bu şekilde yavruların gelişimi yumurta içinde güvenle olur. Artık kaplumbağa yorgun argın denize doğru yol alır. Kum güneş ışınları ile ısınır ve altındaki yumurtaları ısıtır. Bu şekilde yavruların gelişimi yaklaşık olarak 45-60 gün sürmektedir. Yavrular gece veya sabaha doğru yumurtadan çıkar. Yavrular suyun üzerindeki ışık yansımalarını görerek denize doğru yönlenirler. Suya varmaları normal koşullar altında 10-15 dakika sürer. Ancak sahilin kirli oluşu, yengeçlerin, tilkilerin, köpeklerin, deniz kuşlarının bulunması halinde bu süre işlemeyebilir. Ya ölürler ya da yem olurlar. Denize girdikleri zaman da büyük balıkların saldırısına uğrarlar.

 

Yumurtlayacak Yeri Yok

Bir denizkaplumbağası Türkiye’nin güney sahillerinin cennet köşelerinden biri olan Side kıyılarında bir kumsala sürünerek çıkar, şaşırır. Bir de ne görür? Kumsalın büyük bir kısmını apartman ve oteller işgal etmiş. Geri kalan dar kumsal şeridinde ise insan kalabalığı vardır. Kaplumbağa tekrar denize açılıp gece geri döner. Bu sefer pencerelerdeki yüzlerce ışık ortalığı aydınlattığından kumsal pırıl pırıldır. Kumsalın bazı yerleri ise beton rıhtımlarla çevrelenmiş ve yükselmiş. Kaplumbağaya artık yumurtlayacak yer kalmamıştır. Kıyının başka bir yerinde başka bir kaplumbağa boş kalmış ufak ber kumsal şeridine çıkıp yumurtlar. Yavrular yumurtalardan çıkma günü gelince ışıklara doğru sürünürler. Fakat vardıkları yer deniz değil, yakındaki bir yolun sokak lambalarının ışığıdır. Ertesi gün yakıcı güneşin altında hepsi ölecektir. Bir zamanlar denizkaplumbağalarının güvence içinde yumurtlamalarına uygun yüzlerce kilometre uzunluğunda kıyılar vardı. Bugün artık her şey değişti.