Çakraları Açmak ve
Çakra Çalışmaları
“Çakralar” konusunda her yerde binlerce kitap ve yazı bulabilirsiniz. Bu kitapların ve yazıların hepsi, çakralar açılıp kontrol edilirse ne kadar müthiş ve fizikötesi şeyler yapabileceğimizden bahsedip durur. VE HİÇBİRİ “ÇAKRALAR NASIL AÇILIR” ANLATMAZ! İnternette bile saklanır bu, bulamazsınız. -Daha doğrusu bulamazdınız. Şimdi elinizde, okuyorsunuz..-
/.Çakralar NEDEN Açılır?
Çakraların önemi bilinen bir konudur. Ezoterik tüm akımlarda yapılması zaruri olan çalışmalar çakra çalışmalarıdır. Nefes, meditasyon gibi çalışmaların amaçlarından birisi ve bir açıdan en önemlisi çakraları açmak ve onların bir nevi kapı görevi gördüğü enerji kanallarından akan işimize yarayacak olan enerjiyi kontrol etmektir.
Çakra çalışmaları ile şunlar kazanılır:
SEKSÜEL GÜÇ
Kök çakranın açılması ile seksüel gücün yaklaşık olarak 8 katına çıkması. Kök çakranın ilk açılışlarında (kişinin otokontrolüne dayalı olarak rakam değişir) birkaç saat içinde erkek için 6-10 arası orgazm yaşanır. Kontrol edilmezse beden sağlığı için zararlı olabilir. Kontrolü durumunda kişiyi çok güçlendirir. Kök çakranın açılması aynı zamanda kişinin cinsel açıdan ilişkilerinde tatmin olmasını ve tatmin edebilmesini çok yükseltir. Kök çakra açılınca kişinin yaşam gücü tavan yapar. İnsanın ruhundan bedenine yaşam enerji akışının kapısı Kök çakradır ve kapının açılması kişiyi her türlü pasiflikten kurtarır. Kişi bir yırtıcı varlığa dönüşür, kendi içinde herşeyi yapmaya istek bulmaya başlar. Kendisini kontrol edemediği takdirde hiperaktiflik problemi yaşanabilir. Ayrıca kadınlarda menstrüasyon döneminin değişken yüksek enerjilerini yönetmeye yarar, ki bunun anlamı büyüktür.
ASLA BOZULMAYAN BİR VÜCUT
Çakra çalışmaları ile çakralar açıldığında ve kontrolleri sağlandığında, vücudun neresinde istenmeyen bir etki başlarsa, hemen o bölgedeki ana çakra ve diğer küçük çakralarla, enerjiyi kontrol ederek o bölgenin diriliğini korumak, şeklini düzeltmek çocuk oyuncağıdır. Bunu çok basit şekilde Reiki’ciler yapar fakat Reiki enerjisi kişinin kontrolü dışında olduğu için kişinin her istediği konuda kullanması mümkün değildir. Bu yüzden, vucüt formunu sporsuz, ameliyatsız ve ilaçsız olarak sürdürmenin tek yolu çakraları kontrol etmektir. Aslında, çakralarını kontrol edebilen kişiler zaten spor yapan ya da ameliyat olan kişilerden daha yoğun zihinsel ve ruhsal çalışmalar yapmış kişilerdir ve böyle bir forma sahip olmak elbette en doğal hakları olmaktadır. Çalışan kişinin elde ettikleri hakkıdır.
KARŞI CİNSİN AŞIRI İLGİSİ
Kalp çakrası açıldığında kişinin yaşamı tamamen değişir. Aslında şöyle söylenebilir: Kalp çakrası açık olan kişiye herkes istemsiz aşık olur. Kalp çakrası açık olan bir erkeğe, erkeğin tipine bakmaksızın tüm kadınların “istemsiz şekilde” ilgisi kayar. Kalp çakrasından saçılan enerji bilinç ve bilinçaltı ile birinci derecede uyarandır. Kişi isterse, elde ettiği bu olağanüstü ilgiyi enerji olarak emebilir. Bu durumun bazı sakıncaları vardır. Kişinin -erkek ya da kadın- ailesinden de kişiye sapıkça ilgilerin yükselmesi çok mümkündür. Kişinin tecavüze uğraması imkanı vardır. Erkek ise, yine erkeklerden de gelebilecek “sevgi/aşk” talepleri oluşabilir. Ya da, kalp çakrasını açmış bir erkeğe kızlardan gelen ilgi, diğer erkekleri kalp çakrasını açmış olan erkeğe kıskançlık dolayısıyla düşman edebilir. Bütün bunlar kadınlar için de aynen geçerlidir.
SAĞLIK
Vücudun ve ruhun sağlığını tam olarak dengeye ve maksimum düzene getirebilecek tek şey çakra çalışmalarıdır. Bunun başka yolu yoktur. Çakralarını temizlemiş ve düzenlemiş bir kişinin hayatı boyunca karşılaşabileceği hiçbir hastalık yahut psikolojik bozukluk mümkün değildir. Ancak kısa süreli mevsimlik virütik hastalıklara yakalanmak mümkündür (grip gibi). Kanser, kalp krizi, sara ve benzeri hastalıkların oluşmasını kesin olarak engellediği gibi, eğer hastalık vuku bulmuşsa ve insanın çakra çalışmalarında orta düzey uzmanlaşmasına yetecek kadar yaşam süresi kalmışsa, hastalığından kurtulmasını da sağlar.
ZEKA VE HAFIZA
Çakra çalışmalarının 6. ve 7. çakraya ait olanları beynin kullanılmayan yerlerini zorlayarak açar. Kişinin çalışmaların ilk zamanlarında şiddetli baş ağrıları ve gün içinde seyirmeler yaşaması normaldir. Beynin daha önceden hiç hissedilmemiş bölümleri hissedilmeye başlar. Konsantrasyon yükselir ve belli süre sonra insan beyninin çok daha hızlı çalışmaya başladığını farkeder. Kısacası, sıradan insan beyninin yüzde 3ünü kullanıyorsa, çakra çalışmaları ile bu oran şiddetle artmaya başlar. Hafızadaki yükselme daha fazla zaman alır.
KENDİNE GÜVEN
Çakra çalışmalarının bana kalırsa kişiye kazandıracağı en önemli şey kendine güvendir. Sonuç olarak kendine güveni olmayan bir insan istediği kadar uğraşırsa uğraşsın hiçbir amacında başafrılı olamaz, hiçbir isteğini gerçekleştiremez. Karşı cinsten çekinir, utanır, sıkılır. Yetenekleri ile çalışırsa başarabileceği ne olursa olsun, ilk baştan psikolojik olarak pes etmiştir. Hiçbir işe başlama cesareti bile bulamaz. Çoğunlukla bu insanlar bir de bu ezikliklerini gizlemek için “kibirliymiş” havalarında maskeler üretirler. Bunlar çok berbat şeylerdir ama kurtuluşu vardır. Kurtuluşu psikolojik ve fiziksel tedavilerin karışımını gerektirir. Bunun en kısa ve kesin tedavisi çakra çalışmalarıdır çünkü çakra çalışmaları kişinin fiziksel bedenini de, ruhsal enerjisini/aurasını da tedavi edecek, ve bunu hızlıca gerçekleştirecek tek yoldur. Kendine güveni gelen insan, sadece çakra çalışmalarını değil, hayatta ne istiyorsa, söküp alacaktır. O kişi, Nietzsche’nin sözünü ettiği “istediğini alan Üstünİnsan” formuna en yakın kişidir, ideal Satanistin final şeklidir.
2.Bilinmesi Gerekenler
Çakra çalışmalarını okuyucunun yapabilmesi için bazı bilgilere ihtiyacı vardır. Bu bilgilere sahip olmayan okuyucu çalışmayı anlayamaz. Ya da önemli kısmını atlar. Beceremez. Yaptığı şey boşa gider. Bunlar şu şekildedir:
i. Çakraların ne olduğunu ve yerlerini bilmesi lazımdır. Çakraların ne olduğunu herkes netten biraz araştırsın, yine de biz
yerlerini buraya özet şekilde koyuyoruz.
ii. İmajinasyon (yani hayal gücü/imgeleme/vizyon/gözönünde canlandırma denen şey) nedir, ne işe yarar, nasıl çalışır, önemi
nedir, bilmelidir. Bunu bilmezse ve çalışmaların imajinasyon kısımlarını yapmazsa, çalışmanın sadece tiyatrosunu oynamış
olur. Hiçbir işe yaramaz. İmajinasyonun anlamını ve değerini daha iyi anlatması bakımından Satanist Orta Sütun
Çalışması’ndan şu satırları ödünç alıyorum:
“Dikkat edilmelidir ki, ritüellerde herşey “hayal” üzerine kuruludur. Hayal etmesini bilmiyorsanız, enerjiyi kullanamazsınız, ve unutmayın şu ünlü sözü: “Hayal Gücü asla ve asla hayal ürünü değildir.” Hayal edilen, düşünülen, imajine edilen şeyin hemen bir kopyesi astral planda oluşur, bunu “mimari bir dizayn” olarak kabul etmek mümkündür. Bu dizayna/hayale yönlendirilen enerji ile bu hayal,astral planda sabitlenmeye, güçlenmeye başlar. (Bunu oyunlardaki enerji buff’lamaya benzetebilirsiniz. Enerjiyi “inanmakla” -yani hayal etmekle/imajinasyonla/hissetmekle buff’lıyorsunuz. Ve tasarladığınız dizayn inşa olmaya başlıyor.) Yeteri kadar güçlendirilen hayal/imajinasyon/dizaynlar, aynen fizik planda -bu yaşadığımız ve hayal olmadığını kabul ettiğimiz evrende- varolur. Aslında büyünün/majinin çalışma prensibi de budur. Ama biz burada büyüye değil, enerjisel çalışmamıza odaklı bir ritüeli açıklayacağız. Ve bu ritüelde imajinasyon/hayal etme çok kullanılacaktır. Bu hususa dikkat edilmelidir, ritüel şeklen yapıldığında -yani tiyatrosu oynandığında- hiçbir işe yaramaz. Ama hissedilmesi ve hayal edilmesi gereken şeyleri bilen kişi, eğer bu ritüeli (veya herhangi bir ritüeli) şekilleri uygulamadan ve sadece uzanarak bile yapsa, doğru yapmış olabilir. Yani öncelik, “bu şekilde hissedin” ve “bunu hayal edin” veya “taç küresinin yaratıcılığını düşünün/tefekkür edin, bu yaratıcı enerji başınızın üstünde varolduğunu imajine ettiğiniz küreden aşağıya aksın” gibi talimatları, yapabildiğiniz en ileri düzeyde denemenizdir. Kendinizi tek aşırı zorlamanız gereken yer, bu hissetmeyle paralel olması gereken imajinasyonlardır. Bu paragrafta anlattığımız dikkat edilmesi gereken noktalar, aslında tüm majikal çalışmalarda dikkat edilmesi şart olan birincil kuraldır.”
3.Çakraların Yerleri Hakkında Özet Bilgi
4. Kalp çakrası memelerin arasında, tam memeler hizasında kaburgaların ve göğsün orta kemiğinin üzerinde
merkezleşmiştir.
5. Boğaz çakrası boğazın biraz altında, kemiğin başladığı yerin hemen üstünde kalan paarmağımızı gezdirdiğimizde yumuşak
ve boş gelen yerde merkezileşmiştir.
Bununla beraber, çakraların yerlerinin daha farklı olduğu iddiaları da çoktur. Aslında, her türlü çalışmada yukardaki klasik tasnifler çalışır. Çünkü başka türlü iddia edenler bu genel bölgelerin yerlerinin farklı olduğunu iddia etmez. Ama mesela 2. çakranın iki parça olduğunu, bunun bir parçasının pankreas tarafında diğerinin de ona simetrik olarak midenin alt sınırı civarlarında bulunduğunu iddia ederler.
Aleister Crowley’in çakra bölgeleri açıklamaları da çok önemlidir ve değişiktir.
Çakra Açma Çalışmaları
Çakraları açmak için yapılabilecek çalışmalar vardır. Bunların en önemlisi mantra çalışmalarıdır. (Mantra çalışması, zikre benzer fakat zikirde zikredilen kelime kısa kısa hızlı hızlı geçilirken, mantrada ise söylenen söz sanki bir opera sanatçısı gibi uzatılır, titreştirilir, elbette bağırmaya gerek yoktur.. )
Rahat ve sırtın dik olduğu bir pozisyonda durulur.
Çeşitli nefes teknikleri ile vücut rahatlatılır ve enerjisi temizlenir.
Kök çakra çalışması yapılır:
1. Kök çakranın bulunduğu yerde, çalışma boyunca, bir titreşim hissedilmeye çalışılır, yada imajine edilir. (İmajinasyon nedir, ne işe yarar; bunları kişinin bilmesi lazım. Bu yazının ikinci kısmında bundan bahsedildi. Yeterli gelmedi ise şu yazıyı tamamen okuyun, çünkü yazının son kısımlarında çok kesin örnekler var:
2. Kök çakranın bulunduğu yerde varolduğunu imajine etmemiz gereken bir simge vardır. Bu simge kök çakranın simgesidir.
Kök çakranın simgesi şöyledir:
3. Ağzımızdan sesli şekilde çakranın özel mantrasını(sözünü) söyleriz. Kök çakranın mantrası “LEM”dir. (LEMMMMMM şeklinde söyleriz.)
ÖNEMLİ
Mantra titreştirilerek ve son harfi uzatılarak nefes yettiğince söylenir. Simgeyi imajine etmek de tam olarak bu mantrayı titreştirerek söylerken olmalıdır. Nefes alınır, çakrada baskı hissedilir, mantra titreştirilerek ve uzatılarak söylenir, söylenirken de çakranın üzerinde olduğunu hayal ettiğimiz sembolü görmeye-hissetmeye çalışırız, yani bunların hepsi aynı anda olur, hepsini aynı anda yaparız. Bu yaptığımız nefes alma- verme kısmını (nefesi alıp, şekli imajine edip, mantrayı titreştirip söylememiz; bunların hepsini yapmamız “1” defayı tamamlamak anlamına gelir.) 100 defa ardarda yaparız. (Sayısı da önemlidir.)
PROGRAM
Her çakranın sembolü farklıdır. Her çakranın mantrası da farklıdır.
Aşağıda hangi çakranın mantrası ve sembolü nedir veriyoruz. Çalışma programı ise, her gün kök çakradan taç çakraya
gidecek şekilde sırasıyla çakraları geçmektir. Toplam 7 günlük bir programdır. Bittikten sonra tekrar edilir. Kaç kez tekrar
edileceği, kişideki etkilerine ve kişinin çalışmaya verdiği dikkate bağlıdır.
Yani birinci gün KÖK çakra, yani kök çakra mantrası ve simgesi beraber çalışılır, 100 defa.
İkinci gün de ikinci çakra olan SAKRAL çakra çalışılır. Gene 100 defa. Kendi özel simgesi ve mantrası ile.
3, 4, 5.. böyle gider diğer günler. 7. gün yedinci çakra tamamlanır ve çalışma sona erer. Her çakra için 100 defa çalışılmıştır.
Çalışma ilk okunduğunda göze çok kolay görünür, ama dik durmak, titreştirerek söyleyebilmek, ve en önemlisi de, simgenin
imajinasyonunda konsantrasyonu çok da kaybetmeden, imajinasyonu elden geldiğince devam ettirerek yapabilmek çok zor
iştir. 100 tanesi adamı terden öldürebilir.
ÇAKRALARIN MANTRALARI
KÖK ÇAKRA: LEM (LEMMMMM şeklinde söylenir) İKİNCİ (Savadhisthana) ÇAKRA: VEM (VEMMMMMMMMMM) SOLAR PLEXUS ÇAKRA: REM (REMMMMMMMMMMM) KALP ÇAKRA: YEM (YEMMMMMMMMMMMM) BOĞAZ ÇAKRA: HEM (HEMMMMMMMMMMMM)
ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRA: AM (AMMMMMMMMMMMMM)
TAÇ ÇAKRA: AUM (AUMMMMMMMMMMMM)
Kök Çakra
Muladhara
Aura, Evrensel Enerji Alanının varlıkların etrafında yer alan parçasıdır diyebiliriz. Aura çeşitli katmanlardan oluşur, bu katmanlar çoğu zaman süptil bedenler olarak adlandırılır, bunlar birbirlerine nüfuz eden, birbirlerini çevreleyen ardışık katmanlar halindedir.
İçteki en yoğun olandan dıştaki en ince olana kadar aura katmanları :
1. Eterik 2. Duygusal 3. Zihinsel 4. Nedensel 5. Eterik kalıp 6. Sezgisel 7 .Kozmik
Bu isimler tam veya belirleyici değildir ve bireysel katmanların çoğu ve tüm sistem çoğu zaman astral beden olarak adlandırılır.
Enerji bedeni veya auranın daha bir çok katmanı vardır. Auranın her tabakası birbirine nüfuz eder ve merkezimizde başlar. İçeriden dışarıya doğru gittikçe her seviyenin titreşimi daha incelir ve yükselir.
Aura sürekli olarak değişir, duygusal ve nedensel katmanlarda baskın bir renge sahip olabilir. Stres, travma ve duygusal acı fiziksel planda hastalık olarak tezahür etmeden önce tahrif/bozulma ve bloklar olarak aurada görülebilir. Her katman aynı rakamdaki çakra ile ilgilidir. Bedene en yakın olandan dışarıya doğru tüm katmanlar bedene nüfuz eder.
1.Eterik : Alt astral, kök çakra, iki buçuk veya beş santim yayılan mavimsi veya grimsi katman, görülmesi en kolay olan katman. Bazı insanlar içsel organların eterik dış hatlarını (taslaklarını) görebilirler. Bazıları açık mavi veya koyu mavi ızgara görürler. Hayatta kalma konuları, fiziksel beden fonksiyonu ve ağrının, zevkin, otomatik fonksiyonun vs. fiziksel duyumu.
2.Duygusal : Sakral Çakra, yaşamlarımızın ve varlığımızın duygusal tarafları. Yumuşak çok renkli ışık bulutları olarak görünür, bedenden iki buçuk ile on beş santim uzaklıkta. Duygusal blokların ve acının olduğu yerlerde karanlık noktalar veya bulutlu alanlar ve durgun alanlar görünür.
3.Zihinsel : Altın ızgara, Solar Plexus Çakrası, zihinsel beden düşünce işlemlerini, lineer düşünceyi yansıtır. Kişisel güç. Bu üç beden alt astraldır ve birlikte kişiliği oluşturduğu söylenir ve gebe kalınınca yaratıldığı ve ölümde çözüldüğü söylenir.
4.Nedensel : yüksek astral, Buddhik, Kalp Çakrası, çok renkli bulutlar, kalp ve sevgi ile ilgili.Bu üç adet alt seviyeyi daha yüksek olan üç seviyeyle birleştirir, gerçekte tüm şifa enerjisi bu katmandan gelir, hem özel hem de evrensel sevginin katmanıdır ve spiritüel katmanların ilkidir.
5.Atmik (Eterik Kalıp) : Mutluluk, boğaz çakrası, iradenin daha yüksek yanları, ilahi irade ile daha çok bağlantı, konuşma, iletişim, dinleme, sorumluluk alma. Beden etrafında mavi bir ızgara ışık balonu olarak görülür, bedenden beş santim ile on beş santim uzanır. Dengelendiği ve aktive edildiği zaman bir mutluluk hissi ve ilahi olan tarafından yönlendirilme hissi sağlayabilir. Bu zamanda insanlara daha açık oluyor. Sözün gücü, tezahür ettirme.
6.Sezgisel (Monadik) ; keterik kalıp, Alın çakrası, çok renkli ışık iplikleri, spiritüel iletişim, kişinin farkındalığını besleyen İlahi Sevgi, tüm yaşamın Sevgisi ve her şeyle birlik.
7.Kozmik : Evrensel, altın veya beyaz ışık ipliklerinin keterik balonu, Taç çakra, Yüksek zihin, ilahi ve spiritüel bilgi ile bağlantı ve varlığın spiritüel ve fiziksel veçhelerinin bütünleştirilmesi
Sakral Çakra
savadhıst hana
Solar Plexus
Manipu ra
Kalp Çakra
Anahata
Boğaz Çakra
vıshuddha
üçüncü göz
Aj na
Sahasrara
Taç Çakra
Sembollerin çevrelerindeki çerçevelen imajine etmekTazım değildir. Burada verilen sistem “Klasik doğu” sistemidir. KBLANTRAGNA sistemi ise d aha güçlüdür, ve îmafîne edilen çakra sembolleri île söylenen mantra lar farklıdır.
Ara şbra bilirsiniz.
Çakraları Açmak ve
Çakra Çalışmaları
“Çakralar” konusunda her yerde binlerce kitap ve yazı bulabilirsiniz. Bu kitapların ve yazıların hepsi, çakralar açılıp kontrol edilirse ne kadar müthiş ve fizikötesi şeyler yapabileceğimizden bahsedip durur. VE HİÇBİRİ “ÇAKRALAR NASIL AÇILIR” ANLATMAZ! İnternette bile saklanır bu, bulamazsınız. -Daha doğrusu bulamazdınız. Şimdi elinizde, okuyorsunuz..-
/.Çakralar NEDEN Açılır?
Çakraların önemi bilinen bir konudur. Ezoterik tüm akımlarda yapılması zaruri olan çalışmalar çakra çalışmalarıdır. Nefes, meditasyon gibi çalışmaların amaçlarından birisi ve bir açıdan en önemlisi çakraları açmak ve onların bir nevi kapı görevi gördüğü enerji kanallarından akan işimize yarayacak olan enerjiyi kontrol etmektir.
Çakra çalışmaları ile şunlar kazanılır:
SEKSÜEL GÜÇ
Kök çakranın açılması ile seksüel gücün yaklaşık olarak 8 katına çıkması. Kök çakranın ilk açılışlarında (kişinin otokontrolüne dayalı olarak rakam değişir) birkaç saat içinde erkek için 6-10 arası orgazm yaşanır. Kontrol edilmezse beden sağlığı için zararlı olabilir. Kontrolü durumunda kişiyi çok güçlendirir. Kök çakranın açılması aynı zamanda kişinin cinsel açıdan ilişkilerinde tatmin olmasını ve tatmin edebilmesini çok yükseltir. Kök çakra açılınca kişinin yaşam gücü tavan yapar. İnsanın ruhundan bedenine yaşam enerji akışının kapısı Kök çakradır ve kapının açılması kişiyi her türlü pasiflikten kurtarır. Kişi bir yırtıcı varlığa dönüşür, kendi içinde herşeyi yapmaya istek bulmaya başlar. Kendisini kontrol edemediği takdirde hiperaktiflik problemi yaşanabilir. Ayrıca kadınlarda menstrüasyon döneminin değişken yüksek enerjilerini yönetmeye yarar, ki bunun anlamı büyüktür.
ASLA BOZULMAYAN BİR VÜCUT
Çakra çalışmaları ile çakralar açıldığında ve kontrolleri sağlandığında, vücudun neresinde istenmeyen bir etki başlarsa, hemen o bölgedeki ana çakra ve diğer küçük çakralarla, enerjiyi kontrol ederek o bölgenin diriliğini korumak, şeklini düzeltmek çocuk oyuncağıdır. Bunu çok basit şekilde Reiki’ciler yapar fakat Reiki enerjisi kişinin kontrolü dışında olduğu için kişinin her istediği konuda kullanması mümkün değildir. Bu yüzden, vucüt formunu sporsuz, ameliyatsız ve ilaçsız olarak sürdürmenin tek yolu çakraları kontrol etmektir. Aslında, çakralarını kontrol edebilen kişiler zaten spor yapan ya da ameliyat olan kişilerden daha yoğun zihinsel ve ruhsal çalışmalar yapmış kişilerdir ve böyle bir forma sahip olmak elbette en doğal hakları olmaktadır. Çalışan kişinin elde ettikleri hakkıdır.
KARŞI CİNSİN AŞIRI İLGİSİ
Kalp çakrası açıldığında kişinin yaşamı tamamen değişir. Aslında şöyle söylenebilir: Kalp çakrası açık olan kişiye herkes istemsiz aşık olur. Kalp çakrası açık olan bir erkeğe, erkeğin tipine bakmaksızın tüm kadınların “istemsiz şekilde” ilgisi kayar. Kalp çakrasından saçılan enerji bilinç ve bilinçaltı ile birinci derecede uyarandır. Kişi isterse, elde ettiği bu olağanüstü ilgiyi enerji olarak emebilir. Bu durumun bazı sakıncaları vardır. Kişinin -erkek ya da kadın- ailesinden de kişiye sapıkça ilgilerin yükselmesi çok mümkündür. Kişinin tecavüze uğraması imkanı vardır. Erkek ise, yine erkeklerden de gelebilecek “sevgi/aşk” talepleri oluşabilir. Ya da, kalp çakrasını açmış bir erkeğe kızlardan gelen ilgi, diğer erkekleri kalp çakrasını açmış olan erkeğe kıskançlık dolayısıyla düşman edebilir. Bütün bunlar kadınlar için de aynen geçerlidir.
SAĞLIK
Vücudun ve ruhun sağlığını tam olarak dengeye ve maksimum düzene getirebilecek tek şey çakra çalışmalarıdır. Bunun başka yolu yoktur. Çakralarını temizlemiş ve düzenlemiş bir kişinin hayatı boyunca karşılaşabileceği hiçbir hastalık yahut psikolojik bozukluk mümkün değildir. Ancak kısa süreli mevsimlik virütik hastalıklara yakalanmak mümkündür (grip gibi). Kanser, kalp krizi, sara ve benzeri hastalıkların oluşmasını kesin olarak engellediği gibi, eğer hastalık vuku bulmuşsa ve insanın çakra çalışmalarında orta düzey uzmanlaşmasına yetecek kadar yaşam süresi kalmışsa, hastalığından kurtulmasını da sağlar.
ZEKA VE HAFIZA
Çakra çalışmalarının 6. ve 7. çakraya ait olanları beynin kullanılmayan yerlerini zorlayarak açar. Kişinin çalışmaların ilk zamanlarında şiddetli baş ağrıları ve gün içinde seyirmeler yaşaması normaldir. Beynin daha önceden hiç hissedilmemiş bölümleri hissedilmeye başlar. Konsantrasyon yükselir ve belli süre sonra insan beyninin çok daha hızlı çalışmaya başladığını farkeder. Kısacası, sıradan insan beyninin yüzde 3ünü kullanıyorsa, çakra çalışmaları ile bu oran şiddetle artmaya başlar. Hafızadaki yükselme daha fazla zaman alır.
KENDİNE GÜVEN
Çakra çalışmalarının bana kalırsa kişiye kazandıracağı en önemli şey kendine güvendir. Sonuç olarak kendine güveni olmayan bir insan istediği kadar uğraşırsa uğraşsın hiçbir amacında başafrılı olamaz, hiçbir isteğini gerçekleştiremez. Karşı cinsten çekinir, utanır, sıkılır. Yetenekleri ile çalışırsa başarabileceği ne olursa olsun, ilk baştan psikolojik olarak pes etmiştir. Hiçbir işe başlama cesareti bile bulamaz. Çoğunlukla bu insanlar bir de bu ezikliklerini gizlemek için “kibirliymiş” havalarında maskeler üretirler. Bunlar çok berbat şeylerdir ama kurtuluşu vardır. Kurtuluşu psikolojik ve fiziksel tedavilerin karışımını gerektirir. Bunun en kısa ve kesin tedavisi çakra çalışmalarıdır çünkü çakra çalışmaları kişinin fiziksel bedenini de, ruhsal enerjisini/aurasını da tedavi edecek, ve bunu hızlıca gerçekleştirecek tek yoldur. Kendine güveni gelen insan, sadece çakra çalışmalarını değil, hayatta ne istiyorsa, söküp alacaktır. O kişi, Nietzsche’nin sözünü ettiği “istediğini alan Üstünİnsan” formuna en yakın kişidir, ideal Satanistin final şeklidir.
2.Bilinmesi Gerekenler
Çakra çalışmalarını okuyucunun yapabilmesi için bazı bilgilere ihtiyacı vardır. Bu bilgilere sahip olmayan okuyucu çalışmayı anlayamaz. Ya da önemli kısmını atlar. Beceremez. Yaptığı şey boşa gider. Bunlar şu şekildedir:
i. Çakraların ne olduğunu ve yerlerini bilmesi lazımdır. Çakraların ne olduğunu herkes netten biraz araştırsın, yine de biz
yerlerini buraya özet şekilde koyuyoruz.
ii. İmajinasyon (yani hayal gücü/imgeleme/vizyon/gözönünde canlandırma denen şey) nedir, ne işe yarar, nasıl çalışır, önemi
nedir, bilmelidir. Bunu bilmezse ve çalışmaların imajinasyon kısımlarını yapmazsa, çalışmanın sadece tiyatrosunu oynamış
olur. Hiçbir işe yaramaz. İmajinasyonun anlamını ve değerini daha iyi anlatması bakımından Satanist Orta Sütun
Çalışması’ndan şu satırları ödünç alıyorum:
“Dikkat edilmelidir ki, ritüellerde herşey “hayal” üzerine kuruludur. Hayal etmesini bilmiyorsanız, enerjiyi kullanamazsınız, ve unutmayın şu ünlü sözü: “Hayal Gücü asla ve asla hayal ürünü değildir.” Hayal edilen, düşünülen, imajine edilen şeyin hemen bir kopyesi astral planda oluşur, bunu “mimari bir dizayn” olarak kabul etmek mümkündür. Bu dizayna/hayale yönlendirilen enerji ile bu hayal,astral planda sabitlenmeye, güçlenmeye başlar. (Bunu oyunlardaki enerji buff’lamaya benzetebilirsiniz. Enerjiyi “inanmakla” -yani hayal etmekle/imajinasyonla/hissetmekle buff’lıyorsunuz. Ve tasarladığınız dizayn inşa olmaya başlıyor.) Yeteri kadar güçlendirilen hayal/imajinasyon/dizaynlar, aynen fizik planda -bu yaşadığımız ve hayal olmadığını kabul ettiğimiz evrende- varolur. Aslında büyünün/majinin çalışma prensibi de budur. Ama biz burada büyüye değil, enerjisel çalışmamıza odaklı bir ritüeli açıklayacağız. Ve bu ritüelde imajinasyon/hayal etme çok kullanılacaktır. Bu hususa dikkat edilmelidir, ritüel şeklen yapıldığında -yani tiyatrosu oynandığında- hiçbir işe yaramaz. Ama hissedilmesi ve hayal edilmesi gereken şeyleri bilen kişi, eğer bu ritüeli (veya herhangi bir ritüeli) şekilleri uygulamadan ve sadece uzanarak bile yapsa, doğru yapmış olabilir. Yani öncelik, “bu şekilde hissedin” ve “bunu hayal edin” veya “taç küresinin yaratıcılığını düşünün/tefekkür edin, bu yaratıcı enerji başınızın üstünde varolduğunu imajine ettiğiniz küreden aşağıya aksın” gibi talimatları, yapabildiğiniz en ileri düzeyde denemenizdir. Kendinizi tek aşırı zorlamanız gereken yer, bu hissetmeyle paralel olması gereken imajinasyonlardır. Bu paragrafta anlattığımız dikkat edilmesi gereken noktalar, aslında tüm majikal çalışmalarda dikkat edilmesi şart olan birincil kuraldır.”
3.Çakraların Yerleri Hakkında Özet Bilgi
4. Kalp çakrası memelerin arasında, tam memeler hizasında kaburgaların ve göğsün orta kemiğinin üzerinde
merkezleşmiştir.
5. Boğaz çakrası boğazın biraz altında, kemiğin başladığı yerin hemen üstünde kalan paarmağımızı gezdirdiğimizde yumuşak
ve boş gelen yerde merkezileşmiştir.
Bununla beraber, çakraların yerlerinin daha farklı olduğu iddiaları da çoktur. Aslında, her türlü çalışmada yukardaki klasik tasnifler çalışır. Çünkü başka türlü iddia edenler bu genel bölgelerin yerlerinin farklı olduğunu iddia etmez. Ama mesela 2. çakranın iki parça olduğunu, bunun bir parçasının pankreas tarafında diğerinin de ona simetrik olarak midenin alt sınırı civarlarında bulunduğunu iddia ederler.
Aleister Crowley’in çakra bölgeleri açıklamaları da çok önemlidir ve değişiktir.
Çakra Açma Çalışmaları
Çakraları açmak için yapılabilecek çalışmalar vardır. Bunların en önemlisi mantra çalışmalarıdır. (Mantra çalışması, zikre benzer fakat zikirde zikredilen kelime kısa kısa hızlı hızlı geçilirken, mantrada ise söylenen söz sanki bir opera sanatçısı gibi uzatılır, titreştirilir, elbette bağırmaya gerek yoktur.. )
Rahat ve sırtın dik olduğu bir pozisyonda durulur.
Çeşitli nefes teknikleri ile vücut rahatlatılır ve enerjisi temizlenir.
Kök çakra çalışması yapılır:
1. Kök çakranın bulunduğu yerde, çalışma boyunca, bir titreşim hissedilmeye çalışılır, yada imajine edilir. (İmajinasyon nedir, ne işe yarar; bunları kişinin bilmesi lazım. Bu yazının ikinci kısmında bundan bahsedildi. Yeterli gelmedi ise şu yazıyı tamamen okuyun, çünkü yazının son kısımlarında çok kesin örnekler var:
2. Kök çakranın bulunduğu yerde varolduğunu imajine etmemiz gereken bir simge vardır. Bu simge kök çakranın simgesidir.
Kök çakranın simgesi şöyledir:
3. Ağzımızdan sesli şekilde çakranın özel mantrasını(sözünü) söyleriz. Kök çakranın mantrası “LEM”dir. (LEMMMMMM şeklinde söyleriz.)
ÖNEMLİ
Mantra titreştirilerek ve son harfi uzatılarak nefes yettiğince söylenir. Simgeyi imajine etmek de tam olarak bu mantrayı titreştirerek söylerken olmalıdır. Nefes alınır, çakrada baskı hissedilir, mantra titreştirilerek ve uzatılarak söylenir, söylenirken de çakranın üzerinde olduğunu hayal ettiğimiz sembolü görmeye-hissetmeye çalışırız, yani bunların hepsi aynı anda olur, hepsini aynı anda yaparız. Bu yaptığımız nefes alma- verme kısmını (nefesi alıp, şekli imajine edip, mantrayı titreştirip söylememiz; bunların hepsini yapmamız “1” defayı tamamlamak anlamına gelir.) 100 defa ardarda yaparız. (Sayısı da önemlidir.)
PROGRAM
Her çakranın sembolü farklıdır. Her çakranın mantrası da farklıdır.
Aşağıda hangi çakranın mantrası ve sembolü nedir veriyoruz. Çalışma programı ise, her gün kök çakradan taç çakraya
gidecek şekilde sırasıyla çakraları geçmektir. Toplam 7 günlük bir programdır. Bittikten sonra tekrar edilir. Kaç kez tekrar
edileceği, kişideki etkilerine ve kişinin çalışmaya verdiği dikkate bağlıdır.
Yani birinci gün KÖK çakra, yani kök çakra mantrası ve simgesi beraber çalışılır, 100 defa.
İkinci gün de ikinci çakra olan SAKRAL çakra çalışılır. Gene 100 defa. Kendi özel simgesi ve mantrası ile.
3, 4, 5.. böyle gider diğer günler. 7. gün yedinci çakra tamamlanır ve çalışma sona erer. Her çakra için 100 defa çalışılmıştır.
Çalışma ilk okunduğunda göze çok kolay görünür, ama dik durmak, titreştirerek söyleyebilmek, ve en önemlisi de, simgenin
imajinasyonunda konsantrasyonu çok da kaybetmeden, imajinasyonu elden geldiğince devam ettirerek yapabilmek çok zor
iştir. 100 tanesi adamı terden öldürebilir.
ÇAKRALARIN MANTRALARI
KÖK ÇAKRA: LEM (LEMMMMM şeklinde söylenir) İKİNCİ (Savadhisthana) ÇAKRA: VEM (VEMMMMMMMMMM) SOLAR PLEXUS ÇAKRA: REM (REMMMMMMMMMMM) KALP ÇAKRA: YEM (YEMMMMMMMMMMMM) BOĞAZ ÇAKRA: HEM (HEMMMMMMMMMMMM)
ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRA: AM (AMMMMMMMMMMMMM)
TAÇ ÇAKRA: AUM (AUMMMMMMMMMMMM)
Kök Çakra
Muladhara
Aura, Evrensel Enerji Alanının varlıkların etrafında yer alan parçasıdır diyebiliriz. Aura çeşitli katmanlardan oluşur, bu katmanlar çoğu zaman süptil bedenler olarak adlandırılır, bunlar birbirlerine nüfuz eden, birbirlerini çevreleyen ardışık katmanlar halindedir.
İçteki en yoğun olandan dıştaki en ince olana kadar aura katmanları :
1. Eterik 2. Duygusal 3. Zihinsel 4. Nedensel 5. Eterik kalıp 6. Sezgisel 7 .Kozmik
Bu isimler tam veya belirleyici değildir ve bireysel katmanların çoğu ve tüm sistem çoğu zaman astral beden olarak adlandırılır.
Enerji bedeni veya auranın daha bir çok katmanı vardır. Auranın her tabakası birbirine nüfuz eder ve merkezimizde başlar. İçeriden dışarıya doğru gittikçe her seviyenin titreşimi daha incelir ve yükselir.
Aura sürekli olarak değişir, duygusal ve nedensel katmanlarda baskın bir renge sahip olabilir. Stres, travma ve duygusal acı fiziksel planda hastalık olarak tezahür etmeden önce tahrif/bozulma ve bloklar olarak aurada görülebilir. Her katman aynı rakamdaki çakra ile ilgilidir. Bedene en yakın olandan dışarıya doğru tüm katmanlar bedene nüfuz eder.
1.Eterik : Alt astral, kök çakra, iki buçuk veya beş santim yayılan mavimsi veya grimsi katman, görülmesi en kolay olan katman. Bazı insanlar içsel organların eterik dış hatlarını (taslaklarını) görebilirler. Bazıları açık mavi veya koyu mavi ızgara görürler. Hayatta kalma konuları, fiziksel beden fonksiyonu ve ağrının, zevkin, otomatik fonksiyonun vs. fiziksel duyumu.
2.Duygusal : Sakral Çakra, yaşamlarımızın ve varlığımızın duygusal tarafları. Yumuşak çok renkli ışık bulutları olarak görünür, bedenden iki buçuk ile on beş santim uzaklıkta. Duygusal blokların ve acının olduğu yerlerde karanlık noktalar veya bulutlu alanlar ve durgun alanlar görünür.
3.Zihinsel : Altın ızgara, Solar Plexus Çakrası, zihinsel beden düşünce işlemlerini, lineer düşünceyi yansıtır. Kişisel güç. Bu üç beden alt astraldır ve birlikte kişiliği oluşturduğu söylenir ve gebe kalınınca yaratıldığı ve ölümde çözüldüğü söylenir.
4.Nedensel : yüksek astral, Buddhik, Kalp Çakrası, çok renkli bulutlar, kalp ve sevgi ile ilgili.Bu üç adet alt seviyeyi daha yüksek olan üç seviyeyle birleştirir, gerçekte tüm şifa enerjisi bu katmandan gelir, hem özel hem de evrensel sevginin katmanıdır ve spiritüel katmanların ilkidir.
5.Atmik (Eterik Kalıp) : Mutluluk, boğaz çakrası, iradenin daha yüksek yanları, ilahi irade ile daha çok bağlantı, konuşma, iletişim, dinleme, sorumluluk alma. Beden etrafında mavi bir ızgara ışık balonu olarak görülür, bedenden beş santim ile on beş santim uzanır. Dengelendiği ve aktive edildiği zaman bir mutluluk hissi ve ilahi olan tarafından yönlendirilme hissi sağlayabilir. Bu zamanda insanlara daha açık oluyor. Sözün gücü, tezahür ettirme.
6.Sezgisel (Monadik) ; keterik kalıp, Alın çakrası, çok renkli ışık iplikleri, spiritüel iletişim, kişinin farkındalığını besleyen İlahi Sevgi, tüm yaşamın Sevgisi ve her şeyle birlik.
7.Kozmik : Evrensel, altın veya beyaz ışık ipliklerinin keterik balonu, Taç çakra, Yüksek zihin, ilahi ve spiritüel bilgi ile bağlantı ve varlığın spiritüel ve fiziksel veçhelerinin bütünleştirilmesi
Sakral Çakra
savadhıst hana
Solar Plexus
Manipu ra
Kalp Çakra
Anahata
Boğaz Çakra
vıshuddha
üçüncü göz
Aj na
Sahasrara
Taç Çakra
Sembollerin çevrelerindeki çerçevelen imajine etmekTazım değildir. Burada verilen sistem “Klasik doğu” sistemidir. KBLANTRAGNA sistemi ise d aha güçlüdür, ve îmafîne edilen çakra sembolleri île söylenen mantra lar farklıdır.
Ara şbra bilirsiniz.