OTANT�K TA�

Sevgiliye Dogum Gunu Hediyesi

V MAKALELER
DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ
Fiyatı      :      TL
Ürünün Özellikleri
  • sevgiliye dogum gunu hediyesi

Sevgiliye dogum gunu hediyesi Yukarıdaki mâni örneklerinde de görüldüğü üzere Nevruz kutlamaları sırasında söylenen mâniler genellikle bayram kutlaması yapdan evlerden kutlama karşılığı bir sevgiliye dogum gunu hediyesi alabilmek amacıyla söylenmektedir. Mâni dizelerinde bayram kutlamasına gelen kişiler nasıl bir sevgiliye dogum gunu hediyesi istedMerini de ev sahibine mâni vasıtasıyla bMinnektedirler.

Eski Yugoslavya Türklerinde Nevruz bayramı “Sultan-ı Navnz” adıyla bilinir ve 1-14 Mart tarihleri arasında kutlanılır. Nevruz bayramının sabahı çocuklar tarafından “piliç” veya “civciv” adı verilen çalı çırpılar toplanır ve konu komşuya verilir karşılığında da sevgiliye dogum gunu hediyesi alınır. Bu çalılar ev sahipleri tarafından “evimizde çok civciv ve bol bereket olsun!” denilerek ocakta yakılır. (Akça 2002: 60,62)

Nevruz’da sevgiliye dogum gunu hediyesi verme âdeti Özbeklerde de mevcuttur. Mâlik Muratoğlu “Nevruz Ve Onun Özbek Halk Edebiyatında Terennüm Edilişi” adlı makalesinde bu konudan şu şekilde bahsetmektedir…

“Nevruz günü insanlar birbirlerine şeker, bal ve tatlı sevgiliye dogum gunu hediyesi ederler. Bu yeni yıl boyunca hayatınız şeker kadar tatlı olsun, bal gibi tatlı olsun anlamındadır. Nevruz günü insanlar ayrıca birbklerine güzel güzel çiçekler sevgiliye dogum gunu hediyesi ederler, “güzel olun”, “çiçek gibi yakimli olun” demektir. Nevruz günü İnsanlar birbirlerine su serperler. Bu, yıl boyunca su çok olsun, problem olmasın, demektir. Yine tatlılar yemek, birbirlerine tatlı sevgiliye dogum gunu hediyesi etmek eski âdetlerdendir. Nevruz günü birbirlerini kucaklama kutlamadan ve konuşmaya başlamadan Önce üç kaşık bal yalamak, yeni tanesi alınmış taze zeytin yağını sürmek en eski ve güzel âdetlerdendir.”

Türkiye’de ise Nevruz bayramı “Sultan-Nevrûz”, “Mart Dokuzu” ve “Mart Bozumu” gibi adlarla adlandırıldığmı bilmekteyiz. (Akça 2002:63)
Türkiye’de yapılan Nevruz kutlamalarında genellikle yemekler hazırlanıp dağıtılmakta bu sayede zengin fakir, genç yaşlı herkesin gönlü alınmaktadır. Nevruzda yapdan yemeklerin dağıtılması Türk kültüründeki yardınuaşmamn güzel bir örneğidir.
Nevruz kutlamaları yurdumuzun değişik yörelerinde çeşitli şekillerde kutlanmaktadır.

Nevruz kutlamalarında ateş yakılır dilekler dilenerek üzerinden atlanır; ev ev dolaşarak sevgiliye dogum gunu hediyesiler istenir. Nevruz kutlamaları sevgiliye dogum gunu hediyesileşmek için son derece güzel ortamlar yaratılır. Bunlardan biri “baca gezmek” adıyla bilinen uygulamadır. Baca gezmek hakkında Saim Sakaoğlu ve Ali Berat Alptekin şu açıklamalarda bulunmaktadır:

“Baca gezmek/baca dolaşmak: Nevruz ateşinin sönmesiyle birlikte gençler yaktıktan meş’alelerle ev ev gezerler; buna ‘baca gezmek’ veya ‘baca dolaşmak’ denir. Hangi eve vanlmışsa orda toplu hâlde tekerleme okunur ve kısmet istenir.
Bu gece Nevruz gecesi Baca baca devlet bacası Verenin oğlu olsun Ermeyenin kızı olsun Adı Fatma olsun Kaşları çatma olsun Bacadan düşsün ‘paat!’ etsin! Yumurta!.. Yumurta!
Ev sahipleri baca gezen çocuklara kim olduğunu sormaz, ancak sesinden tamyabilir. Eğer aileler arasında küs varsa ve bunların çocukları bilerek veya bilmeyerek ‘bacaya çıkarlarsa’ onlar, ev sahibi tarafından kuzu sevgiliye dogum gunu hediyesi ederek ödüllendirilir. Gece yanlarına kadar süren baca dolaşma işinin sonunda toplanan yiyecekler çocuklar arasında paylaşılır ve herkes evine gider.” (Sakaoğlu ve Alptekin 2004: 388)

Aras boyunda gündüz yapılan baca baca töreni esnasında kapı kapı dolaşan çocuklara varsa boyanmış yumurta, yoksa ceviz, elma, portakal, yemiş gibi şeyler verilmektedir. (Onk 1972: 1214)

“Mart ayında Anadolu’da görülen ‘Kara Çarşamba’ âdeti ki genellikle Mart ayının ilk Çarşamba günüdür, Van-Erciş çevresinde görülür. Bu gün bazı törenler yapılır: Kadınlar yemekler hazırlayıp bir evde toplanırlar. Yemekler yenilir. İnanca göre ne kadar çok yemek yapılır ve o gün yenilirse gelecek yıl da o kadar bereketli olacaktır. Kara Çarşamba Kars ve çevresinde de Mart ayının ilk çarşambası olarak kabul edilir. Bu günde kapı dinleme, baca-baca âdederi görülür. Bu gün evlerde çok çeşidi meyveler bulundurulur ve baca-baca gezenlere armağan olarak verilir.” (Akça 2002: 64-65)
“Amasya ve çevresi köylerde 21 Martı 22 Marta bağlayan gece ‘deve oyunu’ da oynanır. Bu oyuna göre Köyün bazı gençleri bir araya gelerek ev ev dolaşıp oyunlarını oynar ve ev sahiplerinden çeşitli yiyecek ve parayı armağan olarak toplayıp aralarında paylaşır ya da bir yerde toplanarak yeyip eğlenirler.” (Akça 2002: 68)

Ege bölgesi Türkmenleri arasında gerçekleştirilen “hak üleştirme” âdeti ile ölülerin ruhlarının rahat etmesi için öğleden sonra mezar başından geçenlere kadınlar tarafından “börek, leblebi, yufka, şeker” dağmldığı bilirımektedir. (Akça 2002: 72)

Nevruz kutlamaları sırasında ikram Sivas’ta “Fadimeama Bekmezi” tatlısı ikram edilmektedir. (Sakaoğlu ve Alptekin 2004:396)

Nevruz kutlamaları sırasında yapılan yemeklerden biri de “yel ekmeği”dir. rüzgârın gitmesi ve soğukların olmaması için damların üzerinde pişirilen bu ekmek evlerden toplanan unla yapıldığı ve bu evlere dağıtıldığı binmektedir. (Akça 2002:69)

Nevruz günü genellikle genç sevgililer ve nişanlılar birbirlerine sevgiliye dogum gunu hediyesi verirler. Bu günde verilen sevgiliye dogum gunu hediyesilerin uğruna inanılmaktadır.

Yozgat’ta Nevruz günü nişanlı oğlan tarafının, kız tarafına çeşitli sevgiliye dogum gunu hediyesiler götürdüğü, birlikte dere veya göl kıyısına gidilerek eğlence düzenledikleri bilinmektedir. Burada besmele ile dilek dilenmekte ve suya dokuz taş atılırsa kabul olacağına inanılmaktadır. (Oğuz 2005:8)

“Türkiye’nin birçok yöresinde yağmur yağdırmak için yapılan törenlerde bir çocuğun üzeri yeşil bitki yapraklan ve ağaç dallanyla kapaülarak ev ev gezilir. Gezerken de “yağ yağ yağmur, teknede hamur, bahçede çamur, ver Allah’ım ver, sicim gibi yağmur” tekerlemesi söylenir. Buradaki su yağmura simgelemekte ve doğanın canlanmasını sağlayan unsur olarak görülmektedir. Çocuklara verilen sevgiliye dogum gunu hediyesiler ise bolluk ve bereketin simgesidir.” (Özhan 2000: 173)

İç Anadolu bölgesinde nişanlı olan kız ve oğlan tarafının birbirine beyaz renkli (iç çamaşır, beyaz elbise vb.) sevgiliye dogum gunu hediyesilerden gönderdiği bilinmektedir (Sakaoğlu ve Alptekin 2004: 395)
Nevruz sevgiliye dogum gunu hediyesilerinin beyaz olan şeylerden seçilerek verilmesi saflığın, iyi niyetin, barışın, sevginin bir sembolüdür. “Kara günler gitsin yerine yeni bir yılla yeni bir baharla tertemiz aydınlık günler gelsin” anlamında kullanılmaktadır.

Boratav’a göre “Çiğdem pilavı”, “çiğdem bacası” da denilen çiğdem töreni; çocukların, oyuna dönüşmüş bir çeşit bayramları sayılabilir. (Boratav 1984:276-277)

“…Onun günü kesin belli değildir, çiğdem çiçeğinin çıktığı zaman kutlanır bu bayram. Köy çocukları, kasabalarda da her mahallenin çocukları küme küme, kırlarda toprağı kazarak, soğanları ile birlikte çiğdem çiçeği toplarlar. Bunlardan yaptıkları demetlerle, tekerlememsi türküler söyleyerek kapı kapı gezerler; evlerden bulgur, yağ vb. yiyecek gereçleri toplarlar; aldıkları erzak karşılığı çiğdem verirler…Bu çiçek için ihtiyar kadınlar, ‘Peygamberimizin göz yaşından bitmiştir’ derler, ona saygı gösterirler, ellerine alınca üç defa öperler.” (Boratav 1984: 277)

Şekil 15 Çiğdem çiçeği.

Çorum’da Çiğdem Oyunu oynayan çocuklar ellerinde iğde dallarına takılmış çiğdemlerle ev ev dolaşarak aşağıdaki tekerlemeyi söğler ve çiğdemleri dağıtırlar. (Caferoğlu 1934: 124) Karşılığında da gıda maddeleri isterler. Bu mailerin sonu yiyeceklerin verilip verilmemesine göre değişebilmektedir. Veren için iyi dileklerde bulunurken vermeyen için kötü dileklerde bulunulmaktadır.

“Çiğdem çidem çiçeği Dedem Allah goçeyi
Dam üstünde boyunduruk Dura dura yorulduk Verenin oğlu olsun Vermiyenin gara kedisi”
Verene iyi dileklerde bulunulurken vermeyene kara kedisi olsun denmesi, vermeyen kişilerin basma uğursuzluk gelmesini dilenmesinden kaynaklanmaktadır. Yiye “bayçiçek” adlı başka bir oyunda da ev ev dolaşarak “bayçiçek” acundaki çiçeği dağıtan çocuklara sevgiliye dogum gunu hediyesi veıılmektecür. Çocuklar sevgiliye dogum gunu hediyesi getirene iyi dileklerde bulunulup “rahmet” dilenirken, sevgiliye dogum gunu hediyesi getirmeyene de kötü dualar ettikleri bilinmektedir.

Sevgiliye Dogum Gunu Hediyesi

V MAKALELER
DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ
Fiyatı      :      TL
Ürünün Özellikleri
  • sevgiliye dogum gunu hediyesi
Ürün Açıklaması Video Tanıtım Yorumlar

Sevgiliye dogum gunu hediyesi Yukarıdaki mâni örneklerinde de görüldüğü üzere Nevruz kutlamaları sırasında söylenen mâniler genellikle bayram kutlaması yapdan evlerden kutlama karşılığı bir sevgiliye dogum gunu hediyesi alabilmek amacıyla söylenmektedir. Mâni dizelerinde bayram kutlamasına gelen kişiler nasıl bir sevgiliye dogum gunu hediyesi istedMerini de ev sahibine mâni vasıtasıyla bMinnektedirler.

Eski Yugoslavya Türklerinde Nevruz bayramı “Sultan-ı Navnz” adıyla bilinir ve 1-14 Mart tarihleri arasında kutlanılır. Nevruz bayramının sabahı çocuklar tarafından “piliç” veya “civciv” adı verilen çalı çırpılar toplanır ve konu komşuya verilir karşılığında da sevgiliye dogum gunu hediyesi alınır. Bu çalılar ev sahipleri tarafından “evimizde çok civciv ve bol bereket olsun!” denilerek ocakta yakılır. (Akça 2002: 60,62)

Nevruz’da sevgiliye dogum gunu hediyesi verme âdeti Özbeklerde de mevcuttur. Mâlik Muratoğlu “Nevruz Ve Onun Özbek Halk Edebiyatında Terennüm Edilişi” adlı makalesinde bu konudan şu şekilde bahsetmektedir…

“Nevruz günü insanlar birbirlerine şeker, bal ve tatlı sevgiliye dogum gunu hediyesi ederler. Bu yeni yıl boyunca hayatınız şeker kadar tatlı olsun, bal gibi tatlı olsun anlamındadır. Nevruz günü insanlar ayrıca birbklerine güzel güzel çiçekler sevgiliye dogum gunu hediyesi ederler, “güzel olun”, “çiçek gibi yakimli olun” demektir. Nevruz günü İnsanlar birbirlerine su serperler. Bu, yıl boyunca su çok olsun, problem olmasın, demektir. Yine tatlılar yemek, birbirlerine tatlı sevgiliye dogum gunu hediyesi etmek eski âdetlerdendir. Nevruz günü birbirlerini kucaklama kutlamadan ve konuşmaya başlamadan Önce üç kaşık bal yalamak, yeni tanesi alınmış taze zeytin yağını sürmek en eski ve güzel âdetlerdendir.”

Türkiye’de ise Nevruz bayramı “Sultan-Nevrûz”, “Mart Dokuzu” ve “Mart Bozumu” gibi adlarla adlandırıldığmı bilmekteyiz. (Akça 2002:63)
Türkiye’de yapılan Nevruz kutlamalarında genellikle yemekler hazırlanıp dağıtılmakta bu sayede zengin fakir, genç yaşlı herkesin gönlü alınmaktadır. Nevruzda yapdan yemeklerin dağıtılması Türk kültüründeki yardınuaşmamn güzel bir örneğidir.
Nevruz kutlamaları yurdumuzun değişik yörelerinde çeşitli şekillerde kutlanmaktadır.

Nevruz kutlamalarında ateş yakılır dilekler dilenerek üzerinden atlanır; ev ev dolaşarak sevgiliye dogum gunu hediyesiler istenir. Nevruz kutlamaları sevgiliye dogum gunu hediyesileşmek için son derece güzel ortamlar yaratılır. Bunlardan biri “baca gezmek” adıyla bilinen uygulamadır. Baca gezmek hakkında Saim Sakaoğlu ve Ali Berat Alptekin şu açıklamalarda bulunmaktadır:

“Baca gezmek/baca dolaşmak: Nevruz ateşinin sönmesiyle birlikte gençler yaktıktan meş’alelerle ev ev gezerler; buna ‘baca gezmek’ veya ‘baca dolaşmak’ denir. Hangi eve vanlmışsa orda toplu hâlde tekerleme okunur ve kısmet istenir.
Bu gece Nevruz gecesi Baca baca devlet bacası Verenin oğlu olsun Ermeyenin kızı olsun Adı Fatma olsun Kaşları çatma olsun Bacadan düşsün ‘paat!’ etsin! Yumurta!.. Yumurta!
Ev sahipleri baca gezen çocuklara kim olduğunu sormaz, ancak sesinden tamyabilir. Eğer aileler arasında küs varsa ve bunların çocukları bilerek veya bilmeyerek ‘bacaya çıkarlarsa’ onlar, ev sahibi tarafından kuzu sevgiliye dogum gunu hediyesi ederek ödüllendirilir. Gece yanlarına kadar süren baca dolaşma işinin sonunda toplanan yiyecekler çocuklar arasında paylaşılır ve herkes evine gider.” (Sakaoğlu ve Alptekin 2004: 388)

Aras boyunda gündüz yapılan baca baca töreni esnasında kapı kapı dolaşan çocuklara varsa boyanmış yumurta, yoksa ceviz, elma, portakal, yemiş gibi şeyler verilmektedir. (Onk 1972: 1214)

“Mart ayında Anadolu’da görülen ‘Kara Çarşamba’ âdeti ki genellikle Mart ayının ilk Çarşamba günüdür, Van-Erciş çevresinde görülür. Bu gün bazı törenler yapılır: Kadınlar yemekler hazırlayıp bir evde toplanırlar. Yemekler yenilir. İnanca göre ne kadar çok yemek yapılır ve o gün yenilirse gelecek yıl da o kadar bereketli olacaktır. Kara Çarşamba Kars ve çevresinde de Mart ayının ilk çarşambası olarak kabul edilir. Bu günde kapı dinleme, baca-baca âdederi görülür. Bu gün evlerde çok çeşidi meyveler bulundurulur ve baca-baca gezenlere armağan olarak verilir.” (Akça 2002: 64-65)
“Amasya ve çevresi köylerde 21 Martı 22 Marta bağlayan gece ‘deve oyunu’ da oynanır. Bu oyuna göre Köyün bazı gençleri bir araya gelerek ev ev dolaşıp oyunlarını oynar ve ev sahiplerinden çeşitli yiyecek ve parayı armağan olarak toplayıp aralarında paylaşır ya da bir yerde toplanarak yeyip eğlenirler.” (Akça 2002: 68)

Ege bölgesi Türkmenleri arasında gerçekleştirilen “hak üleştirme” âdeti ile ölülerin ruhlarının rahat etmesi için öğleden sonra mezar başından geçenlere kadınlar tarafından “börek, leblebi, yufka, şeker” dağmldığı bilirımektedir. (Akça 2002: 72)

Nevruz kutlamaları sırasında ikram Sivas’ta “Fadimeama Bekmezi” tatlısı ikram edilmektedir. (Sakaoğlu ve Alptekin 2004:396)

Nevruz kutlamaları sırasında yapılan yemeklerden biri de “yel ekmeği”dir. rüzgârın gitmesi ve soğukların olmaması için damların üzerinde pişirilen bu ekmek evlerden toplanan unla yapıldığı ve bu evlere dağıtıldığı binmektedir. (Akça 2002:69)

Nevruz günü genellikle genç sevgililer ve nişanlılar birbirlerine sevgiliye dogum gunu hediyesi verirler. Bu günde verilen sevgiliye dogum gunu hediyesilerin uğruna inanılmaktadır.

Yozgat’ta Nevruz günü nişanlı oğlan tarafının, kız tarafına çeşitli sevgiliye dogum gunu hediyesiler götürdüğü, birlikte dere veya göl kıyısına gidilerek eğlence düzenledikleri bilinmektedir. Burada besmele ile dilek dilenmekte ve suya dokuz taş atılırsa kabul olacağına inanılmaktadır. (Oğuz 2005:8)

“Türkiye’nin birçok yöresinde yağmur yağdırmak için yapılan törenlerde bir çocuğun üzeri yeşil bitki yapraklan ve ağaç dallanyla kapaülarak ev ev gezilir. Gezerken de “yağ yağ yağmur, teknede hamur, bahçede çamur, ver Allah’ım ver, sicim gibi yağmur” tekerlemesi söylenir. Buradaki su yağmura simgelemekte ve doğanın canlanmasını sağlayan unsur olarak görülmektedir. Çocuklara verilen sevgiliye dogum gunu hediyesiler ise bolluk ve bereketin simgesidir.” (Özhan 2000: 173)

İç Anadolu bölgesinde nişanlı olan kız ve oğlan tarafının birbirine beyaz renkli (iç çamaşır, beyaz elbise vb.) sevgiliye dogum gunu hediyesilerden gönderdiği bilinmektedir (Sakaoğlu ve Alptekin 2004: 395)
Nevruz sevgiliye dogum gunu hediyesilerinin beyaz olan şeylerden seçilerek verilmesi saflığın, iyi niyetin, barışın, sevginin bir sembolüdür. “Kara günler gitsin yerine yeni bir yılla yeni bir baharla tertemiz aydınlık günler gelsin” anlamında kullanılmaktadır.

Boratav’a göre “Çiğdem pilavı”, “çiğdem bacası” da denilen çiğdem töreni; çocukların, oyuna dönüşmüş bir çeşit bayramları sayılabilir. (Boratav 1984:276-277)

“…Onun günü kesin belli değildir, çiğdem çiçeğinin çıktığı zaman kutlanır bu bayram. Köy çocukları, kasabalarda da her mahallenin çocukları küme küme, kırlarda toprağı kazarak, soğanları ile birlikte çiğdem çiçeği toplarlar. Bunlardan yaptıkları demetlerle, tekerlememsi türküler söyleyerek kapı kapı gezerler; evlerden bulgur, yağ vb. yiyecek gereçleri toplarlar; aldıkları erzak karşılığı çiğdem verirler…Bu çiçek için ihtiyar kadınlar, ‘Peygamberimizin göz yaşından bitmiştir’ derler, ona saygı gösterirler, ellerine alınca üç defa öperler.” (Boratav 1984: 277)

Şekil 15 Çiğdem çiçeği.

Çorum’da Çiğdem Oyunu oynayan çocuklar ellerinde iğde dallarına takılmış çiğdemlerle ev ev dolaşarak aşağıdaki tekerlemeyi söğler ve çiğdemleri dağıtırlar. (Caferoğlu 1934: 124) Karşılığında da gıda maddeleri isterler. Bu mailerin sonu yiyeceklerin verilip verilmemesine göre değişebilmektedir. Veren için iyi dileklerde bulunurken vermeyen için kötü dileklerde bulunulmaktadır.

“Çiğdem çidem çiçeği Dedem Allah goçeyi
Dam üstünde boyunduruk Dura dura yorulduk Verenin oğlu olsun Vermiyenin gara kedisi”
Verene iyi dileklerde bulunulurken vermeyene kara kedisi olsun denmesi, vermeyen kişilerin basma uğursuzluk gelmesini dilenmesinden kaynaklanmaktadır. Yiye “bayçiçek” adlı başka bir oyunda da ev ev dolaşarak “bayçiçek” acundaki çiçeği dağıtan çocuklara sevgiliye dogum gunu hediyesi veıılmektecür. Çocuklar sevgiliye dogum gunu hediyesi getirene iyi dileklerde bulunulup “rahmet” dilenirken, sevgiliye dogum gunu hediyesi getirmeyene de kötü dualar ettikleri bilinmektedir.