OTANT�K TA�

Bolluk Bereket Para İçin Hangi Doğal Taş Kullanılır?

V MAKALELER
Bolluk İçin Hangi Taş
Fiyatı      :      TL
[dpsc_display_product]
Ürünün Özellikleri
  • Bereket Para İçin Hangi Doğal Taş
  • MAKALE

Günümüz tüketim çağında hepimiz aynı sorun’dan müzdaripiz ;Maaşımızın yetmemesi kazancımızın yetmemesi çok çalışıp yetirememek vs.gibi;Aslında aradığımız cevap yine kendimizdedir ihtiyaçtan fazla tüketim, gösteriş ve israf kazancımızı bereketsiz kılmaktadır;Çok uzun bir konu olduğu için size sadece bu konuda hangi taşları kullanmanız gerektiğini acizane izah etmeye çalışacağız;İnsanlık tarihi boyunca sarı renk bolluk ve bereket olarak tasvir edilmiştir,Bir çok dinde ve mitolojik kaynaklarda mesela güneş bolluk ve bereketi sembolize etmiştir;Dilerseniz konuya bereket kelimesinin anlamı ile başlıyalım; Araf Suresi Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Öncelikle, “bereket” kelimesinin semantik analizini yapabilmek için bu kavramın kaynağını tespit etmek gerekir. Bu hususta öncelikli kaynaklar, hiç şüphesiz sözlüklerdir, daha sonra tefsir kaynaklarıdır. Dolayısıyla biz de bunlardan istifade ederek “b-r-k” kökü ve müştaklarının anlamlarını tespit etmeye çalışacağız.

Bereket kelimesi, A^> be-ra-ke fiilinden gelmektedir. Berake’ nin mastarı olanbürûk, “dizi üzerine çökmek, dizleri ve sadrı yere koyup birleştirmek”  demektir. Devenin bir yerde sağlam şekilde çöküp kalması ve orada kalıp beklemesi”ne de bürûk
denir. Suyun, içinde durduğu havuza ‘¿S^l “el-birketü” denilmesi de buradan
gelmektedir.  Bu fiilden gelen A^Jl ve 23^1 “el-berkü’ ve “el-birketü” kelimesi, isim
olarak “göğüs, “böğür-döş” anlamındadır ve özellikle deve göğsü için kullanılır. Bir görüşe göre de, birincisi insan, ikincisi de hayvan göğsü için kullanılır.  Bu kökten ‘“el-bürûk” kelimesi deve topluluğuna, özellikle sayıları bini aşan “deve sürüsüne”, “el- berkü” de tekiline verilen isimdir. “El-mebrekü” A>sJl kelimesi de ism-i mekan olup,“deve yatağı” anlamındadır. Bu manaya yakın olması hasebiyle “el-mübterikü” de “bir şeye dayanan, güvenen kişinin dayandığı, güvendiği şey” manasındadır.
Sabah vakti çöle çıkmadan önce deveden süt sağmak “berake” fiili ile ifade edilir. Gece devenin göğsünde biriken ve sabahleyin sağılan sütün bol olması sebebiyle bu süt, “el-birketü” kelimesiyle, sütü veren deve de “el-beriketü” ismi ile anılır. Konumuz olan “bereket” İZfîil kelimesi ise lügatlerde, “artış, bolluk, ziyade,çokluk, nemâ, genişlik, hayır, feyiz, uğur, sebât, devâmlılık, süreklilik”  anlamlarını ifade

ISTILÂH MANASI
Lügat anlamı itibariyle “Nimet bolluğu, maddi imkanların çoğalması, hayır ve saadet” anlamlarım haiz bereket kavramı, ıstılâhî olarak “İster maddî, ister manevî olsun Allah’ın, insanlara veya nesnelere verdiği ilahî hayrın sübûtu, devamı ve sürekli olarak artması” şeklinde tarif edilmiştir. Kendisinde ilâhi hayrın bulunduğu kimseye veya nesneye de “mübârek” denir.  Allah Teâlâ’nın “O (peygamberlerin gönderildiği ülkelerin halkı inansalar ve (günahtan) sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik.”  ayetinde buyurulduğu gibi, hayır ve iyiliğin bir şeyde sabit kalmasına veya onda devam etmesine bereket adı verilir.
Ferrâ (v. 207/822) ise, bereket’in manasının “saadet” olduğunu dile getiriyor. O, bunun nedenini açıklarken, “Ey ev halkı, Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun” ayetindeki “bereket” lafzının “saadet” anlamında olduğunu, nitekim Hz. Peygamber (s.a.v) gibi Allah Teâla kimi mutlu ederse, onun, devamlı saadeti/mutluluğu elde etmiş olacağını belirtir. Bereke’den müştak bâreke de müfâale vezninde olup, “bereketli kılmak” manasındadır. Onun ism-i mef’ûlü (edilgen ortaç) olan mübarek de, “bereketli kılınan, kendisinde bereketin, ilahi hayırların, kutsî değerlerin devamlı bulunduğu şey” olarak ifade edilir.

Yahudi Kutsal Kitabında Bereket
Yahudiliğe göre bereket kelimesi “brk” kökünden türemiştir ve Yahudilik’teki karşılığı “berakhah”tır. Bu kelime, anlam bakımından Arapça’daki “berake” lafzıyla aynı anlamda olup, “diz çökmek” manasındadır. Fakat Eski Ahit’te esas olarak bu kelime “bolluk, çokluk, zürriyet” ve “mübarek kılma” gibi iki temel manayı taşımaktadır.  Bu kökten türeyen mübarek kelimesi de bazen “mukaddes”, bazen de “mutlu” anlamında kullanılmıştır.  Aynı zamanda “berakhah” kelimesinin “yüceltme, takdir etme, tebrik etme, övme, hamd etme, takdis etme, çoğalma, zürriyet, barış ve mutluluk” gibi anlamları da vardır.  Yahudiliğin bereket anlayışına göre, bu kelime ıstılah olarak Tanrıdan insanlara ve nesnelere inen, onlarda refah, mutluluk ve bolluğa sebep olan, onlar arasında dağıtılan ilahi bir armağanı, manevi bir kazancı ifade eder. Yahudi kutsal kitabına baktığımızda “brk” kökünden türeyen berekhah kelimesi 398 defa yer almaktadır. Bu kelime anlam itibariyle “mübarek, takdis edilmiş,övülmüş”    , “övgüye layık bir insanı teşekkürle birlikte medhetmek” , “selamlamak,tebrik etmek” , “verimli olmak, çoğalmak, artmak” , “yeni evlenenler için mutluluk
temenni etmek, hayır duada bulunmak” , “Tanrı’yı takdis ve tâzim etmek, onuövmek” , “mutlu” , “Tann’mn ismiyle dua etmek, ona övgü ile yalvarmak” vb. manaları ifade etmektedir.

İslamiyette bereketin kaynağı Allah olduğu gibi, Yahudilik inancına göre de bereket tamamen Tanrı Yahve’nin elindedir.  Şöyle ki, bereketin kaynağı, bereketlenme, mübarek kılma gibi işlerin kaynağı Tanrıdır ve bütün bunlar onun izni ile gerçekleşir. Tanrı çoğalmayı, bereketi sağlayan, kısırlığı kontrol edendir.  Yeryüzünün bereketini ve yağmurları insanların üzerlerine yağdıran, onları uygun gördüğü kullara ihsan eden yine Tanrı Yahve’dir.  Bunun yanı sıra Tanrı isterse bereketi lanete çevirebilmekte, onu geçersiz kılabilmektedir. Ve yine onun verdiği bereketi hiç kimse değiştirememektedir.

Her ne kadar bereketin kaynağı Tanrı olsa da, peygamberler de Tann’mn izniyle bereketlendirme özelliğine sahiptir. Daha açık ifade etmek gerekirse, Yahudi Kutsal Kitabı’na göre peygamberlerin hem kendileri Tanrı tarafından mübarek kılınmış, hem de başkalarını mübarek kılma gücüne sahip olmuşlardır. Örneğin, Musa (a.s.)’nın, asasıyla kayadan su çıkarması ve kavminin bu sudan kana kana içmesi hem Kur’an’da hem de Tevrat’ta konu edilmektedir.

Hıristiyan Kutsal Kitaplarında Bereket
Hıristiyanlık’ta bereket kavramı Yahudilik’teki bereket ile benzerlik teşkil eder. Tevrat’ın Yunanca’ya yapılan Yetmişler Tercümesi’nde (M.Ö.270) berekah kelimesi Yunanca’da şükran manasına gelen “eulegein” kelimesi ile karşılanmaktadır. Bu kelimenin iki manaya geldiği görülür: a) Kulun, ellerini Tanrı için kaldırması, b) Tanrı’nın, yarattıkları için nimetler, lûtuflar ihsan etmesidir.  İngilizce’de bu kelimenin karşılığı “blessing”dir. Blessing kelimesi, Türkçe’de takdis, hayır dua, şükran, hamd, inayet, lûtuf ve nimet anlamlarına gelmektedir. -Kur’an’da olduğu gibi  Hıristiyanlık Kutsal Kitabı’nda da İsa Mesih’in mübarek olduğu kaydedilmektedir. Baba Tanrı onu kutsamış ve dünyaya göndermiştir. Bakire Meryem’in oğlu Tanrı İsa, Hıristiyanlarca aynı zamanda mübarek ve bereket kaynağıdır. Bir örnek verecek olursak, Kutsal Kitap’ta şöyle ifade edilir: “İsa, beş ekmekle iki balığı öğrencilerinden alıp kalabalığın arasında gözlerini göğe kaldırarak şükretti, sonra elindekileri böldü ve halka dağıtmaları için öğrencilerine verdi. Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan on iki sepet dolusu yiyecek toplandı.”

Beşeri Din Kültüründe Bereket

İlahi dinlerin dışındaki dinlerde bereket konusu da önemli yere sahiptir. Kitabî dinlerin dışındaki dinlerin sayısı çok fazla olduğundan ve konumuzun sınırlarını aşacağından, sadece Mezopotamya, Mısır, Kenân, Eski Anadolu, Yunan, Roma ve Geleneksel Türk Dini inançlarındaki bereket anlayışını muhtasar şekilde ortaya koymakla yetineceğiz.Eski Mezopotamya’da bereket tanrı ve tanrıçası Dumuzi (Temmuz) ve İştar (İnanna) isimli tanrılardır. Tanrıça İştar, bereket ve duyusal aşkın ana tanrıçasıydı. Pek çok verimlilik ilahını kendinde birleştirmişti. Tanrı Temmuz ise, İştar’ın oğlu ve aynı zamanda sevgilisi sayılırdı. Zamanla kuvvetlenerek “bitkiler ilahı” unvanını aldı. Sonbaharda çürüyüp ölen ve ilkbaharda tekrar yeşeren tabiatın ebedi tekrarında başrol oynardı.  Eski dinlere mensup halklarda, kendilerini yöneten hükümdarlarla ilahlar arasında bir bağlantı kurarak, onları kutsallaştırmak yaygın bir eğilimdi. Hükümdarlarda tanrısal bir gücün, mevcutluğuna inanılmaktaydı. İşte bu eğilimin en yaygın olduğu yerlerden biri de Mısır’dı. Eski Mısır dininin en önemli özelliklerinden biri, Firavun’un tanrının oğlu olması ve tanrının özelliklerine sahip olmasıydı. Firavun, bütün tabiat olaylarını yöneten, özellikle Nil nehrinin bereketi ve feyezanını elinde tutan bereket tanrısıydı. Firavun’un yanı sıra, Eski Mısırlılarda diğer bereket tanrı(ça)ları da vardı. Onlardan en meşhuru olan İzis ve Oziris idi. Bereket tanrıçası İzis, bilhassa Meryem Ana sûretinde resmedildiği için şöhreti artarak bütün Roma İmparatorluğu kadar yayılmış ve Pompey’de mabedi kurulmuştur

Bolluk Bereket İçin Hangi Taşlar Kullanılmalı?

Para Taşı Sitrin

Para Taşı Sitrin

Kasadaki artış özellikleri nedeniyle Tüccar Taşı olarak adlandırılan, pırıl pırıl sarı renkli sitrin para taşı , yalnızca servet edinmeye yardım etmekle kalmaz, aynı zamanda korunmasına da yardımcı olur. Zenginlik ve refahı, başarıyı ve her şeyi iyi çeken, bolluk ve tezahür taşıdır. Aynı zamanda cömertliği ve iyi şansı paylaşmayı teşvik eder. [Hall, 118] Citrine tüm hızlı para girişimlerine yardım ediyor ve özellikle finansal spekülasyonlarda ve ticari başarıda yardımcı oluyor. Para çekmek ve aşırı akışı durdurmak için bir tane cüzdanda veya cüzdanda taşıyın. [Eason, 44]

 

 

 

 

Kehribar doğal taş  güneşle ilişkilendirilirdi bolluğu bereketi sembolize etti ve damlacık şekli pek çok İskandinav, Yunan ve

Bolluk İçin Kehribar

Bolluk İçin Kehribar

Litvanyalı mitolojide gözyaşlarına doğal bir bağ oluşturdu. Yalnız veya yas tutan bir taş olarak kabul edildi ve çok mükemmel bir şekilde korunmuş olması nedeniyle, cenaze törenlerinde ölüleri onurlandırmak için kullanıldı ve öbür dünyadaki ruhu korumak için mezar mezarlarına yerleştirildi. Kehribar Taşı geleneksel olarak çocuklar için koruyucu bir taş olarak biliniyordu ve tarih boyunca boncuklar halinde dizildi ve zarar görmemesi ve diş ağrısını azaltması için boynuna dolandı.

 

 

 

Akik Taşı Bereket

Akik Taşı Bereket

Akik, kendini analiz etmede ve refahı engelleyebilecek gizli durumları ortaya çıkarmada faydalıdır. Kişinin kendi hakikatinin konuşmasını teşvik ederek kendini kabullenmeyi ve güveni teşvik eder. Akik, öfkeyi iyileştirerek, aşkı teşvik ederek ve baştan başlamak için cesaret ödeyerek kalbin olumsuzluğunu ve acısını yener. Her türlü travma için faydalıdır.

Bolluk Bereket Para İçin Hangi Doğal Taş Kullanılır?

V MAKALELER
Bolluk İçin Hangi Taş
Fiyatı      :      TL
Ürünün Özellikleri
  • Bereket Para İçin Hangi Doğal Taş
  • MAKALE
[dpsc_display_product]
Ürün Açıklaması Video Tanıtım Yorumlar

Günümüz tüketim çağında hepimiz aynı sorun’dan müzdaripiz ;Maaşımızın yetmemesi kazancımızın yetmemesi çok çalışıp yetirememek vs.gibi;Aslında aradığımız cevap yine kendimizdedir ihtiyaçtan fazla tüketim, gösteriş ve israf kazancımızı bereketsiz kılmaktadır;Çok uzun bir konu olduğu için size sadece bu konuda hangi taşları kullanmanız gerektiğini acizane izah etmeye çalışacağız;İnsanlık tarihi boyunca sarı renk bolluk ve bereket olarak tasvir edilmiştir,Bir çok dinde ve mitolojik kaynaklarda mesela güneş bolluk ve bereketi sembolize etmiştir;Dilerseniz konuya bereket kelimesinin anlamı ile başlıyalım; Araf Suresi Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Öncelikle, “bereket” kelimesinin semantik analizini yapabilmek için bu kavramın kaynağını tespit etmek gerekir. Bu hususta öncelikli kaynaklar, hiç şüphesiz sözlüklerdir, daha sonra tefsir kaynaklarıdır. Dolayısıyla biz de bunlardan istifade ederek “b-r-k” kökü ve müştaklarının anlamlarını tespit etmeye çalışacağız.

Bereket kelimesi, A^> be-ra-ke fiilinden gelmektedir. Berake’ nin mastarı olanbürûk, “dizi üzerine çökmek, dizleri ve sadrı yere koyup birleştirmek”  demektir. Devenin bir yerde sağlam şekilde çöküp kalması ve orada kalıp beklemesi”ne de bürûk
denir. Suyun, içinde durduğu havuza ‘¿S^l “el-birketü” denilmesi de buradan
gelmektedir.  Bu fiilden gelen A^Jl ve 23^1 “el-berkü’ ve “el-birketü” kelimesi, isim
olarak “göğüs, “böğür-döş” anlamındadır ve özellikle deve göğsü için kullanılır. Bir görüşe göre de, birincisi insan, ikincisi de hayvan göğsü için kullanılır.  Bu kökten ‘“el-bürûk” kelimesi deve topluluğuna, özellikle sayıları bini aşan “deve sürüsüne”, “el- berkü” de tekiline verilen isimdir. “El-mebrekü” A>sJl kelimesi de ism-i mekan olup,“deve yatağı” anlamındadır. Bu manaya yakın olması hasebiyle “el-mübterikü” de “bir şeye dayanan, güvenen kişinin dayandığı, güvendiği şey” manasındadır.
Sabah vakti çöle çıkmadan önce deveden süt sağmak “berake” fiili ile ifade edilir. Gece devenin göğsünde biriken ve sabahleyin sağılan sütün bol olması sebebiyle bu süt, “el-birketü” kelimesiyle, sütü veren deve de “el-beriketü” ismi ile anılır. Konumuz olan “bereket” İZfîil kelimesi ise lügatlerde, “artış, bolluk, ziyade,çokluk, nemâ, genişlik, hayır, feyiz, uğur, sebât, devâmlılık, süreklilik”  anlamlarını ifade

ISTILÂH MANASI
Lügat anlamı itibariyle “Nimet bolluğu, maddi imkanların çoğalması, hayır ve saadet” anlamlarım haiz bereket kavramı, ıstılâhî olarak “İster maddî, ister manevî olsun Allah’ın, insanlara veya nesnelere verdiği ilahî hayrın sübûtu, devamı ve sürekli olarak artması” şeklinde tarif edilmiştir. Kendisinde ilâhi hayrın bulunduğu kimseye veya nesneye de “mübârek” denir.  Allah Teâlâ’nın “O (peygamberlerin gönderildiği ülkelerin halkı inansalar ve (günahtan) sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık, fakat yalanladılar, biz de ettikleri yüzünden onları yakalayıverdik.”  ayetinde buyurulduğu gibi, hayır ve iyiliğin bir şeyde sabit kalmasına veya onda devam etmesine bereket adı verilir.
Ferrâ (v. 207/822) ise, bereket’in manasının “saadet” olduğunu dile getiriyor. O, bunun nedenini açıklarken, “Ey ev halkı, Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun” ayetindeki “bereket” lafzının “saadet” anlamında olduğunu, nitekim Hz. Peygamber (s.a.v) gibi Allah Teâla kimi mutlu ederse, onun, devamlı saadeti/mutluluğu elde etmiş olacağını belirtir. Bereke’den müştak bâreke de müfâale vezninde olup, “bereketli kılmak” manasındadır. Onun ism-i mef’ûlü (edilgen ortaç) olan mübarek de, “bereketli kılınan, kendisinde bereketin, ilahi hayırların, kutsî değerlerin devamlı bulunduğu şey” olarak ifade edilir.

Yahudi Kutsal Kitabında Bereket
Yahudiliğe göre bereket kelimesi “brk” kökünden türemiştir ve Yahudilik’teki karşılığı “berakhah”tır. Bu kelime, anlam bakımından Arapça’daki “berake” lafzıyla aynı anlamda olup, “diz çökmek” manasındadır. Fakat Eski Ahit’te esas olarak bu kelime “bolluk, çokluk, zürriyet” ve “mübarek kılma” gibi iki temel manayı taşımaktadır.  Bu kökten türeyen mübarek kelimesi de bazen “mukaddes”, bazen de “mutlu” anlamında kullanılmıştır.  Aynı zamanda “berakhah” kelimesinin “yüceltme, takdir etme, tebrik etme, övme, hamd etme, takdis etme, çoğalma, zürriyet, barış ve mutluluk” gibi anlamları da vardır.  Yahudiliğin bereket anlayışına göre, bu kelime ıstılah olarak Tanrıdan insanlara ve nesnelere inen, onlarda refah, mutluluk ve bolluğa sebep olan, onlar arasında dağıtılan ilahi bir armağanı, manevi bir kazancı ifade eder. Yahudi kutsal kitabına baktığımızda “brk” kökünden türeyen berekhah kelimesi 398 defa yer almaktadır. Bu kelime anlam itibariyle “mübarek, takdis edilmiş,övülmüş”    , “övgüye layık bir insanı teşekkürle birlikte medhetmek” , “selamlamak,tebrik etmek” , “verimli olmak, çoğalmak, artmak” , “yeni evlenenler için mutluluk
temenni etmek, hayır duada bulunmak” , “Tanrı’yı takdis ve tâzim etmek, onuövmek” , “mutlu” , “Tann’mn ismiyle dua etmek, ona övgü ile yalvarmak” vb. manaları ifade etmektedir.

İslamiyette bereketin kaynağı Allah olduğu gibi, Yahudilik inancına göre de bereket tamamen Tanrı Yahve’nin elindedir.  Şöyle ki, bereketin kaynağı, bereketlenme, mübarek kılma gibi işlerin kaynağı Tanrıdır ve bütün bunlar onun izni ile gerçekleşir. Tanrı çoğalmayı, bereketi sağlayan, kısırlığı kontrol edendir.  Yeryüzünün bereketini ve yağmurları insanların üzerlerine yağdıran, onları uygun gördüğü kullara ihsan eden yine Tanrı Yahve’dir.  Bunun yanı sıra Tanrı isterse bereketi lanete çevirebilmekte, onu geçersiz kılabilmektedir. Ve yine onun verdiği bereketi hiç kimse değiştirememektedir.

Her ne kadar bereketin kaynağı Tanrı olsa da, peygamberler de Tann’mn izniyle bereketlendirme özelliğine sahiptir. Daha açık ifade etmek gerekirse, Yahudi Kutsal Kitabı’na göre peygamberlerin hem kendileri Tanrı tarafından mübarek kılınmış, hem de başkalarını mübarek kılma gücüne sahip olmuşlardır. Örneğin, Musa (a.s.)’nın, asasıyla kayadan su çıkarması ve kavminin bu sudan kana kana içmesi hem Kur’an’da hem de Tevrat’ta konu edilmektedir.

Hıristiyan Kutsal Kitaplarında Bereket
Hıristiyanlık’ta bereket kavramı Yahudilik’teki bereket ile benzerlik teşkil eder. Tevrat’ın Yunanca’ya yapılan Yetmişler Tercümesi’nde (M.Ö.270) berekah kelimesi Yunanca’da şükran manasına gelen “eulegein” kelimesi ile karşılanmaktadır. Bu kelimenin iki manaya geldiği görülür: a) Kulun, ellerini Tanrı için kaldırması, b) Tanrı’nın, yarattıkları için nimetler, lûtuflar ihsan etmesidir.  İngilizce’de bu kelimenin karşılığı “blessing”dir. Blessing kelimesi, Türkçe’de takdis, hayır dua, şükran, hamd, inayet, lûtuf ve nimet anlamlarına gelmektedir. -Kur’an’da olduğu gibi  Hıristiyanlık Kutsal Kitabı’nda da İsa Mesih’in mübarek olduğu kaydedilmektedir. Baba Tanrı onu kutsamış ve dünyaya göndermiştir. Bakire Meryem’in oğlu Tanrı İsa, Hıristiyanlarca aynı zamanda mübarek ve bereket kaynağıdır. Bir örnek verecek olursak, Kutsal Kitap’ta şöyle ifade edilir: “İsa, beş ekmekle iki balığı öğrencilerinden alıp kalabalığın arasında gözlerini göğe kaldırarak şükretti, sonra elindekileri böldü ve halka dağıtmaları için öğrencilerine verdi. Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan on iki sepet dolusu yiyecek toplandı.”

Beşeri Din Kültüründe Bereket

İlahi dinlerin dışındaki dinlerde bereket konusu da önemli yere sahiptir. Kitabî dinlerin dışındaki dinlerin sayısı çok fazla olduğundan ve konumuzun sınırlarını aşacağından, sadece Mezopotamya, Mısır, Kenân, Eski Anadolu, Yunan, Roma ve Geleneksel Türk Dini inançlarındaki bereket anlayışını muhtasar şekilde ortaya koymakla yetineceğiz.Eski Mezopotamya’da bereket tanrı ve tanrıçası Dumuzi (Temmuz) ve İştar (İnanna) isimli tanrılardır. Tanrıça İştar, bereket ve duyusal aşkın ana tanrıçasıydı. Pek çok verimlilik ilahını kendinde birleştirmişti. Tanrı Temmuz ise, İştar’ın oğlu ve aynı zamanda sevgilisi sayılırdı. Zamanla kuvvetlenerek “bitkiler ilahı” unvanını aldı. Sonbaharda çürüyüp ölen ve ilkbaharda tekrar yeşeren tabiatın ebedi tekrarında başrol oynardı.  Eski dinlere mensup halklarda, kendilerini yöneten hükümdarlarla ilahlar arasında bir bağlantı kurarak, onları kutsallaştırmak yaygın bir eğilimdi. Hükümdarlarda tanrısal bir gücün, mevcutluğuna inanılmaktaydı. İşte bu eğilimin en yaygın olduğu yerlerden biri de Mısır’dı. Eski Mısır dininin en önemli özelliklerinden biri, Firavun’un tanrının oğlu olması ve tanrının özelliklerine sahip olmasıydı. Firavun, bütün tabiat olaylarını yöneten, özellikle Nil nehrinin bereketi ve feyezanını elinde tutan bereket tanrısıydı. Firavun’un yanı sıra, Eski Mısırlılarda diğer bereket tanrı(ça)ları da vardı. Onlardan en meşhuru olan İzis ve Oziris idi. Bereket tanrıçası İzis, bilhassa Meryem Ana sûretinde resmedildiği için şöhreti artarak bütün Roma İmparatorluğu kadar yayılmış ve Pompey’de mabedi kurulmuştur

Bolluk Bereket İçin Hangi Taşlar Kullanılmalı?

Para Taşı Sitrin

Para Taşı Sitrin

Kasadaki artış özellikleri nedeniyle Tüccar Taşı olarak adlandırılan, pırıl pırıl sarı renkli sitrin para taşı , yalnızca servet edinmeye yardım etmekle kalmaz, aynı zamanda korunmasına da yardımcı olur. Zenginlik ve refahı, başarıyı ve her şeyi iyi çeken, bolluk ve tezahür taşıdır. Aynı zamanda cömertliği ve iyi şansı paylaşmayı teşvik eder. [Hall, 118] Citrine tüm hızlı para girişimlerine yardım ediyor ve özellikle finansal spekülasyonlarda ve ticari başarıda yardımcı oluyor. Para çekmek ve aşırı akışı durdurmak için bir tane cüzdanda veya cüzdanda taşıyın. [Eason, 44]

 

 

 

 

Kehribar doğal taş  güneşle ilişkilendirilirdi bolluğu bereketi sembolize etti ve damlacık şekli pek çok İskandinav, Yunan ve

Bolluk İçin Kehribar

Bolluk İçin Kehribar

Litvanyalı mitolojide gözyaşlarına doğal bir bağ oluşturdu. Yalnız veya yas tutan bir taş olarak kabul edildi ve çok mükemmel bir şekilde korunmuş olması nedeniyle, cenaze törenlerinde ölüleri onurlandırmak için kullanıldı ve öbür dünyadaki ruhu korumak için mezar mezarlarına yerleştirildi. Kehribar Taşı geleneksel olarak çocuklar için koruyucu bir taş olarak biliniyordu ve tarih boyunca boncuklar halinde dizildi ve zarar görmemesi ve diş ağrısını azaltması için boynuna dolandı.

 

 

 

Akik Taşı Bereket

Akik Taşı Bereket

Akik, kendini analiz etmede ve refahı engelleyebilecek gizli durumları ortaya çıkarmada faydalıdır. Kişinin kendi hakikatinin konuşmasını teşvik ederek kendini kabullenmeyi ve güveni teşvik eder. Akik, öfkeyi iyileştirerek, aşkı teşvik ederek ve baştan başlamak için cesaret ödeyerek kalbin olumsuzluğunu ve acısını yener. Her türlü travma için faydalıdır.